Kabul Edilen Bildiriler
Liste
Not: Aşağıdaki liste eski sistemden aktarılmıştır. Bazı başlık ve yazar verilerinde karakter/format düzeltmesi sürmektedir.
Tüketici Davranışı (Nicel Yöntemler) - 1 (3)
Artırılmış Gerçekliğin Davranışsal Niyet Üzerindeki Etkisinde, Akış Deneyimi ve Tüketici Katılımının Rolü
merve mert (İstanbul Nişantaşı Üniversitesi)
Artırılmış Gerçekliğin Davranışsal Niyet Üzerindeki Etkisinde, Akış Deneyimi ve Tüketici Katılımının Rolü
merve mert (İstanbul Nişantaşı Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
artırılmış gerçeklik, davranışsal niyet, akış deneyimi, tüketici katılımı
Bu çalışma, artırılmış gerçekliğin (AR) tüketici davranışları üzerindeki etkilerini incelemekte ve özellikle davranışsal niyetin oluşum sürecinde akış deneyimi ile tüketici katılımının serisel aracılık rolünü araştırmaktadır. Günümüzde AR teknolojisi, tüketicilere ürün ve hizmetleri daha gerçekçi, etkileşimli ve kişiselleştirilmiş bir şekilde deneyimleme olanağı sunmakta; bu da tüketim süreçlerinde yeni fırsatlar yaratmaktadır. Araştırmanın temel varsayımı, AR’nin yarattığı sürükleyici deneyimlerin bireylerde yoğun bir akış hali oluşturarak onların dikkat, odaklanma ve memnuniyet düzeyini artırdığı, bunun da tüketici katılımını güçlendirdiğidir. Artan katılımın ise tüketicilerin davranışsal niyetlerini olumlu yönde etkilediği öne sürülmektedir. Bu kapsamda, çalışma hem psikolojik hem de pazarlama perspektifinden AR’nin etkilerini açıklamayı amaçlamakta ve pazarlama stratejilerinde AR kullanımının tüketici bağlılığı ile satın alma niyetini artırıcı rolüne dikkat çekmektedir.
E-Pazaryerlerinde Dijital Hizmet Kalitesi ve Fırsat Duyarlılığının Marka Değiştirme Niyetine Etkisi
Onur TERZİ (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi)
E-Pazaryerlerinde Dijital Hizmet Kalitesi ve Fırsat Duyarlılığının Marka Değiştirme Niyetine Etkisi
Onur TERZİ (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Dijital hizmet kalitesi, fiyat duyarlılığı, kupon duyarlılığı, indirim duyarlılığı, marka değiştirme niyeti
Bu çalışmada e-pazaryerleri kullanıcılarının marka değiştirme niyetleri üzerinde dijital hizmet kalitesi boyutları ve fırsat duyarlılığının (fiyat, indirim, kupon duyarlılığı) etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın verileri, kolayda örnekleme yöntemiyle çevrim içi anket kullanılarak toplanmış ve 245 katılımcıdan elde edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, dijital hizmet kalitesinin alt boyutlarından sistem erişilebilirliği ve gizlilik, marka değiştirme niyetini negatif yönde anlamlı olarak etkilerken; verimlilik ve işlem gerçekleştirme boyutlarının anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Fırsat duyarlılığı kapsamında ise fiyat duyarlılığı ile marka değiştirme niyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiş, kupon ve indirim duyarlılığı değişkenlerinin ise marka değiştirme niyeti üzerinde pozitif yönde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, e-pazaryerlerinde tüketici sadakatini korumaya yönelik stratejiler geliştirilmesi açısından teorik ve yönetsel açıdan önemli çıkarımlar sunmaktadır.
GSM Operatörlerinde Yapay Zekâ Destekli Dijital Asistanların Etkisi: Kullanıma Yönelik Tutum ve Öznel İyi Oluş Üzerine Bir Araştırma
Dr.Öğr.Üyesi Emine ŞENBABAOĞLU DANACI (Düzce Üniversitesi-İşletme Fakültesi-İşletme Bölümü); Prof. Dr. Selma KALYONCUOĞLU BABA (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi-İİBF-İşletme Bölümü)
GSM Operatörlerinde Yapay Zekâ Destekli Dijital Asistanların Etkisi: Kullanıma Yönelik Tutum ve Öznel İyi Oluş Üzerine Bir Araştırma
Dr.Öğr.Üyesi Emine ŞENBABAOĞLU DANACI (Düzce Üniversitesi-İşletme Fakültesi-İşletme Bölümü); Prof. Dr. Selma KALYONCUOĞLU BABA (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi-İİBF-İşletme Bölümü)
Anahtar kelimeler:
Dijital Asistan, Hizmet Deneyimi, Etkileşim Kolaylığı, Öznel İyi Oluş.
Bu çalışma Türkiye’de faaliyet gösteren GSM operatörlerinin yapay zekâ destekli dijital asistanlarının (Vodafone-Tobi, Turk Telekom-Titi, Turkcell-Turkcell Asistan) kullanımına ilişkin tüketici tutumlarını ve bu tutumların öznel iyi oluş üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle hizmet deneyimi ve etkileşim kolaylığının kullanıma yönelik tutumu nasıl şekillendirdiği, bu tutumun da bireylerin öznel iyi oluşuna nasıl yansıdığı araştırılmıştır. Araştırma modelinin hipotezleri, iki aşamalı PLS-SEM metodolojisi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, GSM operatörlerine ait dijital asistanlardan elde edilen hizmet deneyiminin kullanıcı tutumu ve öznel iyi oluşu pozitif etkilediğini, tutumun hizmet deneyimi ve etkileşim kolaylığı ile öznel iyi oluş arasında aracı rol üstlendiğini, ancak etkileşim kolaylığının öznel iyi oluş üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. GSM operatörlerinin pazarlama stratejilerinin dijital dönüşüm bağlamında öznel iyi oluş üzerindeki etkilerine ilişkin hem literatür hem de uygulama için katkı sağlayacaktır.
Dijital Pazarlama (14)
“@virtualalin Abla”: Sanal Influencer Algısına Dair Bir İnceleme
Belma Yön (İstanbul Galata Üniversitesi); Çılga Doğukanlı (İstanbul Galata Üniversitesi)
“@virtualalin Abla”: Sanal Influencer Algısına Dair Bir İnceleme
Belma Yön (İstanbul Galata Üniversitesi); Çılga Doğukanlı (İstanbul Galata Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Pazarlama 5.0, Antropomorfizm, Sanal Influencerlar, Parasosyal İlişkiler, İçerik Analizi
Yapay zekâ (Artificial Intelligence – AI) tabanlı pazarlama, Pazarlama 5.0 yaklaşımıyla tüketici etkileşimi ve marka iletişiminde stratejik önem kazanmıştır. Antropomorfizm, yani insan benzeri özelliklerin AI sistemlerine atfedilmesi, güven, duygusal bağlılık ve parasosyal ilişkileri güçlendirmektedir. Sanal influencerlar (Virtual Influencers – VI) ve AI tabanlı marka elçileri üzerine bulgular, antropomorfik ipuçlarının marka algısı ve satın alma niyetini arttırabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, Ford’un AI destekli sanal marka elçisi @virtualalin’in 2023–2025 arasında Instagram’da paylaşılan içeriklerine yapılan 6.051 yorum Leximancer ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları dört ana temayı ortaya koymakta ve AI destekli sanal influencerların marka iletişiminde etkili kullanımına yönelik öneriler sunmaktadır.
Artificial Intelligence Service Agents and Purchase Intention: The Role of AI Personalization and Perceived Ease of Use
Mustafa Ünsalan (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi); Zakaria Abdiwali Mohamed (University of Kabridahar)
Artificial Intelligence Service Agents and Purchase Intention: The Role of AI Personalization and Perceived Ease of Use
Mustafa Ünsalan (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi); Zakaria Abdiwali Mohamed (University of Kabridahar)
Anahtar kelimeler:
Artificial Intelligence, Service Agents, Personalization, Perceived Ease of Use, Purchase intention
The integration of artificial intelligence into customer service is transforming the dynamics of consumer-brand interactions, necessitating a comprehensive exploration of AI as an innovative service solution. This study examines the impact of AI service agents on consumers' purchase intentions, while also investigating the mediating roles of AI service personalization and perceived ease of use. Data were collected from 380 consumers in Türkiye, and Partial Least Squares Structural Equation Modeling (PLS-SEM) was employed for analysis. The findings reveal that anthropomorphism significantly positively influences purchase intention. Furthermore, the dimensions of AI service agents positively affect both personalization and perceived ease of use. Perceived ease of use also demonstrates a significant positive effect on purchase intention and mediates the relationship between the dimensions of AI service agents and purchase intention. This research contributes to the theoretical understanding of consumer behavior in the context of AI services and offers practical implications for marketers seeking to enhance customer loyalty and stimulate repeat purchases.
Data-Driven Fashion Design: T-Fashion’s Artificial Intelligence Vision in the Context of Marketing 5.0
Dr Öğretim Üyesi MERVE KADRİYE YURDABAK (İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ)
Data-Driven Fashion Design: T-Fashion’s Artificial Intelligence Vision in the Context of Marketing 5.0
Dr Öğretim Üyesi MERVE KADRİYE YURDABAK (İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler:
Marketing 5.0, Web3, Artificial Intelligence, Digital Fashion, Personalization
This paper explores how data-driven artificial intelligence (AI) applications are structured and implemented from a Marketing 5.0 perspective, using the case of T-Fashion, a digital fashion startup based in Turkey. Marketing 5.0 aims to integrate advanced technologies with human-centered values, while also prioritizing ethical responsibility and cultural sensitivity in the development of marketing strategies. In this context, the study evaluates T-Fashion’s capabilities in analyzing fashion trends from millions of digital and social media contents, offering AI-generated visual catalogs and design suggestions, and actively involving users in the creative process. The research adopts a qualitative design and is based on an in-depth interview conducted with the founder of the enterprise. The collected data were analyzed using thematic analysis, which revealed four key themes: (1) Insight generation through AI, (2) Personalized user experience, (3) Web3 vision and participatory design, (4) Cultural sensitivity and ethical orientation.The findings indicate that in the field of digital fashion, marketing processes can integrate not only technological infrastructure but also human intuition, cultural context, and creative autonomy. This study offers a unique example of how AI-powered marketing practices can be harmonized with human-centered design principles.
Dijital Çağda Tüketici Davranışı: Risk Algısı, Yenilikçilik ve Sağlık Bilinci Bağlamında Genişletilmiş Bir Kabul Modeli
Şebnem Karakaş (Marmara Üniversitesi); Prof. Dr. Taşkın Dirsehan (Marmara Üniversitesi)
Dijital Çağda Tüketici Davranışı: Risk Algısı, Yenilikçilik ve Sağlık Bilinci Bağlamında Genişletilmiş Bir Kabul Modeli
Şebnem Karakaş (Marmara Üniversitesi); Prof. Dr. Taşkın Dirsehan (Marmara Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Birleşik Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi II, Yapısal Eşitlik Modellemesi, mobil uygulamalar, kişisel yenilikçilik, sağlık bilinci, algılanan risk
Çalışma, mobil beslenme ve market alışverişi fonksiyonlarının bir arada sunulduğu entegre bir mobil uygulamanın kullanım niyetini açıklamayı amaçlamaktadır. Geleneksel teknoloji kabul modellerinin dijital çağın dinamik ihtiyaçlarını tam olarak yansıtmadığı varsayımıyla, Birleşik Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi II modeli, risk algısı gibi deneyimsel faktörlerin yanı sıra kişisel yenilikçilik, fiyat duyarlılığı ve sağlık bilinci gibi psikografik özellikler eklenerek genişletilmiştir. Tesadüfi örnekleme yöntemiyle 456 katılımcıyla yürütülen araştırmada model, SmartPLS 4 yazılımı kullanılarak test edilmiştir. Bulgular; performans beklentisi, hedonik motivasyon ve sosyal etkiye ek olarak kişisel yenilikçilik ve sağlık bilincinin kullanım niyeti üzerinde olumlu, çeşitli risk faktörlerinin ise olumsuz etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Performans beklentisi ve hedonik motivasyon, kişisel yenilikçilik ve kullanım niyeti arasındaki ilişkilerde aracılık rolü üstlenmiştir. Ayrıca sağlık bilinci, performans beklentisi ile kullanım niyeti arasındaki ilişkiyi düzenleyici bir rol oynamıştır. Bulgular geleneksel kabul modellerinin mobil teknolojinin dinamik yapısı bağlamında açıklayıcılığının sınırlı olduğunu ve yeni yapılarla genişletilebileceğini göstermektedir.
Dijital Pazarlamada Ortak Değer Yaratımı Yaklaşımı: Düzenli Hat Taşımacılığı Yapan İşletmelerin Sosyal Medya Analizi
Duygu Peyman (Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Anabilim Dalı / Doktora Programı); Prof. Dr. GÜL DENKTAŞ ŞAKAR (Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi, Lojistik Yönetimi Bölümü, Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı)
Dijital Pazarlamada Ortak Değer Yaratımı Yaklaşımı: Düzenli Hat Taşımacılığı Yapan İşletmelerin Sosyal Medya Analizi
Duygu Peyman (Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Anabilim Dalı / Doktora Programı); Prof. Dr. GÜL DENKTAŞ ŞAKAR (Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi, Lojistik Yönetimi Bölümü, Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı)
Anahtar kelimeler:
Sosyal medya analizi, pazarlama 5.0, dijital pazarlama, ortak değer yaratımı, hizmet baskın mantık, denizyolu lojistiği, düzenli hat işletmeciliği
Deniz lojistiği gibi geleneksel sektörlerde dijital dönüşüm, yalnızca iç süreçleri değil, firmalar arası değer zincirlerini ve müşteri davranışlarını da dönüştürmektedir. Bu çalışma, Hizmet Baskın Mantık çerçevesinde Maersk ve Hapag-Lloyd’un LinkedIn içeriklerini analiz ederek, dijital pazarlamada ortak değer yaratımı stratejilerinin rolünü incelemektedir. İçerik analizi yöntemiyle yürütülen araştırma, firmaların sadece bilgilendirme değil, etkileşim, şeffaflık ve müşteri katılımını içeren stratejilere de odaklandığını göstermektedir. Çalışma, sosyal medya içeriklerinde ortak değer yaratımına dair öneriler sunmaktadır.
Etkileyici Pazarlama: YouTube Yorumlarının Duygu Analizinde Maxqda ve Orange Programlarının Karşılaştırmalı İncelemesi
Güneş Açelya Sipahi (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi)
Etkileyici Pazarlama: YouTube Yorumlarının Duygu Analizinde Maxqda ve Orange Programlarının Karşılaştırmalı İncelemesi
Güneş Açelya Sipahi (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Etkileyici Pazarlama, Yorum, Duygu Analizi, Maxqda, Orange 3 Data Mining
Sosyal medyada etkileyici kişilerin ürün tanıtım videoları ve video sonunda yer alan katılımcı yorumları hem tüketiciler hem de işletmeler için önemli bir bilgi kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yorumlara ait duygu analizi, bir metin içerisindeki ifadelerin nasıl bir duyguyu yansıttığının ve duyguların derecesinin belirlenmesini sağlamaktadır. Çok sayıda, sürekli güncellenen ve kısa süre içerisinde popülerliğini kaybedebilen, tüketicilerin duygu ve düşüncelerinin yer aldığı verilerin hızlı ve doğru yorumlanması gerekmektedir. Çalışmanın amacı, YouTube’da yer alan bir ürün videosu paylaşımlarına ilişkin yorumlarının duygu analizini yapay zeka destekli farklı iki program ile yaparak programların doğruluğunu karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu kapsamda, bir YouTube içerik üreticisinin paylaştığı VR gözlük tanıtım videosu altında yer alan 842 kullanıcı yorumu Maxqda ve Orange 3 programları ile duygu analizine tabi tutulmuş benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Çalışma sonuçlarına göre farklı programlarda duyguların (pozitif, negatif ve nötr) algılanmasında farklılık gösterse de her iki yöntemin de duygu sınıflandırmasında tutarlı sonuçlar verdiği görülmüştür.
GERÇEK ve YAPAY ZEKA TEMELLİ GÖRSELLERİN TÜKETİCİ KATILIMINA ETKİSİ
Arda Şap (Gazi Üniversitesi); Ali Osan (Ostim Teknik Üniversitesi); Alper Özer (Ankara Üniversitesi); Mehmet Özer (Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi)
GERÇEK ve YAPAY ZEKA TEMELLİ GÖRSELLERİN TÜKETİCİ KATILIMINA ETKİSİ
Arda Şap (Gazi Üniversitesi); Ali Osan (Ostim Teknik Üniversitesi); Alper Özer (Ankara Üniversitesi); Mehmet Özer (Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Üretken Yapay Zekâ, Tüketici Katılımı, Satın Alma Niyeti
Bu çalışma, üretken yapay zekâ ile oluşturulan görsellerin tüketici davranışlarına etkilerini incelemektedir. Yapay zekâ pazarlama ve reklamcılıkta giderek yaygınlaşsa da, tüketicilerin bu içerikleri nasıl algıladığı yeterince araştırılmamıştır. Araştırma, deneysel bir yöntemle gerçek ve yapay zekâ temelli görsellerin katılım ve satın alma niyeti üzerindeki etkilerini karşılaştırmaktadır. 112 katılımcı ile yürütülen çalışmada algılanan ürkütücülük ve güvenilirlik, görsel türünün etkilerini açıklayan aracı değişkenler olarak test edilmiştir. Bulgular, gerçek görsellerin hem katılım hem de satın alma niyetinde daha olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Ayrıca hazcı hizmetlerde farkların daha belirgin, faydacı hizmetlerde ise sınırlı kaldığı saptanmıştır.
Resmi mi Samimi mi? Sohbet Robotu Konuşma Stilinin, Sosyal Destek ve Kaynak Güvenilirliği Yoluyla Yapay Zeka Önerilerini Benimseme Niyetine Etkisi
Büşra Kavasoğlu (Atılım Üniversitesi); Helin Tombaş (Ankara Üniversitesi); Ceren Genç (Ankara Medipol Üniversitesi); Alper Özer (Ankara Üniversitesi)
Resmi mi Samimi mi? Sohbet Robotu Konuşma Stilinin, Sosyal Destek ve Kaynak Güvenilirliği Yoluyla Yapay Zeka Önerilerini Benimseme Niyetine Etkisi
Büşra Kavasoğlu (Atılım Üniversitesi); Helin Tombaş (Ankara Üniversitesi); Ceren Genç (Ankara Medipol Üniversitesi); Alper Özer (Ankara Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Sohbet robotları, sosyal destek, kaynak güvenilirliği, insan-AI etkileşimi, antropomorfizm
Sohbet robotlarının hizmet sunumunda kullanımının yaygınlaşmasıyla insan-yapay zeka etkileşiminin önemi artmaktadır. Markaların müşterilerle etkileşim sağladığı ilk temas noktalarından biri olması, sohbet robotlarının konuşma stillerinin önemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı, sohbet robotu konuşma stilinin kullanıcıların önerileri benimseme niyetine etkisini ve sosyal destek ile kaynak güvenilirliğinin bu süreçteki aracılık rollerini araştırmaktadır. Çalışmada senaryo tabanlı deneyle elde edilen veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Bulgular, sohbet robotu önerilerini benimseme niyetinde sohbet robotu konuşma stilleri aracılığıyla oluşan sosyal destek ve kaynak güvenilirliğinin kritik aracılık rolleri üstlendiğini ortaya koyulmuştur. Ayrıca bu ilişkilerde antropomorfizmin kullanıcı algıları üzerinde önemli bir faktör olduğu vurgulanmıştır.
Sosyal Müşteri İlişkileri Yönetiminin (Sosyal CRM) Bibliyometrik Analiz Yöntemi ile İncelenmesi
Meriç Altaylı (İstanbul Arel Üniversitesi); Fatmanur Sarıkaya (Galata Üniversitesi)
Sosyal Müşteri İlişkileri Yönetiminin (Sosyal CRM) Bibliyometrik Analiz Yöntemi ile İncelenmesi
Meriç Altaylı (İstanbul Arel Üniversitesi); Fatmanur Sarıkaya (Galata Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
"SCRM" , "sosyal müşteri ilişkileri yönetimi", "sosyal CRM", "bibliometrik analiz"
Dijitalleşmeyle birlikte müşteri ilişkileri yönetiminin dijital ortama taşınması önem kazanmıştır. E-CRM kavramı ilk olarak 1990’lı yılların sonunda ortaya çıkmıştır. Web 2 teknolojileri ve sosyal medyanın gelişmesiyle beraber sosyal CRM kavramı 2000’li yılların başında literatüre girmiştir. Bu kavram ile sosyal medya araçları müşteri ilişkileri yönetimine entegre edilmiştir. Sosyal CRM ile elektronik ortamda gerçekleşen müşteri ilişkileri yönetimin etkileşimin yüksek, çift yönlü ve topluluk odaklı olması sağlanmıştır. Sosyal CRM, müşteriyi sadece veri tabanına kayıtlı biri olarak değil sosyal medyayla etkileşime giren, topluluklara katılan aktif bir birey olarak görmektedir. Müşteri ilişkileri yönetiminde sosyal medya etkileşimleri, yorumlar ve paylaşımlar önemli bir noktada yer almaktadır. Son yıllarda sosyal CRM’nin artan önemiyle birlikte bu alanda yapılan çalışmalar da artış göstermiştir. Bu bağlamda bu çalışma ile sosyal CRM konusuyla ilgili 2010-2025 yılları arasında yayınlanan makaleler "sosyal CRM" , “sosyal müşteri ilişkileri yönetimi” veya "CRM 2.0" anahtar kelimeleriyle, Scopus veri tabanından elde edilerek R programı ile incelenmiş ve analiz edilmiştir.
Elde edilen veriler ile yayın sayıları, en çok yayın yapan yazarlar, ülkeler arası karşılaştırmalar, anahtar kelime analizleri, yazarların işbirliği analizleri, kelime birlikteliği analizi, birlikte atıf analizi yapılarak gelecekte yapılacak çalışmalar için ışık tutması hedeflenmiştir.
Tüketicileri Hapseden Filtre Balonları Patlatılmalı mı, Patlatılmamalı mı?
Burcu İnci (İstanbul Medipol Üniversitesi); Senem Ergan (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
Tüketicileri Hapseden Filtre Balonları Patlatılmalı mı, Patlatılmamalı mı?
Burcu İnci (İstanbul Medipol Üniversitesi); Senem Ergan (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
filtre balonu, hiper kişiselleştirme, tavsiye sistemleri, dijital pazarlama
“Filtre balonu” kavramı iletişim, sosyoloji, psikoloji, siyaset ve teknoloji disiplinlerinin kesiştiği bir alanda yer almaktadır. Dolayısıyla pazarlama disiplini için de bu kavramın önemli olduğu çıkarımı yapılabilir. Ancak pazarlama literatüründe filtre balonuna ilişkin çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kavramsal çalışma literatürdeki bu boşluğa katkı verme amacıyla yapılmıştır. Çalışmada filtre balonu kavramının hem tüketiciler hem de işletmeler açısından avantajları ve dezavantajları tartışılmıştır. Bu tartışma doğrultusunda çalışmanın başlığını oluşturan sorunun genel geçer tek bir yanıtı olamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Filtre balonlarını tamamen patlamak ya da patlatmamak yerine onları optimize etmenin daha doğru bir çözüm olacağı söylenebilir. Pazarlama literatürü için yeni olan bu kavram üzerine gelecekte yapılacak nicel ve nitel araştırmalar konunun çok daha iyi anlaşılmasına katkı verecektir.
Yapay Zekâ Tabanlı Makine Öğrenmesi ile Influencer Marketing Verimliliğinin Ölçülmesi: Reklam Kanallarının Satış Performanslarının Karşılaştırılması
Erkan GÜLTER (Fırat Üniversitesi); Muhammed Fatih CEVHER (Munzur Üniversitesi)
Yapay Zekâ Tabanlı Makine Öğrenmesi ile Influencer Marketing Verimliliğinin Ölçülmesi: Reklam Kanallarının Satış Performanslarının Karşılaştırılması
Erkan GÜLTER (Fırat Üniversitesi); Muhammed Fatih CEVHER (Munzur Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Dijital pazarlama, influencer marketing, yapay zekâ, makine öğrenme, dijital pazarlama kampanyaları
Bu çalışma, dijital pazarlama kampanyalarında influencer marketing’in satış performansına etkisini ölçmek ve diğer reklam kanallarıyla karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Literatürde influencer marketing genellikle marka farkındalığı ve etkileşim yaratmada etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Ancak satış performansına ilişkin bulgular sınırlıdır. Araştırmada 300 gözlemden oluşan veri seti üzerinde farklı makine öğrenmesi algoritmaları (XGBoost, CatBoost, Gradient Boosting, LightGBM, Random Forest, KNN, SVR) uygulanmış; korelasyon analizi, öznitelik önem analizi ve senaryo değerlendirmeleri yapılmıştır. Bulgular, affiliate marketing’in satış performansını en güçlü biçimde artıran kanal olduğunu göstermiştir (r=0.61; %10; permutation importance=0.423; analizi bütçe artışı ≈ %9.9 ek satış). Billboard reklamları da yüksek etki sağlamıştır (r=0.48; permutation importance=0.22; analizi bütçe artışı ≈ %4.38 ek satış). Buna karşın influencer marketing satışlar üzerinde en düşük katkıyı sunmuştur (r=0.14; permutation importance=0.03; analizi bütçe artışı ≈ %0.81 ek satış). Sonuç olarak, markalar ve pazarlamacılar strateji oluştururken influencer marketing’i imaj ve farkındalık; affiliate marketing’i ise doğrudan satış performansı için daha etkili bir araç olarak değerlendirebilir.
Yeni Nesil Savunma Teknolojilerinin Anlatısı: Sosyal Medyanın Ötesinde Dijital Milliyetçilik, Algı ve Marka Kimliği İnşası
Hatice Genç Kavas (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi)
Yeni Nesil Savunma Teknolojilerinin Anlatısı: Sosyal Medyanın Ötesinde Dijital Milliyetçilik, Algı ve Marka Kimliği İnşası
Hatice Genç Kavas (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
yeni nesil savunma teknolojileri, dijital milliyetçilik, marka kimliği, hipergerçeklik, Selçuk Bayraktar
Türkiye’de son dönemde çok hızlı ivme yakalayan yeni nesil savunma teknolojileri stratejik üstünlük sağlamanın yanı sıra marka kimliği oluşturmada da önemli bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada, Baykar Technologies YouTube Kanalında yayınlanan ürün ve Selçuk Bayraktar belgeselleri’ne yapılan izleyici yorumları üzerinden nitel içerik analizi yöntemiyle anlatıların dijital milliyetçilik ve marka kimliği inşasıyla nasıl ilişkili olduğu analiz edilmiştir. Analiz sürecinde, McLuhan’ın “araç/ortam mesajdır” yaklaşımından hareketle medyanın yalnızca bilgi taşıyıcısı değil, anlam ve kimlik üreticisi olduğu kabul edilmiştir. Baudrillard’ın “hipergerçeklik” ve “simülasyon” kavramlarıyla, savunma teknolojilerinin dijital ortamda ideolojik ve duygusal anlamlarla yeniden üretildiği; Benedict Anderson’ın “hayali cemaat” kavramıyla ise ulusal aidiyetin dijital ortamda nasıl kurgulandığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, David Aaker’ın marka kimliği modeli ile ürünlerin teknik özellikleriyle beraber, temsil ettikleri değerler ve figürler üzerinden nasıl anlam kazandığı analiz edilmiştir. Araştırmanın temel bulguları, savunma sanayi ürünlerinin günümüzde yalnızca devletlerarası rekabetin bir unsuru olmadığını, aynı zamanda kamuoyunda duygu, değer ve aidiyet temelli bir kimlik göstergesi olarak konumlandığını ortaya koymaktadır.
Z Kuşağının Sosyal Medya Reklamlarıyla Etkileşimi: Ruh Hali Düzenleme ve Eğlence Motivasyonunun Satın Alma Niyetine Etkisi
Aysun Şahin (Düzce Üniversitesi) · aysun.sahin@gmail.com; Azize Şahin (İstanbul Üniversitesi)
Z Kuşağının Sosyal Medya Reklamlarıyla Etkileşimi: Ruh Hali Düzenleme ve Eğlence Motivasyonunun Satın Alma Niyetine Etkisi
Aysun Şahin (Düzce Üniversitesi) · aysun.sahin@gmail.com; Azize Şahin (İstanbul Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
: Sosyal medya, ruh halini iyileştirme, eğlence motivasyonu, satın alma niyeti, Z kuşağı
Bu çalışma, sosyal medya kullanım amaçları bağlamında tüketicilerin ruh hali düzenleme eğilimlerinin eğlence motivasyonu ve satın alma niyeti kavramları üzerindeki etkilerini incelemekte ve bu ilişkide eğlence motivasyonunun aracılık rolünü araştırmaktadır. Araştırmada, sosyal medya platformlarında gördükleri reklamlardan etkilenerek ürün satın alan Z kuşağı tüketiciler hedeflenmiştir. İstanbul’da yaşayan ve Z-jenerasyonunu temsil eden 18–27 yaş aralığındaki 625 katılımcıdan çevrimiçi anket yoluyla veri toplanmış, elde edilen veriler PLS-SEM yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, ruh halini düzenleme amacının eğlence motivasyonunu güçlü biçimde artırdığını, ayrıca bu değişkenin hem doğrudan hem de dolaylı yollarla satın alma niyetini pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Çalışma, sosyal medya reklamlarının tüketici davranışlarını şekillendirmede yalnızca demografik özelliklere değil, kullanım amaçlarına ve psikolojik güdülere odaklanılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, pazarlamacılara Z kuşağının eğlence ve ruh hali düzenleme ihtiyaçlarını karşılayan yaratıcı içeriklerle reklam stratejilerini tasarlamaları önerilmektedir.
Z Kuşağının Yapay Zekâ Destekli Pazarlama Uygulamalarına Yönelik Tutumlarının Dijitalleşme Kaygısı ve Dijital Güven ile İlişkisi
HANDAN ÖZDEMİR (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); ŞEYDA OK (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); KÜBRA CEREN BABAOĞLU (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ)
Z Kuşağının Yapay Zekâ Destekli Pazarlama Uygulamalarına Yönelik Tutumlarının Dijitalleşme Kaygısı ve Dijital Güven ile İlişkisi
HANDAN ÖZDEMİR (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); ŞEYDA OK (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); KÜBRA CEREN BABAOĞLU (OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler:
yapay zekâ destekli pazarlama, z kuşağı, dijitalleşme kaygısı, dijital güven
Bu çalışma, Z kuşağının yapay zekâ destekli pazarlama uygulamalarına yönelik tutumlarını incelemekte ve bu tutumların dijitalleşme kaygısı ile dijital güven algılarıyla ilişkisini araştırmaktadır. Araştırmanın verileri anket yöntemiyle toplanmış, geçerlik ve güvenirlik analizleri sonrasında tanımlayıcı istatistikler, korelasyon, regresyon ve farklılık analizleri uygulanmıştır. Bulgular, Z kuşağının yapay zekâ tabanlı pazarlamaya genel olarak olumlu yaklaştığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, dijitalleşme kaygısının bu olumlu tutumları azaltan temel bir faktör olduğu belirlenmiştir. Dijital güvenin doğrudan etkisi zayıf bulunmasına rağmen, uzun vadeli ilişkilerde daha belirleyici olabileceği düşünülmektedir. Demografik değişkenler açısından ise eğitim, gelir düzeyi ve günlük dijital kullanım süresinin gençlerin yapay zekâya yönelik algılarında önemli rol oynadığı görülmüştür. Çalışma, yapay zekâ tabanlı pazarlamanın tüketici algıları üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik literatüre katkı sunmakta ve markalar için dijitalleşme kaygısını azaltacak, güveni artıracak stratejilerin önemine işaret etmektedir.
Turizm ve Konaklama Pazarlaması (3)
DİJİTAL TURİZM VE TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI: SCOPUS TABANLI BİBLİYOMETRİK İNCELEME
Meltem Diktaş (Selçuk Üniversitesi); V. Özlem Akgün (Selçuk Üniversitesi); Emel Celep (Selçuk Üniversitesi); G. Seval Ergün (Akdeniz Üniversitesi)
DİJİTAL TURİZM VE TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI: SCOPUS TABANLI BİBLİYOMETRİK İNCELEME
Meltem Diktaş (Selçuk Üniversitesi); V. Özlem Akgün (Selçuk Üniversitesi); Emel Celep (Selçuk Üniversitesi); G. Seval Ergün (Akdeniz Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
dijital turizm, tüketici davranışı, e-WOM, çevrimiçi yorumlar, bibliyometrik analiz
Dijitalleşme, turizmde dönüştürücü güçler arasında olup rekabete ilişkin zorlukların aşılmasında ve tüketici davranışlarının yönlendirilmesinde önemli bir inovasyon potansiyeli sunmaktadır. Bilgi ve teknoloji tabanlı gelişmelerin turizm ile bütünleştirilmesi ve dijital uygulamaların benimsenmesi son yıllarda hızlanmıştır. Bu çalışma, Scopus veri tabanında “digital tourism” ve “consumer behavior” temalarında yayımlanan çalışmaları bibliyometrik analiz ile inceleyerek alanın yapısını ve eğilimlerini ortaya koymaktadır. Yapılan çalışma sonucunda dijital turizm ve tüketici davranışları ile ilgili araştırmaya dahil olan çalışmalar; genel özellikler, yıllık bilimsel üretim, yıllara göre yayın sayısı, en fazla makale yayımlayan dergiler, kaynakların zaman içindeki üretimi, çalışmaların anahtar kelimelerinde en fazla kullanılan kelimeler, temalara yönelik en çok tekrar eden kavramlar, trend konular, temalara yönelik Dünya işbirliği haritası ve en çok işbirliği yapan ülkeler bakımından ele alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 2006 yılından itibaren en fazla yayının 2023 ve 2025 yılları arasında yapıldığı; temalara göre en fazla tekrar eden kavramlar arasında turizm, pazarlama, tüketici davranışı, tüketim davranışı ve sosyal medya’nın bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Instagram’da Fethiye ve Malta Otellerinin Karşılaştırılması: Göstergebilimsel Bir Analiz
Emre Tombul (Fethiye Belediyesi); Nilsun Sarıyer (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Instagram’da Fethiye ve Malta Otellerinin Karşılaştırılması: Göstergebilimsel Bir Analiz
Emre Tombul (Fethiye Belediyesi); Nilsun Sarıyer (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
: Instagramda Pazarlama, Dijital Pazarlama, Otel Pazarlaması, Göstergebilim
Bu çalışmanın amacı, işletmelerin sosyal medya uygulamalarındaki görsellerinin etkisini incelemektir. Bu araştırmada, Fethiye’de faaliyet gösteren ve uluslararası otel zinciri bulunan Akra Fethiye Tui Blue Sensatori ve Malta St. Julian’s’ta bulunan uluslararası otel zinciri Inter Continental Malta otellerinin Instagram paylaşımlarında kullanılan görseller, nitel bir yöntem olan semiyotik analizle incelenmiştir. Nisan–Temmuz 2023 döneminde paylaşılan görseller analize alınmıştır. Bulgular, her iki otelin lüks, estetik ve tatil deneyimi odaklı bir söylem kurguladığını, ancak Fethiye örneklerinde doğa, huzur ve bireysel deneyim; Malta örneklerinde ise sosyallik, kültürel sermaye ve Akdeniz yaşam tarzı mitlerinin öne çıktığını göstermektedir. Sonuçlar, destinasyonların kültürel ve coğrafi özelliklerinin sosyal medya stratejilerine doğrudan yansıdığını ortaya koymakta ve otel pazarlaması alanına hem teorik hem de yönetimsel katkılar sunmaktadır.
Sağlık Turizminde Nöropazarlama Araçlarının Kullanımı
SEZER DUMAN (ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ); AHU YAZICI AYYILDIZ (ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ); ERDOĞAN KOÇ (BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ)
Sağlık Turizminde Nöropazarlama Araçlarının Kullanımı
SEZER DUMAN (ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ); AHU YAZICI AYYILDIZ (ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ); ERDOĞAN KOÇ (BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler:
Sağlık Turizmi, Nöropazarlama, Tüketici Nörobilimi
Sağlık turizmi, tedavi amaçlı uluslararası hareketliliğin giderek arttığı dinamik bir sektördür. Bu alanda hasta tercihlerini etkilemek için geleneksel pazarlama yöntemlerinin yanı sıra nöropazarlama tekniklerinin (fMRI, Göz izleme, EEG, vb.) kullanımı giderek önem kazanmaktadır. Nöropazarlama, tüketici karar süreçlerini nöro bilimsel yöntemlerle analiz ederek daha etkili pazarlama stratejileri geliştirmeyi mümkün kılmaktadır.
Bu çalışma, sağlık turizmi ve nöropazarlama kavramlarını kuramsal düzeyde inceleyerek, nöropazarlama araçlarının hasta deneyimini ve marka algısını nasıl optimize edebileceğini tartışmaktadır. Özellikle duygusal bağ kurma, görsel ve işitsel uyaranların etkisi, karar verme süreçlerindeki bilinçdışı faktörler gibi tekniklerin sağlık turizmi pazarlamasında nasıl uygulanabileceği değerlendirilmektedir. Araştırma, bu yöntemlerin hasta memnuniyetini ve tercihini artırarak sektörde rekabet avantajı sağlayabileceği sonucuna varmaktadır.
Pazarlama Yönetimi ve Stratejileri (1)
Marka Sadakatinin İnşasında Pazarlama Aracı Olarak Oyunlaştırma Mekanizmaları
Emine Jessica Mckie (Başkent Üniversitesi)
Marka Sadakatinin İnşasında Pazarlama Aracı Olarak Oyunlaştırma Mekanizmaları
Emine Jessica Mckie (Başkent Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
oyunlaştırma, marka sadakati, pazarlama, görsel iletişim tasarımı
Bu makale, oyunlaştırma mekanizmalarının marka sadakatinin inşasında bir pazarlama aracı olarak rolünü incelemektedir. Tasarım odaklı stratejilerin entegrasyonu yoluyla oyunlaştırma, tüketici etkileşimini artırmakta ve markalarla uzun vadeli duygusal bağlar oluşturmaktadır. Çalışma, Öz Belirleme Kuramı, Akış Teorisi ve Octalysis modeli gibi kuramsal çerçevelere dayanarak ödül sistemleri, meydan okumalar ve etkileşimli hikâye anlatımının tüketici bağlılığını nasıl teşvik ettiğini analiz etmektedir. Küresel ve Türk pazarlarından vaka incelemeleri, oyunlaştırmanın yalnızca işlem temelli sadakati desteklemekle kalmayıp aynı zamanda kimlik temelli ve duygusal bağları da güçlendirdiğini göstermektedir. İletişim tasarımı perspektifinin vurguladığı gibi, oyunlaştırma tüketimi anlamlı bir deneyime dönüştürmektedir. Bulgular, dikkatle tasarlanmış oyunlaştırılmış pazarlama stratejilerinin dijital çağda sürdürülebilir marka sadakatinin inşasında güçlü araçlar olduğunu göstermektedir.
Pazarlama Teorisi (1)
EDEBİ METİNLERDE PAZARLAMA TARİHİNİ OKUMAK: ORHAN PAMUK’UN CEVDET BEY VE OĞULLARI ROMANINDA TÜCCAR TİPOLOJİSİ
Ömer Torlak (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi)
EDEBİ METİNLERDE PAZARLAMA TARİHİNİ OKUMAK: ORHAN PAMUK’UN CEVDET BEY VE OĞULLARI ROMANINDA TÜCCAR TİPOLOJİSİ
Ömer Torlak (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Pazarlama tarihi araştırması, Cevdet Bey ve Oğulları romanı, tüccar, söylem analizi.
Çok farklı veri kaynağı içinde romanlar da pazarlama tarihi çalışmaları için dikkate alınabilecek kaynaklardandır. Romanlar yazarlarının kurgusuyla yazılan ve tasvir ettikleri dönemi anlamada ipucu sunarlar.
Türkçe pazarlama literatüründe pazarlama tarihi araştırmaları ve özelde de romanlar üzerinden pazarlama tarihi ve anlayışını okuma çabası yok denecek kadar azdır. Bu çalışma, alandaki boşluğa işaret etmek ve bir romanda yer alan tüccar tipolojisi üzerinden ticarete ve pazarlamaya bakış açısını ortaya koymayı amaç edinmiştir. Bunu yaparken dönemsel değişim ve dönüşümün incelenmesinde sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarına ilişkin destekleyici materyallerden de yararlanılmıştır. Araştırmaya konu roman içeriği söylem analizi yoluyla analiz edilmiştir.
Araştırma sonuçları tüccar tipolojisinin hem tarihsel bağlamı içinde toplumsal, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik koşullarla ilişkili olduğunu hem de roman yazarının kendi dönemsel algısı bağlamında sunulduğunu göstermiştir.
Tüketici Davranışı (Nitel Yöntemler) (6)
Dijital Sağlıkta Kullanıcı Deneyimi: Mobil Sağlık Uygulamalarında Beklentiler ve Zorluklar
Ezgi Delen (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Burcu İlter (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Dijital Sağlıkta Kullanıcı Deneyimi: Mobil Sağlık Uygulamalarında Beklentiler ve Zorluklar
Ezgi Delen (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Burcu İlter (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
mobil sağlık uygulamaları, kullanıcı deneyimi, beklentiler, algılanan engeller, dijital sağlık
Bu çalışma, mobil sağlık (m-sağlık) uygulamalarında kullanıcıların beklentilerini ve karşılaştıkları engelleri anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 24 kullanıcı ile çevrim içi ortamda ortalama 20–25 dakika süren yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları, Sağlık İnanç Modeli ve Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi 2 çerçevesinde hazırlanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş; kullanıcı beklentileri için 10 tema, 19 kategori ve 53 alt kategori, engeller için ise 6 tema, 13 kategori ve 28 alt kategori belirlenmiştir. Bulgular, kullanıcıların temel olarak kullanım kolaylığı, güvenilir ve güncel bilgi, kişiselleştirme, motivasyon unsurları ve sağlık profesyoneli desteği beklediklerini; ancak teknik sorunlar, gizlilik kaygıları, güncel olmayan içerikler ve motivasyon kaybı nedeniyle uygulamaları bırakabildiklerini göstermektedir. Çalışma, kullanıcı merkezli tasarımın önemini vurgulamakta ve uygulama geliştiriciler ile sağlık profesyonellerine yönelik uygulamaya dönük öneriler sunmaktadır.
Dijital Tüketici Deneyiminde Entegrasyon: Mobil Market ve Beslenme Uygulamalarında Kullanım Niyeti Üzerine Tematik Bir Analiz
Şebnem Karakaş (Marmara Üniversitesi); Prof. Dr. Taşkın Dirsehan (Marmara Üniversitesi)
Dijital Tüketici Deneyiminde Entegrasyon: Mobil Market ve Beslenme Uygulamalarında Kullanım Niyeti Üzerine Tematik Bir Analiz
Şebnem Karakaş (Marmara Üniversitesi); Prof. Dr. Taşkın Dirsehan (Marmara Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
müşteri deneyimi, mobil uygulamalar, kullanım niyeti, tematik analiz
Günlük ihtiyaçların karşılanmasında mobil market alışverişi, sağlıklı kilo yönetiminde ise beslenme uygulamalarının kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bu iki hizmetin tek bir platformda bütünleşmesi hem tüketici deneyimini zenginleştirme hem de mobil teknoloji araştırma ve uygulamaları için yeni bir perspektif sunma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, mobil market alışverişinin beslenme uygulamalarına entegre edildiği bir senaryoda kullanım niyetini belirleyen faktörleri ortaya koymayı ve mobil teknoloji kabulü literatürüne sağlayabileceği katkıları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Odak grup görüşmeleri ile toplanan veriler (n=23), teorik çerçeve ile katılımcı ifadelerini sentezleyen hibrit tematik analiz yöntemi ile incelenmiş ve 10 tema elde edilmiştir. Bulgular; faydacı ve hedonik motivasyonlar, kişiselleştirme, oyunlaştırma ve kişisel yenilikçiliğin kullanım niyeti üzerinde olumlu; çeşitli risk algılarının ise olumsuz etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Katılımcılar ayrıca veri temelli kişiselleştirme ve yapay zeka destekli özelliklerin önemini vurgulamıştır. Bu bulgular, kullanıcıların akıllı ve kişiselleştirilmiş mobil hizmetlere verdikleri değeri ortaya koymakta; kolaylık, etkileşim ve uyarlanabilir teknolojileri bir araya getiren entegre uygulamaların tüketici davranışını anlamada ve gelecekteki mobil pazarlama stratejilerini geliştirmede önemli bir potansiyele sahip olabileceğini göstermektedir.
Gıda Takviyeleri Pazarında Tüketici Memnuniyetsizliklerinin Dijital İzleri: Şikayetvar.com Verileri İçerik Analizi
Çağla ÖZÇELİK (KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ); Hüseyin GÜVEN (Karabağlar Rehberlik ve Araştırma Merkezi); Bahar ÇELİK (KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ)
Gıda Takviyeleri Pazarında Tüketici Memnuniyetsizliklerinin Dijital İzleri: Şikayetvar.com Verileri İçerik Analizi
Çağla ÖZÇELİK (KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ); Hüseyin GÜVEN (Karabağlar Rehberlik ve Araştırma Merkezi); Bahar ÇELİK (KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler:
Gıda takviyeleri, içerik analizi, sağlık pazarlaması, tüketici şikâyetleri, ürün güvenliği
Bu çalışma, Türkiye’de satışı bulunan gıda takviyelerine yönelik tüketici şikâyetlerini şikayetvar.com verileri üzerinden içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, tüketici memnuniyetsizliklerinin dijital izlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. 16.07.2022–16.07.2025 tarihleri arasında yayımlanan 796 şikâyet incelenmiştir. Bulgular, en çok öne çıkan şikâyetlerin yan etki, koku/renk/tat bozuklukları veya bozuk ürün, ambalaj/kapak problemleri ve sahte ürün şüphesi olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, tüketicilerin ürün güvenliği ve kalite algısında ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koymaktadır. Çalışma, gıda takviyelerine yönelik dijital şikâyet analizlerinin sınırlı olduğu literatüre katkı sağlamakta; aynı zamanda sağlık pazarlaması ve düzenleyici politikalar için yol gösterici bulgular sunmaktadır.
Prososyal Fenomenler Üzerine Tematik Sistematik Literatür İncelemesi ve Gelecekteki Araştırmalar İçin Öneriler
Betül Benli (Anadolu Üniversitesi); Hilal Kır Paksoy (Anadolu Üniversitesi); Rıdvan Kocaman (Anadolu Üniversitesi)
Prososyal Fenomenler Üzerine Tematik Sistematik Literatür İncelemesi ve Gelecekteki Araştırmalar İçin Öneriler
Betül Benli (Anadolu Üniversitesi); Hilal Kır Paksoy (Anadolu Üniversitesi); Rıdvan Kocaman (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Prososyal fenomenler, internet fenomenleri, sistematik literatür taraması, tema tabanlı sistematik inceleme
Dijital platformlarda kolektif refahı savunan prososyal fenomenler, akademik dünyada da giderek artan bir ilgi görmektedir. Mevcut literatürün parçalı yapısını gidermek amacıyla yürütülen bu çalışmada, 1985-2025 arası yayınlanan 75 hakemli makaleyi sistematik olarak incelenmiştir. Titiz ve tekrarlanabilir inceleme süreciyle, prososyal fenomenler üzerine yapılan araştırmaların akademik haritası çıkarılarak beş ana tema belirlenmiştir: kriz koşullarında duygusal etki ve prososyal davranış, amaca yönelik etkinin etik ve ahlaki boyutları, çevre savunuculuğu ve sürdürülebilir iletişim, cinsiyet ideolojileri ve kimlik politikaları ile motivasyonel itici güçler. Bu temalar, sosyal etkileşimin kriz tepkilerinden eko-aktivizme, ahlaki marka stratejilerinden karma motivasyonlara kadar uzanan karmaşık doğasını aydınlatmaktadır. Çalışma, teorik olarak farklı alanları birbirine bağlayan bütünleştirici bir çerçeve sunarken, pratik olarak uygulayıcılara güveni teşvik etme, kolektif eylemi harekete geçirme ve sosyal odaklı iletişim çabalarının etkinliğini artırma konularında kanıta dayalı içgörüler sağlamaktadır. Belirlenen kritik boşluklar ve yeterince araştırılmamış alanlar, gelecek araştırmalar için yönlendirmeler sunarak daha tutarlı ve etkili bir araştırma gündemi oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır.
Tüketici Boykotlarına Yönelik Sistematik Bir Literatür İncelemesi ve Gelecekteki Araştırmalar İçin Öneriler
Hilal Kır Paksoy (Anadolu Üniversitesi); Bayram Zafer Erdoğan (Anadolu Üniversitesi); Rıdvan Kocaman (Anadolu Üniversitesi)
Tüketici Boykotlarına Yönelik Sistematik Bir Literatür İncelemesi ve Gelecekteki Araştırmalar İçin Öneriler
Hilal Kır Paksoy (Anadolu Üniversitesi); Bayram Zafer Erdoğan (Anadolu Üniversitesi); Rıdvan Kocaman (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
tüketici boykotları, tüketici direnci, sistematik literatür incelemesi (slr), tccm çerçevesi
Tüketici boykotları, ürün, marka, şirket veya ülkelere yönelik bilinçli kaçınma yoluyla onaylamama ifade etmeyi ve sosyo-politik değişimi teşvik etmeyi amaçlayan kolektif eylemlerdir. Bu çalışma, 1998–2025 yılları arasında yayımlanmış 73 hakemli makaleyi Sistematik Literatür İncelemesi (SLR) yöntemiyle analiz ederek literatürdeki kuramsal, bağlamsal ve metodolojik boşlukları ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, TCCM çerçevesi temelinde yapılan inceleme, mevcut çalışmaların büyük oranda psikoloji, sosyoloji ve antropoloji kaynaklı kuramlara dayandığını, ancak disiplinler arası entegrasyonun sınırlı kaldığını göstermektedir. Literatür genellikle nicel yöntemlere dayanmakta; nitel ve karma yöntemlere yeterince yer verilmemektedir. Ayrıca, dindarlık, siyasi çatışmalar ve savaş gibi bağlamlara artan ilgiye rağmen, karşılaştırmalı analizler zayıftır. Bu çalışma, daha bütüncül kuramsal modeller, bağlama duyarlı analizler ve metodolojik çeşitlilik çağrısıyla tüketici boykotlarına dair araştırma gündemini yeniden şekillendirmeyi önermektedir.
Z Kuşağı Tüketim Davranışlarında Doom Spending: Psikososyal ve Dijital Dinamiklere Yönelik Nitel Bir İnceleme
Neslihan KÜNYE POLAT (Ankara Bilim Üniversitesi)
Z Kuşağı Tüketim Davranışlarında Doom Spending: Psikososyal ve Dijital Dinamiklere Yönelik Nitel Bir İnceleme
Neslihan KÜNYE POLAT (Ankara Bilim Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
"doom spending, ekonomik belirsizlik, dijital tüketim kültürü" "doom spending, economic uncertainty, digital consumption culture"
"Ekonomik krizler, pandemiler ve dijital kültürün baskın etkisi altında genç tüketiciler, geleceğe dair belirsizlik duygusunu “doom spending” davranışıyla ifade etmektedir. Araştırma, Z kuşağında belirsizlik dönemlerinde ortaya çıkan bu anlık ve çoğu zaman plansız harcama eğilimini incelemektedir. Fenomenolojik yaklaşım doğrultusunda yürütülen çalışmada, aktif sosyal medya kullanıcısı on katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulgular, doom spending’in salt bireysel tercihlerden ibaret olmadığını; ekonomik belirsizlik, psikolojik tetikleyiciler ve dijital kültürün etkileşimiyle şekillenen çok katmanlı bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle sosyal medya ve dijital platformların tüketim kararlarını hızlandırıcı etkisi öne çıkmakta; bu durum da Z kuşağında “şimdi al, sonra düşün” eğilimini pekiştirmektedir. Çalışma, makroekonomik koşullar, duygusal ve sosyal tetikleyiciler ile dijital dinamikleri birlikte ele alarak doom spending olgusunu derinlemesine değerlendirmektedir. Bu yönüyle araştırma, pazarlama literatürüne teorik katkı sağlarken; genç tüketicilere yönelik stratejilerin geliştirilmesine ve tüketici refahının desteklenmesine dair pratik öneriler sunmaktadır." "Under the pervasive influence of economic crises, pandemics, and digital culture, young consumers express their sense of future uncertainty through “doom spending.” This study examines the spontaneous and often unplanned spending tendencies of Generation Z during periods of uncertainty. Employing a phenomenological approach, semi-structured interviews were conducted with ten active social media users. The findings indicate that doom spending cannot be explained solely by individual preferences; rather, it emerges as a multi-layered phenomenon shaped by the intersection of economic uncertainty, psychological triggers, and digital culture. In particular, the accelerating role of social media and digital platforms in consumption decisions reinforces the “buy now, think later” tendency among Generation Z. By integrating macroeconomic conditions, emotional and social drivers, and digital dynamics, the study provides an in-depth evaluation of doom spending. Accordingly, it offers theoretical contributions to the marketing literature and provides practical implications for the development of strategies targeting young consumers and for enhancing consumer well-being."
Ürün ve Marka Yönetimi (1)
Tat mı Marka mı? Çubuk Krakerlerde Marka ve Ambalajın Tüketici Algısına Etkisi
Murat Han Balki (Pamukkale Üniversitesi); Selçuk Burak Haşıloğlu (Pamukkale Üniversitesi)
Tat mı Marka mı? Çubuk Krakerlerde Marka ve Ambalajın Tüketici Algısına Etkisi
Murat Han Balki (Pamukkale Üniversitesi); Selçuk Burak Haşıloğlu (Pamukkale Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Duyusal pazarlama, Tat algısı, Fiyat algısı, Kalite algısı, Marka algısı, Tüketici beğenisi.
Bu çalışma, duyusal pazarlamanın iki temel unsuru olan tat ve görsel ipuçlarının (marka ve ambalaj) tüketicilerin beğeni, kalite ve fiyat algıları üzerindeki etkisini deneysel olarak incelemektedir. Araştırma, bir devlet üniversitesinin öğrencileriyle yürütülmüş ve üç farklı koşuldan oluşan deneysel tasarım uygulanmıştır: (1) Kontrol grubunda ürünler orijinal ambalajlarıyla sunulmuş, (2) kör tadım grubunda ambalaj ve marka bilgisi ortadan kaldırılmış, (3) manipülasyon grubunda ise ürünler çapraz ambalajlarla sunulmuştur. Bulgular, kör tadımda daha az bilinen markanın daha yüksek beğeni ve fiyat tahmini aldığı, ancak marka ve ambalaj bilgisi sunulduğunda tüketici değerlendirmelerinin tersine döndüğü sonucunu ortaya koymuştur. Manipülasyon deneyinde ise aynı ürünün yalnızca farklı ambalaj altında daha yüksek kalite ve fiyat atfedilmesi, ambalaj ve marka bilgisinin algısal çerçeveleme gücünü açıkça göstermektedir. Çalışma, ambalaj ve marka kimliğinin tüketici algılarının yönetiminde kritik bir rol oynadığını ve pazarlama stratejilerinde çok duyulu bir yaklaşımın zorunlu olduğunu vurgulamaktadır.
Hizmet Pazarlaması (1)
Yapay Zekâ mı İnsan mı Hizmet Telafisinde Bilişsel Yük ve Nörofizyolojik Göstergeler
Ayhan AKPINAR (KTO Karatay Üniversitesi); Nihan TOMRİS KÜÇÜN (KTO Karatay Üniversitesi)
Yapay Zekâ mı İnsan mı Hizmet Telafisinde Bilişsel Yük ve Nörofizyolojik Göstergeler
Ayhan AKPINAR (KTO Karatay Üniversitesi); Nihan TOMRİS KÜÇÜN (KTO Karatay Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Yapay zekâ, Hizmet telafisi, Tüketici davranışı, Nöropazarlama, Bilişsel yük
Bu çalışma, yapay zekâ tabanlı müşteri temsilcilerinin hizmet telafisi bağlamında kullanıcı deneyimine etkilerini incelemektedir. Çevrimiçi yemek siparişi senaryosu üzerine kurgulanan deneyde 30 katılımcı (14 kadın, 16 erkek) rastgele olarak insan veya YZ temsilci koşullarına atanmıştır. Etkileşim süresince göz izleme, gözbebeği genişlemesi, kalp atım hızı ve galvanik deri tepkisi ölçülmüş sonrasında senaryo gerçekçiliği, hizmet hatası ciddiyeti, hizmet iyileştirmesi memnuniyeti ve algılanan yetkinlik ölçekleri uygulanmıştır. Bulgular, YZ temsilcileriyle etkileşimlerin insan temsilcilere kıyasla daha yüksek bilişsel yük ve fizyolojik uyarılma yarattığını göstermiştir. Özellikle fiksasyon, gözbebeği genişlemesi, kalp atım hızı ve galvanik deri tepkisi YZ koşulunda anlamlı biçimde artmıştır. Buna karşılık, senaryo gerçekçiliği ve hizmet hatası ciddiyeti açısından fark bulunmamıştır. Ancak hizmet iyileştirmesi memnuniyetinin YZ koşulunda daha düşük olması, temsilcilerin sınırlı empati ve doğallık kapasitelerini yansıtmaktadır.
Dağıtım Kanalları ve Lojistik Yönetimi (1)
Sınırların Ötesinde Marka Algısı: Türkiye ve ABD Tüketici Şikâyetleri Üzerinden Lojistik Pazarlama Dinamiklerinin Karşılaştırılması
Mustafa Kemal YILMAZ (Samsun Üniversitesi); Özlem Kahraman (Samsun Üniversitesi); Hale Tuğçe ALTUNAY (Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi)
Sınırların Ötesinde Marka Algısı: Türkiye ve ABD Tüketici Şikâyetleri Üzerinden Lojistik Pazarlama Dinamiklerinin Karşılaştırılması
Mustafa Kemal YILMAZ (Samsun Üniversitesi); Özlem Kahraman (Samsun Üniversitesi); Hale Tuğçe ALTUNAY (Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Lojistik hizmet kalitesi, küresel tedarik zinciri, lojistik müşteri deneyimi, tüketici davranışı
Bu çalışma, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüketicilerin DHL ve FedEx markalarına yönelik şikâyetlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Veriler, Şikayetvar.com ve BBB.org platformlarından toplanan 1500 şikâyeti kapsamaktadır. İçerik analizi yöntemiyle yapılan incelemede, şikâyetler üç ana tema ve 15 alt temada sınıflandırılmıştır. Bulgular, her iki markanın da ülkeler arasında farklı şikâyet profilleriyle karşılaştığını göstermektedir. FedEx için ABD’de kayıp ve hasarlı ürün şikâyetleri öne çıkarken, Türkiye’de haksız taşıma bedeli ve iletişim sorunları daha belirgindir. DHL açısından, Türkiye’de teslimat yapılmaması sıkça görülürken, ABD’de sigorta işlemlerine dair memnuniyetsizlik öne çıkmaktadır. Her iki markada da “şikâyetlere çözüm bulunamaması” ortak bir sorun olarak tespit edilmiştir. Çalışma, müşteri memnuniyetini artırmak için firmaların dijital şikâyet yönetimini geliştirmesi ve ülkeye özgü hizmet stratejileri oluşturması gerektiğini vurgulamaktadır.
Tüketici Davranışı (Nicel Yöntemler) - 2 (4)
Marka Evangelizmi Kavramı Üzerine Yapılan Araştırmaların Bibliyometrik Analizi
Esen ŞAHİN (SELÇUK ÜNİVERSİTESİ); Canan Yaşar Yıldız (SELÇUK ÜNİVERSİTESİ)
Marka Evangelizmi Kavramı Üzerine Yapılan Araştırmaların Bibliyometrik Analizi
Esen ŞAHİN (SELÇUK ÜNİVERSİTESİ); Canan Yaşar Yıldız (SELÇUK ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler:
Marka Evangelizmi, Bibliyometrik Analiz, VOSviewer, R
Marka evangelizmi, kitleleri ikna etme amacıyla markayı gönüllü olarak savunma, tavsiyelerini yayma ve rakip markalar yerine kendi tercih ettiği markanın geniş kitlelere ulaşmasını, markanın benimsenmesini ve kullanılmasını sağlamaktadır. Çalışma temel olarak, marka evangelizmi alanındaki bilimsel üretimi bibliyometrik yöntemlerle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Web of Science Core Collection veri tabanında 2010–2025 yılları arasında yayımlanan 64 makale üzerinden gerçekleştirilen analizde; yıllara göre yayın eğilimleri, en üretken yazarlar, kurumlar ve ülkeler, en etkili dergiler ve makaleler ile anahtar kelime ilişkileri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde R tabanlı Biblioshiny aracı ve VOSviewer yazılımı kullanılmıştır. Bulgular, özellikle 2022 sonrası alana yönelik artan akademik ilgiyi ortaya koymaktadır. Kavramla ilgili en çok üretkenlik Hindistan, Çin ve ABD gibi ülkelerde gözlenirken, en yüksek atıflı yayınların ABD, Birleşik Krallık ve Kanada menşeli olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar kelime analizleri, “brand evangelism”, “brand trust” ve “brand advocacy” gibi kavramların öne çıktığını göstermektedir. Çalışma, marka evangelizmi konusundaki akademik gelişimi ve araştırma boşluklarını ortaya koyarak gelecek çalışmalara ışık tutmayı hedeflemektedir.
Sosyal Medya Fenomenlerinin Tüketici Satın Alma Davranışına Etkisi: Ürün Türleri ve Sosyo-Demografik Faktörler Açısından Bir İnceleme
BURÇAK CEBECİ PERKER (Bahcesehir Üniversitesi); Didem Koçtur (Bahçeşehir Üniversitesi)
Sosyal Medya Fenomenlerinin Tüketici Satın Alma Davranışına Etkisi: Ürün Türleri ve Sosyo-Demografik Faktörler Açısından Bir İnceleme
BURÇAK CEBECİ PERKER (Bahcesehir Üniversitesi); Didem Koçtur (Bahçeşehir Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Sosyal Medya Fenomenleri, Tüketici Davranışı, Ürün Türleri, Sosyo-Demografik Faktörler
Dijitalleşme ile sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin satın alma kararlarında etkili aktörler haline gelmiştir; bu çalışma, 200 üniversite öğrencisinden elde edilen verilerle fenomenlerin etkisini ürün türleri ve sosyo-demografik faktörler bağlamında incelemiştir. Bulgular, güvenin satın alma davranışını en güçlü şekilde belirlediğini ve fenomen etkisinin özellikle kişisel bakım ve giyim ürünlerinde, cinsiyet, gelir düzeyi ve Instagram kullanım süresi gibi demografik değişkenlerle anlamlı biçimde farklılaştığını göstermektedir; çalışma, influencer pazarlaması stratejilerinde hedef kitle ve ürün uyumunun önemini vurgulamaktadır.
Tüketici ve Tüketim Bağlamında FOMO’ya İlişkin Gerçekleştirilen Araştırmalar: Bibliyometrik Bir Analiz
Ruşen AKDEMİR (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Özge Elmas GÜNAYDIN (İzmir Kavram Meslek Yüksek Okulu); Hakan KİRACI (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Tüketici ve Tüketim Bağlamında FOMO’ya İlişkin Gerçekleştirilen Araştırmalar: Bibliyometrik Bir Analiz
Ruşen AKDEMİR (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Özge Elmas GÜNAYDIN (İzmir Kavram Meslek Yüksek Okulu); Hakan KİRACI (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Yenilikleri Kaçırma Korkusu (FoMO), Tüketici, Tüketim, Scopus, Web of Science
Araştırmanın amacı; bibliyometrik analiz yöntemiyle tüketim ve tüketici bağlamında FoMO’ya yönelik gerçekleştirilmiş araştırmalar ile ilgili bilgi durumunu retrospektif şekilde incelenmesiyle boşluğu doldurmaktır. Veriler R Studio’da Biblioshiny yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlara göre, Scopus ve Web of Science veri tabanlarında indekslenen 169 araştırmaya dayanarak ilgili alanda gerçekleştirilmiş araştırmaların sayısında özellikle yakın zamanda hızlı artış söz konusudur. En çok yayın yapılan ilk altı derginin de Q1 kategorisinde olduğu görülmüştür ve bu dergilerin etki faktörleri 2.9 ile 13.1 arasındadır. Ayrıca FoMO’ya ilişkin çalışmalarda; “sürdürülebilirlik, güven, bitcoin, internet bağımlılığı gibi daha özel alanlara odaklanıldığı görülmüştür. Çalışma, FoMO’nun tüketim ve tüketici kapsamındaki araştırmaların; yazar, dergi, zaman ve anahtar kelimelerin eğilimi hakkındaki güncel görünümünü sunmaktadır. Araştırmanın alanyazın ve uygulayıcılar için yol gösterici olacağı öngörülmektedir.
Tüketicilerin Vitamin Takviyesi Tercihlerini Etkileyen Faktörlerin AHP Yöntemi ile Belirlenmesi
Seda GERMİYANOĞLU (Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü); Bahar ÇELİK (Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi)
Tüketicilerin Vitamin Takviyesi Tercihlerini Etkileyen Faktörlerin AHP Yöntemi ile Belirlenmesi
Seda GERMİYANOĞLU (Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü); Bahar ÇELİK (Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
pazarlama, tüketici davranışları, AHP, vitamin takviyesi
Bu çalışma, tüketicilerin vitamin takviyesi tercihlerinde etkili olan faktörleri belirlemek amacıyla Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi kullanılarak çok kriterli bir karar verme analizi gerçekleştirmektedir. Vitamin takviyesi pazarı, artan sağlık bilinci ve bağışıklık sistemi destekleyicilerine yönelik talebin etkisiyle önemli bir büyüme göstermektedir. Bu doğrultuda, literatür taraması ve çalışmada yer alan markaların vitamin ürünlerini kullanan bireylerin deneyimlerinden yararlanılarak beş temel kriter belirlenmiştir. Bu kriterler; ürün kalitesi, fiyat, ambalaj, tat ve koku ile kullanım kolaylığıdır. Araştırma, Kütahya ilinde 25 katılımcı ile gerçekleştirilmiş olup, AHP analizi sonucunda, kullanıcılar açısından en çok tercih edilen ürün A markasına ait olduğu, ürün kalitesi ve kullanım kolaylığı açısından A markasının üstünlük sağladığı, ambalaj açısından B markasının, fiyat açısından ise C markasının daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, üretici firmalar için ürün geliştirme ve pazarlama stratejileri açısından yol gösterici nitelikte olup, tüketici davranışlarını anlamaya yönelik literatüre katkı sağlamaktadır.
Pazarlama Etiği (3)
Amacın Araçsallaşması: Gıda Sektöründe Greenwashing ve Purpose Washing
Necla İLTER KÜÇÜKÇOLAK (Türkiye Ürün İhtisas Borsası); Aşkım Nurdan TÜMBEK TEKEOĞLU (İstanbul Ticaret Üniversitesi)
Amacın Araçsallaşması: Gıda Sektöründe Greenwashing ve Purpose Washing
Necla İLTER KÜÇÜKÇOLAK (Türkiye Ürün İhtisas Borsası); Aşkım Nurdan TÜMBEK TEKEOĞLU (İstanbul Ticaret Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Sürdürülebilirlik, Yeşil Yıkama, Amaç Yıkama, Amaç Boyama, Etik İletişim, Coğrafi İşaret, AB Yeşil Mutabakat
Bu çalışma, tarım ve gıda sektöründe artan sürdürülebilirlik söylemlerinin içerik ve uygulama düzeyinde ne ölçüde samimi olduğunu sorgulamaktadır. Sarkar ve Kotler (2025) tarafından geliştirilen 5. P: Amaç (Purpose) çerçevesinden hareketle, pazarlama stratejilerinde etik duruş ve katılımcılık düzeyleri analiz edilmektedir. Yeşil yıkama (Greenwashing) ve amaç yıkama/boyama (purpose washing) kavramları doğrultusunda; Türkiye’deki pazarlama kampanyaları, AB uyum projeleri ve coğrafi işaretli ürün uygulamaları, vaka analizleri ile irdelenmektedir. Çalışma, etik dışı sürdürülebilirlik pratiklerinin üreticiler üzerindeki ekonomik ve sosyal etkilerini görünür kılmayı amaçlamaktadır. Sonuç olarak, gıda sektöründe amaç odaklı pazarlamanın yalnızca stratejik değil, aynı zamanda yapısal bir dönüşüm ihtiyacına işaret ettiği savunulmaktadır.
Pazarlamada Yapay Zeka ve Etik Kaygılar
Beyza Topcugil (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Buket Bora Semiz (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Mehmet Ali Paylan (Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi)
Pazarlamada Yapay Zeka ve Etik Kaygılar
Beyza Topcugil (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Buket Bora Semiz (İzmir Bakırçay Üniversitesi); Mehmet Ali Paylan (Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Pazarlama, yapay zeka, etik, bibliyometrik analiz, SPAR-4-SLR Protokolü
Bu çalışma, pazarlama literatüründe yapay zeka teknolojilerinin kullanımına yönelik artan etik kaygıların ne ölçüde, nasıl ve hangi temalarla ele alındığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada SPAR-4-SLR protokolü izlenmiş ve 55 makale sistematik literatür taraması ile incelenmiştir. Bibliyometrik ve içerik analizleri sonucunda algoritmik önyargı, gizlilik ihlalleri, manipülasyon, şeffaflık eksiklikleri, ayrımcı uygulamalar ve yanlış bilgi yayılımı gibi etik sorunların; tüketici davranışları, dijital pazarlama, müşteri deneyimi, hizmet pazarlaması, B2B ilişkiler ve nöropazarlama gibi farklı bağlamlarda ortaya çıktığı görülmüştür. Bulgular, yaoay zekanın kişiselleştirme ve verimlilik sağlayarak fırsatlar yarattığını, ancak aynı zamanda adalet algısı, mahremiyet paradoksları ve tüketici manipülasyonu gibi riskleri tetiklediğini göstermektedir. Literatür hızla gelişmekte fakat hâlen parçalıdır; en yoğun tartışmalar mahremiyet ve iş etiği etrafında şekillenmektedir.
Personalized Yet Ethical? A Value-Sensitive Approach to AI-Powered Marketing
DAMLA SARI (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dalı); MUSTAFA ÜNSALAN (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dalı)
Personalized Yet Ethical? A Value-Sensitive Approach to AI-Powered Marketing
DAMLA SARI (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dalı); MUSTAFA ÜNSALAN (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dalı)
Anahtar kelimeler:
AI-powered personalization, Ethical tensions, Psychological effects, Consumer trust, Digital well-being
AI-powered personalization practices, while enhancing user experience in marketing, have raised new concerns at ethical and psychological levels. This conceptual study investigates how ethical tensions like perceived manipulation, lack of transparency, algorithmic bias, and privacy concerns generate psychological effects such as decision fatigue, cognitive load, perceived loss of control/autonomy, and how these effects influence consumer trust and digital well-being. The proposed model highlights a sequential mediation mechanism that links AI personalization to consumer outcomes through ethical and psychological pathways. By integrating normative ethical principles with consumer-level cognitive and emotional responses, this framework provides a theoretical basis for responsible personalization and future ethics-driven marketing strategies.
Sosyal Pazarlama ve Sürdürülebilirlik (3)
Damgadan Uzaklaşma Aracı Olarak Tüketici Yeniden-Katılımı: Botox Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme
Özlem Yıldırım (Ankara Üniversitesi); Şenay Sabah Çelik (Ankara Üniversitesi)
Damgadan Uzaklaşma Aracı Olarak Tüketici Yeniden-Katılımı: Botox Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme
Özlem Yıldırım (Ankara Üniversitesi); Şenay Sabah Çelik (Ankara Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Damga, Yeniden Katılım,Botox
Bu çalışma, görünmeyen botox uygulamalarını (ayak ve koltuk altı) merkeze alarak estetik müdahalelerin toplumsal çelişkilerini Goffman’ın damgalama kuramı bağlamında incelemektedir. Botox genellikle estetik veya medikal bir prosedür olarak sunulsa da, kadın çalışanlar için uzun mesai saatlerinde dayanıklılığı, temsil edilebilirliği ve otoriteyi sürdürmenin stratejik bir aracı haline gelmektedir. Vaka çalışmasına dayanan bulgular, katılımcıların davranışsal düzeyde botoxa tekrar tekrar yöneldiklerini, ancak toplumsal damgadan kaçınmak amacıyla bilişsel ve duygusal bağlılıklarını gizlediklerini ortaya koymaktadır. Bu “gizli yeniden-katılım”, tüketicilerin doğallık/yapaylık, ihtiyaç/istek, sağlık/risk ve akıl/duygu ikilikleri arasında sürekli bir müzakere yürüttüğünü göstermektedir. Çalışma, feminist kuram ile tüketici tekrar katılımı literatürünü birleştirerek pazarlama ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına disiplinler arası bir katkı sunmaktadır. Bulgular, tüketici katılımının yalnızca rasyonel tercihlerle değil, aynı zamanda toplumsal baskılar, görünürlük stratejileri ve gizlenme ihtiyacıyla şekillendiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle araştırma hem akademi hem de sektör açısından tüketici deneyimlerinin duygusal ve kültürel boyutlarını dikkate almanın önemini göstermektedir.
Greenwashingin Güven Üzerindeki Etkisi ve Güvenin Onarımı: Kadın Güzellik Ürünlerine Yönelik Bir Araştırma
Hidayet Karamuk (Kocaeli University); Fatih Koç (Kocaeli University); F. Burcu Çam (Kocaeli University); Serhat Erat (Gebze Technical University); Aysen Şimşek Kandemir (Kocaeli University)
Greenwashingin Güven Üzerindeki Etkisi ve Güvenin Onarımı: Kadın Güzellik Ürünlerine Yönelik Bir Araştırma
Hidayet Karamuk (Kocaeli University); Fatih Koç (Kocaeli University); F. Burcu Çam (Kocaeli University); Serhat Erat (Gebze Technical University); Aysen Şimşek Kandemir (Kocaeli University)
Anahtar kelimeler:
Yeşil Aklama, Tüketici Güveni, Negatif WOM, Güvenin Onarılması, Satın Alma Niyeti
Greenwashing, firmaların çevreci görünmek için yanıltıcı söylemler kullanmasıdır; bu algı, marka güvenini zayıflatarak tüketici kararlarını olumsuz etkilemektedir. Güven kaybı, yalnızca satın alma davranışını değil, sosyal iletişimi de şekillendirir. Bu çalışmanın temel amacı, greenwashing sonrası marka güvenindeki zedelenmenin satın alma niyeti ve olumsuz ağızdan ağıza iletişim (negatif WOM) üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Ayrıca, güven kaybının nasıl telafi edilebileceğine ilişkin düzeltici stratejilerin etkililik düzeylerini sistematik biçimde incelemektir. Araştırma, senaryo temelli deneysel tasarımla yürütülmüş; ilk aşamada greenwashing senaryosu sonrası güven, niyet ve WOM ölçülmüş, ikinci aşamada güven onarımına yönelik 11 strateji değerlendirilmiştir. Örneklem 477 kadın tüketiciden oluşmaktadır. Bulgular, greenwashing algısının güveni azalttığını; güvenin azalmasının niyeti düşürüp negatif WOM’u artırdığını göstermektedir. Yasal temelli stratejilerin güveni onarmada en etkili yaklaşımlar olduğu belirlenmiştir.
Sosyal Medya Fenomenlerinin sürdürülebilir tüketim davranışları üzerindeki etkileri Z kuşağına yönelik bir araştırma
Doç. Dr. V. Özlem AKGÜN (Selçuk Üniversitesi); Öğr. Gör. Ayça MEZDE (Selçuk Üniversitesi); Hulusi Can ALTAY (Selçuk Üniversitesi)
Sosyal Medya Fenomenlerinin sürdürülebilir tüketim davranışları üzerindeki etkileri Z kuşağına yönelik bir araştırma
Doç. Dr. V. Özlem AKGÜN (Selçuk Üniversitesi); Öğr. Gör. Ayça MEZDE (Selçuk Üniversitesi); Hulusi Can ALTAY (Selçuk Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Sosyal Medya Fenomeni, Dijital Pazarlama, Sürdürülebilir Tüketim, Z Kuşağı, Tüketici Davranışı
Bu çalışma, sosyal medya fenomenlerinin Z kuşağının sürdürülebilir tüketim davranışları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Fenomen pazarlaması, sosyal medya platformlarında etkileyici kişilerin mal, hizmet ve değerler hakkında paylaşımlarda bulunarak takipçilerini yönlendirmesiyle şekillenen bir dijital pazarlama stratejisidir. Sürdürülebilir tüketim ise bireylerin çevresel, ekonomik ve toplumsal sorumluluklar doğrultusunda bilinçli tüketim tercihleri yapmalarını ifade etmektedir. Çalışmada, sosyal medya fenomenlerinin etkisinin bu tüketim davranışlarını nasıl şekillendirdiği araştırılmıştır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmış olup, 18-35 yaş aralığındaki 391 katılımcıdan veri toplanmıştır. Yapılan analiz sonucu elde edilen bulgulara göre, sosyal medya fenomenlerinin sürdürülebilir tüketim davranışları üzerinde anlamlı, pozitif ve güçlü bir etkisi vardır. Ayrıca, sosyal medya fenomenlerinin etkisi ile sürdürülebilir tüketim davranışları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, sosyal medya fenomenlerinin Z kuşağı bireylerin sürdürülebilirlik odaklı tüketim tercihlerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermekte; pazarlama stratejileri ve sürdürülebilirlik politikaları açısından önemli ipuçları sunmaktadır.
Pazarlama İletişimi (2)
Bitkisel Tüketimin Mekânsal ve Söylemsel İnşası: Kültürlerarası Bir Karşılaştırma
Burçe Akcan (Selçuk Üniversitesi); Arzu Kazaz (Selçuk Üniversitesi)
Bitkisel Tüketimin Mekânsal ve Söylemsel İnşası: Kültürlerarası Bir Karşılaştırma
Burçe Akcan (Selçuk Üniversitesi); Arzu Kazaz (Selçuk Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
vegan gıda endüstrisi, perakendecilik, pazarlama iletişimi
Bu çalışma, Türkiye ve Almanya’daki süpermarketlerde bitkisel bazlı gıda ürünlerinin mağaza içi yerleşim stratejileri ile pazarlama iletişimi pratiklerini kültürlerarası bir perspektifle inceleyerek, vegan tüketimin mekânsal ve söylemsel inşasını çözümlemektedir. Araştırma iki katmanlı bir metodolojiye dayanmaktadır: (1) farklı perakende formatlarında (indirim marketi, zincir süpermarket, konsept mağaza) yapılan raf yerleşimi gözlemleri aracılığıyla fiziksel temsillerin analizi; (2) Türkiye ve Almanya’dan seçilen üçer büyük vegan gıda markasının dijital iletişim içeriklerinin söylem çözümlemesi.
Bulgular, vegan ürünlerin raflardaki konumlarının yalnızca lojistik tercihlerle değil, normatif meşruiyet süreçleri, marjinalleştirme pratikleri ve kültürel görünürlük rejimleriyle şekillendiğini göstermektedir. Almanya’da ürünlerin hem ana akımla bütünleşik hem de tematik reyonlarda sunulması, kapsayıcılık ile nişleştirme arasında ikili bir stratejiye işaret ederken; Türkiye’de özellikle indirim marketlerindeki sınırlı erişilebilirlik, bitkisel beslenmenin kurumsal olarak marjinalleştirildiğini ortaya koymaktadır.
Pazarlama söylemleri düzeyinde ise Almanya merkezli markaların mizah, oyunbazlık ve kapsayıcılık odaklı stratejileri; Türkiye merkezli markaların gelecek tahayyülü, teknik güvence ve etik sessizlik eksenli stratejilerinden ayrışmaktadır. Sonuç olarak veganlık, yalnızca etik bir duruş değil; mekânsal ve söylemsel pratikler aracılığıyla kültürel normlara, endüstriyel dinamiklere ve tüketim ideolojilerine eklemlenen çok katmanlı bir inşa süreci olarak ortaya çıkmaktadır.
Konuşma Temelli Reklamcılık: Sesli Asistanlar ve Yapay
Semra AKINCI SAÇARALP (Mersin Üniversitesi)
Konuşma Temelli Reklamcılık: Sesli Asistanlar ve Yapay
Semra AKINCI SAÇARALP (Mersin Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Sesli asistanlar, konuşma temelli reklamcılık, kullanım niyeti.
Sesli asistanlar, akıllı telefonlara veya hoparlörlere entegre edilmiş, insan sesini anlayıp yorumlayabilen ve kullanıcılarla etkileşime geçebilen yapay zekâ tabanlı araçlardır (Hoy, 2018). Ses tabanlı yapay zekâ, bilgi arama, müzik dinleme ve günlük görevlerin ötesinde, özellikle Pazarlama 5.0 döneminde yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu teknolojilerin benimsenmesi, kullanıcıların yalnızca teknik fayda algısına değil, güven, mahremiyet ve kişiselleştirme gibi faktörlere yönelik tutumlarına da bağlı olmaktadır. Bu çalışma, Chatgpt, Alexa, Siri, Google Asistan ve yapay zekâ tabanlı araçlar üzerinden konuşma temelli reklamcılığın kullanıcılar tarafından nasıl algılandığını ele almaktadır. Araştırma bulgularına göre, insansı iletişim özellikleri güveni artırmakta, etik uygunluk ve veri şeffaflığı ise güven–niyet ilişkisinde güçlendirici rol oynamaktadır. Kişiselleştirme kullanım niyetini artırırken mahremiyet endişesi ise bu etkiyi olumsuz etkilemektedir, bu da kişiselleştirme–mahremiyet dengesinin önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca, hedonik değer olarak adlandırılabilecek kullanım keyfi kullanıcıların sesli asistanlara yönelik tutumlarını güçlendirirken, işlevsel kalite tek başına kullanım niyetini etkilememektedir. Sosyal ve duygusal değerlerle birleştiğinde niyeti anlamlı biçimde artırmaktadır. Araştırmada elde edilen aracılık analizleri, güvenin hem doğrudan hem de dolaylı yollarla kullanım niyetini etkilediğini, özellikle tutum aracılığıyla niyete aktarıldığını göstermektedir. Dolayısıyla, çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre sesli asistanlarda reklamcılığın başarısı yalnızca teknolojik işlevlere değil, aynı zamanda kullanıcıların güven algısına, mahremiyet hassasiyetine, etik şeffaflık beklentisine ve kişiselleştirilmiş deneyimlerden aldığı tatmine bağlı olmaktadır.
Tüketici Davranışı (Nicel Yöntemler) - 3 (2)
Gıda Takviyesi Kullanıcılarının Kullanım Motivasyonlarına Yönelik Kavramsal Bir Çalışma
Pınar Köroğlu Yiğit (Akdeniz Üniversitesi); Naci Büyükdağ (Akdeniz Üniversitesi)
Gıda Takviyesi Kullanıcılarının Kullanım Motivasyonlarına Yönelik Kavramsal Bir Çalışma
Pınar Köroğlu Yiğit (Akdeniz Üniversitesi); Naci Büyükdağ (Akdeniz Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Gıda takviyeleri, satın alma niyeti, motivasyonlar, tüketici davranışları, sağlık bilinci
Araştırmada, son dönemde dengeli ve yeterli beslenme konusundaki farkındalığın artmasıyla gıda takviyelerine olan talebin arttığı görülmüştür. Gıda takviyeleri çeşitli özelliklere sahip gruplar arasında çok sayıda farklı nedenden dolayı yaygın olarak kullanılmaktadır. Gıda takviyesi kullanımının ardındaki motivasyonları anlamanın kamu sağlığı mesajlarının ve müdahalelerinin uyarlanmasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma derleme niteliğinde bir araştırma olacaktır. Gıda takviyesi kullananlar demografik ve sosyoekonomik durumlarına, sağlık ve yaşam tarzı özelliklerine, sağlık bilincine, sağlık çalışanlarıyla hasta arasında iletişim eksikliğine göre incelenecektir. Bu çalışmada gıda takviyesi kullanıcısı olan müşterilerin satın alma davranışları incelenecektir. Bu çalışmadan beklenen, gıda takviyesi kullanımına dair kapsamlı bir analiz yaparak politika yapıcılara, sağlık profesyonellerine ve sektöre yön verici önemli bilgiler sunmaktır.
Menşe Ülke Etkisinde Öneri Kaynağının Rolü: Yapay zeka ve Uzman Önerileri
Ömer Arslan (Selçuk Üniversitesi); Tuğçe Vatandaeş (Selçuk Üniversitesi)
Menşe Ülke Etkisinde Öneri Kaynağının Rolü: Yapay zeka ve Uzman Önerileri
Ömer Arslan (Selçuk Üniversitesi); Tuğçe Vatandaeş (Selçuk Üniversitesi)
Anahtar kelimeler:
Menşe ülke etkisi, yapay zeka, uzman, satın alma niyeti
Bu çalışma, menşe ülke (Çin vs. ABD) ve öneri kaynağının (yapay zeka vs. uzman) tüketicilerin satın alma niyetleri üzerindeki etkileşimini incelemekte ve bir pilot çalışma niteliğindedir. 100 katılımcı ile yürütülen 2x2 faktöriyel deneysel tasarım, manipüle edilmiş akıllı telefon reklamları üzerinden uygulanmıştır. Bulgular, menşe ülkenin anlamlı bir ana etkisi olduğunu göstermiş; ABD menşeli ürünler Çin menşeli ürünlere kıyasla daha olumlu değerlendirilmiştir. Öneri kaynağının tek başına etkisi anlamlı çıkmazken, öneri kaynağı × menşe ülke etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Yapay zeka önerileri, Çin menşeli ürünlere yönelik olumsuz algıyı zayıflatarak satın alma niyetini ABD ürünleriyle benzer düzeye taşımıştır. Çalışma, menşe ülke literatürüne yapay zeka tabanlı öneri sistemlerini entegre ederek olumsuz menşe önyargılarının azaltılmasında bu teknolojilerin potansiyelini ortaya koymaktadır.