UPK-2016

Bildiri Arşivi

95 kabul edilmiş bildiri · Bildiri kitabı mevcut

Dizilmiş Bildiri Kitabı

Tam Metin — PDF

Kabul Edilen Bildiriler

Liste

Not: Aşağıdaki liste eski sistemden aktarılmıştır. Bazı başlık ve yazar verilerinde karakter/format düzeltmesi sürmektedir.

Genel (1)

deneme başlık
asdf (asdf); asdf (sdf)
Anahtar kelimeler: sadf,asdf,sadf
asdf

Ürün ve Marka Yönetimi (6)

BRAND INTERACTIONS IN SOCIAL MEDIA: THE ROLE OF PERSONALITY TRAITS
Umut Kubat (Yıldırım Beyazıt Uni)
Anahtar kelimeler: Social Media, Brand Interactions, Personality Traits
As social media are getting popular day by day, they are getting attention from marketers too. Social media has changed the way consumers interact with brands. The aim of this research is to explore the relations between the five factor personality traits and consumer brand interactions in social media. The results of the study have shown that while interacting with brands on social media, Agreeableness is positively related with sharing knowledge whereas emotional stability is negatively related with sharing knowledge. Agreeableness is also positively related with information gathering. Openness to New Experiences is positively related with functional aspect of brand interactions. Big Five personality traits are not related with self-related motivators in online brand interactions.
Marka İmajı ve Pozitif Ağızdan Ağıza İletişim (WOM) İlişkisi:Marka Sadakatinin Aracılık Rolü
Yrd. Doç. Dr. Ramazan KURTOĞLU (Bozok Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü); Öğr. Gör. Alperen Timuçin SÖNMEZ (Bozok Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri MYO)
Anahtar kelimeler: Marka Sadakati, Marka İmajı, WOM, Pozitif WOM
Günümüz koşullarında pazarlamacılar açısından bir amaç haline gelen pozitif ağızdan ağıza iletişimin (WOM) kaynaklarından biri de tüketicilerin marka hakkındaki algılamalarının bir bütününü ifade eden marka imajıdır. Ayrıca tüketicinin bilincindeki bu algılar markaya karşı duyulan sadakat ile birleştiğinde, pozitif WOM etkisini arttırıcı nitelik taşıyabilir. Bu çalışmada da marka imajı ile pozitif WOM ilişkisini ortaya koymak ve marka sadakatinin bu ilişkideki aracılık rolünü test etmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, 321 kişilik bir örneklem üzerinde anket çalışması yapılarak, tüketicilerin tercih ettikleri bir otomobil markası üzerinden marka imajı, marka sadakati ve pozitif WOM algılamaları ölçülmüştür. Araştırma hipotezlerini test etmek için yapısal eşitlik modeline (YEM) başvurulmuştur. Analiz sonuçlarına göre marka imajı ile pozitif WOM ve marka sadakati, marka sadakati ile de pozitif WOM arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve marka imajı ile pozitif WOM arasındaki ilişkide marka sadakatinin kısmi aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
MARKA MİRASI VE MARKA GÜVENİNİN SATINALMA NİYETİ, MÜŞTERİ TATMİNİ VE MARKA SADAKATİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Erkan YILDIZ (Başkent Üniversitesi Kazan Meslek Yüksekokulu); M. Enis KOÇ (Kara Kuvvetleri Komutanlığı)
Anahtar kelimeler: Marka Mirası, Marka Güveni, Satın Alma Niyeti, Müşteri Tatmini, Marka Sadakati.
Günümüz tüketicisi satın alma noktasında çok sayıda alternatife sahiptir ve satın alma kararını çok sayıdaki marka arasından tercih yaparak gerçekleştirmektedir. Alternatiflerin çok olması pazara benzer türde ürün sunan çok sayıda işletme olması ve yaşanan şiddetli rekabetin sonucudur. İşletmeler arasındaki rekabet tüketicilere daha nitelikli ürünler sunulmasına imkân sağlarken tüketicilerinde satın alma kararlarında marka karmaşası yaşamasına neden olmaktadır. Tüketici tercihlerinde tanıdık ve bilinen markaların varlığı seçim aşamasında etkin bir unsur olmaktadır. Dolayısıyla markaların geçmişten gelen performansları ve markaya duyulan güvenin tüketicilerin algıladıkları risklerin ortadan kalkmasına vesile olabilecektir. Sonuçta tüketici satın almayı gerçekleştirecek ve işletmede markası adı altında vaat ettiklerinin deneyimlenmesi şansını elde edecektir. Bu sayede işletme, tatmin ve sonrasında da sadakate giden yolda bir avantaj elde edecektir. Bu çalışmada marka mirası ve marka güveninin satın alma niyeti, müşteri tatmini ve marka sadakati üzerindeki etkilerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışmayla, hem yazına önemli katkılar sağlanabileceği hem de işletmelere pazarlama stratejilerini geliştirmelerine yardımcı olacağı düşünülen tespitler yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Özel Markalı Ürünlerin Tüketici Temelli Marka Değeri: İki Ülkede Ampirik Bir Karşılaştırma
Tülay Girard (Pennsylvania State University); Musa Pınar (Valparaiso University); İlayda İpek (Dokuz Eylül Üniversitesi); Nilay Bıçakcıoğlu (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici temelli marka değeri, özel markalı ürün, marka değerinin belirleyici faktörleri
Bu çalışmanın amacı, Amerika ve Türkiye’de tüketici temelli özel marka değerinin boyutları (marka farkındalığı, algılanan kalite, marka çağrışımı, mağaza sadakati ve marka sadakati) arasındaki ilişkileri kültürlerarası bir bakış açısı ile araştırmaktır. Great Value/Walt-Mart özel markası için 270, Migros özel markası için ise 201 tüketiciden toplanan veri SmartPLS'deki kısmi en küçük kareler (PLS) yol analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, Türkiye'de ve Amerika'da yaşayan tüketicilerin özel marka değerinin boyutları arasındaki etkileşimleri farklı şekilde algıladığını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarının uygulamacılara önemli katkılar sağlaması beklenmektedir. Buna göre, perakende yöneticileri özel markalı ürünlerinin bilinilirliğini ve satışlarını arttırmak amacıyla yüksek kaliteli özel markalı ürün grupları piyasaya sürebilir ve müşteri hizmet kalitesini arttırmaya yönelik stratejiler geliştirebilirler.
SOSYAL MEDYA UYGULAMALARININ KULLANIM SIKLIKLARINA GÖRE DEĞİŞİM SÜRECİ: AKADEMİSYENLER VE ÖĞRENCİLER ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI BİR ARAŞTIRMA
Şeyda Gürkaynak (Pamukkale Üniversitesi); Nilüfer Sezen Doğan (Pamukkale Üniversitesi); Süleyman Barutcu (Pamukkale Üniversitesi); Selçuk Burak Haşıloğlu (Pamukkale Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sosyal Medya Kullanım Sıklıkları
Pazarlama yöneticileri, hedef kitleleriyle kolay, etkin ve düşük maliyetlerle iletişim kurma isteklerini İnternet kullanım ile hayata geçirmiş, son olarak Facebook, Twitter, Instagram ve Linkedin gibi sosyal medya araçları ile bu iletişimi daha kolay bir şekilde kurma imkanına erişmiştir. Ancak sosyal medya araçlarından yararlanma düzeyi hedef kitlelerine ve kullanılan araçlara göre değişebilmektedir. Bu çalışmada; öğrencilerin ve akademisyenlerin sosyal medya araçlarından yararlanma düzeylerinin geçmiş, şimdiki ve gelecek yıllara göre değişimi, tanımlayıcı bir araştırma ile ortaya konmuş ve pazarlama faaliyetlerinde sosyal medyayı kullanmak isteyen işletmelere önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye Süper Ligi’nin Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin Öneminin ve Performasının Değerlendirilmesi
Musa PINAR (College of Business Administration Valparaiso University Valparaiso, USA); Sinan NARDALI (İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, İzmir, Türkiye); Tülay GİRARD (Pennsylvania State University-Altoona, USA); Prof. Dr. Sanem ALKIBAY
Anahtar kelimeler: Türkiye Süper Ligi, Marka Değeri, Markayı Etkileyen Faktörler.
Günümüzün küresel rekabet pazarında, spor liglerinin ve takımlarının da markalaşması kaçınılmaz olmuştur. Bu çalışma kapsamında Türkiye Süper Ligi’nin marka değerini etkileyen faktörlerin önemi (beklenti) ve performans algısı, taraftar bakış açısıyla belirlenmiş ve bu doğrultuda çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda literatür taramasından elde edilen bilgilere dayanılarak, ligin marka değerini etkileyen faktörlerin önemini ve performans algısını ölçebilmek için anket formu geliştirilmiştir. Anket formunda yer alan ifadeler taraftarın algıladığı önem ve performansı değerlendirmek için iki ayrı set olarak düzenlenmiş, böylece araştırmanın, önem (beklenti) ve algılanan performans farkını anlamaya yardımcı olması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda ankete katılanların %52 si hem ligin ve hem de takımların birlikte güçlü markalar olması gerektiğini düşünmektedir. Ayrıca, bulgular Süper Ligin marka değerini etkileyen tüm faktör perfomansının taraftarların beklentisinin altında kaldığını göstermektedir. Bu durumda ligin marka değerini etkileyen faktörlerin beklentileri karşılaması ve böylece Süper Lig’in ve takımların birlikte güçlü marka olması, hem süper lig takımları hemde çıkar/destek grupları için kazan/kazan (Win/Win) stratejisi olma niteliğindedir.

Fiyatlandırma (1)

ADANA İLİ KENTSEL ALANDA TAVUK ETİNDE GIDA GÜVENİRLİĞİ ALGISI VE ÖDEME GÖNÜLLÜLÜĞÜ
Arzu Secer (Cukurova University); Faruk Emeksiz (Çukurova Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Gıda güvenliği, tavuk eti, ödeme gönüllülüğü, Adana.
Gıda güvenliği gün geçtikçe tüketiciler için daha önemli hale gelmektedir. Son yıllarda tavuk eti gıda güvenliği açısından tartışmaya sıkça konu olmaktadır. Bu çalışmada Adana ili kentsel alanda tüketicilerin tavuk etinde gıda güvenliği algısı ve gıda güvenliği sertifikalandırılmış tavuk eti için ödeme gönüllülüğü ortaya konulmuştur. Çalışmanın ana materyalini tüketicilerle yüzyüze yapılan görüşmeler sonucu elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Alan çalışmasında 384 tüketici ile görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler frekans, yüzde ve ortalamalar hesaplanarak sunulmuş, ödeme gönüllük ile demografik özellikler arasındaki ilişki ise ordered probit analizi ile belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, tüketiciler tavuk etini en riskli ürünlerinden birisi olarak değerlendirmektedir. Bazı tüketiciler son yıllarda tüketimleri azaltmış olup, bunun en önemli sebeblerini yetiştirmede hormon ve antibiyotik kullanımı ile hayvan hastalıkları riski olarak ifade etmişlerdir. Ödemeye gönüllülük ile cinsiyet, çalışma durumu ve yaş arasında ilişki bulunmuştur.

Pazarlama ve Teknoloji (9)

“DAHA KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ KARARLAR”: İNTERAKTİF TÜKETİCİ KARAR YARDIMCILARININ KULLANIMININ TESPİTİ
Ayşen Coşkun (Akdeniz Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi); İbrahim Taylan Dörtyol (Akdeniz Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi)
Anahtar kelimeler: İnteraktif tüketici karar yardımcıları, tüketici katılımı, içerik analizi
İnteraktif tüketici karar yardımcıları, internet üzerinden satın alım deneyimi çerçevesinde bilgi araştırması, alternatiflerin değerlendirilmesi veya satın alımın gerçekleştirilmesi gibi işlemlerin yerine getirilmesi sürecinde tüketicilerin doğru karar almalarına yardımcı olmaktadır. Söz konusu İTKY’lerin odak olarak seçildiği bu çalışmada, Alexa.com üzerinden elde edilen veri ışığında Türkiye’de en çok ziyaret edilen web siteleri içerik analizi yoluyla incelenmiştir. İnceleme sonucunda ilgili literatürde yer alan önemli bir sınıflandırmaya dayandırılarak, Türkiye için bir durum tespiti yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre web sitelerinin %95’inden fazlası tüketicilerin karar verme süreçlerine destek olmak için İTKY’lerden yararlanmaktadır. Bir ön çalışma olan araştırmanın bulguları temel alınarak ileriki dönemlerde sistemin hatasız çalışmasının önündeki en büyük engellerden sayılan olumsuz tüketici tutumu, tüketici katılımı kavramının devreye sokulmasıyla giderilmeye çalışılacaktır.
DEĞİŞEN TÜKETİCİ KÜLTÜRÜNDE YENİ TREND: ORTAM TÜKETİM
burcu gumus (istanbul bilgi üniversitesi); eser telci (istanbul bilgi üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Ortak tüketim, özerk benlik yönetimi, yapısal eşitlik modellemesi
Ortak tüketim anlayışının tüketici davranışlarını değiştirme gücünün artmasına rağmen, özellikle Türk pazarlama yazınında bu konudaki araştırmalar oldukça azdır. Bu çalışma, tüketicilerin ürün ve hizmetlerin sahiplenilmesine ilişkin (ortak tüketim anlayışı) niyet ve tutumlarını incelemeyi amaçlamıştır. Tüketicilerin algıladıkları ekonomik, çevresel ve psikolojik faydaların bu yeni gelişen trende yönelik tutum ve eğilimlerini etkileyeceği öngörülmüş ve beklenen ilişkileri test etmek amacıyla toplam 456 tüketiciye anket uygulanmıştır. Sonuç olarak, ortak tüketime yönelik tutum ve davranışların bahsi fayda beklentilerinden güçlü şekilde etkilendiği ortaya konmuş; fakat bu sisteme duyulan güvenin öngörülen ilişkilerde bir moderatör etkisi olduğu kanıtlanamamıştır.
E- PAZARLAMA KARMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE ONLINE ALIŞVERİŞTE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ
MUSTAFA KARADENİZ (DENİZ HARP OKULU, DENİZ BİLİMLERİ VE MÜHENDİSLİĞİ ENSTİTÜSÜ); GÜZİDE ÖNCÜ EROĞLU PEKTAŞ (İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ); MEHMET YÜKSEL (DENİZ HARP OKULU, DENİZ BİLİMLERİ VE MÜHENDİSLİĞİ ENSTİTÜSÜ); AHMET D
Anahtar kelimeler: E-pazarlama, e-pazarlama karması, müşteri memnuniyeti, e-ticaret.
Bu çalışmanın temel amacı e-pazarlama karması üzerine bir literatür bilgisi sunmak ve e-pazarlama karması bileşenlerinin online alışverişte müşteri memnuniyetini ne ölçüde etkilediğini tespit etmektir. Bu kapsamda İstanbul’da ikamet eden ve öncü e-alışveriş sitelerinin müşterileri olan 295 kişiye anket uygulanmış, geçerli bulunun 275 adet anket değerlendirmeye alınmış ve sonuçlar LISREL istatistik programı ile analiz edilmiştir. E-pazarlama karması bileşenleri olarak etkinlik, işlem gerçekleştirme, gizlilik, site tasarımı ve müşteri hizmetleri değişkenlerinin müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte bu araştırmada dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi müşteri hizmetlerinin diğer değişkenlere göre baskın bir şekilde müşteri memnuniyetini etkilediğidir. Bu sonuçların akademik ve yönetimsel süreçlere olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.
Elektronik Pazaryerlerinde Hizmet Kalitesi; Emlak Pazarlaması Üzerine Bir Çalışma
Hasan GEDİK (Karatay Üniversitesi Konya/Türkiye); Mehmet ETLİOĞLU (Selçuk Üniveristesi Konya/Türkiye)
Anahtar kelimeler: e-ticaret, emlak komisyoncusu, hizmet kalitesi, elektronik hizmet kalitesi.
Günümüzde insanların kiralık ya da satılık emlak ararken başvurdukları ilk kaynak e-ticaret siteleridir. Bireysel kullanıcılar ve emlak komisyoncularına hizmet veren e-ticaret şirketlerinin, müşterilerinin beklentilerine cevap verebilmeleri, müşteri memnuniyeti ve müşteri bağlılığı sağlayabilmeleri büyük önem taşımaktadır. Çalışma, öncelikle bu sektörde faaliyet gösteren e-ticaret şirketlerinin müşterilerin e-hizmet kalite beklentilerine yönelik strateji geliştirmelerine ve emlak komisyoncularının e-hizmet kalitesi ile ilgili değerlendirmeleri açısından önem arz etmektedir. Bu araştırma, Konya’da bulunan emlak komisyoncularının en sık kullandıkları 3 e-ticaret sitesinin (sahibinden.com, hürriyetemlak.com, milliyetemlak. com) e-hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti ve müşteri bağlılığı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu çalışmanın amacı, Konya’da mevcut emlak komisyoncularının kullanmış oldukları e-ticaret siteleri ile ilgili beklenen ve algılanan hizmet kalite düzeyi ile müşteri memnuniyeti ve bağlılık niyetini ölçmektir. Bu çalışmada keşifsel ve sonuçlandırıcı araştırma yöntemleri uygulanmıştır. E-hizmet kalitesini ölçmek için en sık kullanılan E-SQUAL ölçeği ile Konya merkezde çalışan 705 emlak komisyoncusu arasından 254 emlak komisyoncusu ile anket uygulaması yapılmıştır. Bu durum bireysel kullanıcıların e-hizmet kalite beklenti ve algısı ile müşteri memnuniyeti ve müşteri bağlılığı ile ilgili tutum ve davranışlarını da yansıtacaktır. Ampirik araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların demografik özellikleri (cinsiyet, yaş grubu, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, site tercihi) ile bekledikleri e-hizmet kalitesi arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Emlak Komisyoncularının e-hizmet kalite anlayışları ile müşteri bağlılığı ve müşteri mennuniyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.
IMPACT OF SOCIAL MEDIA TOOLS ON BRAND AWARENESS AND ATTITUDE: AN EXPLORATORY STUDY
Ramazan Yavuz (Boğaziçi Üniversitesi); Prof. Ayşegül Toker (Boğaziçi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Social media, check-in, brand awareness, brand attitude, location sharing, Sosyal medya, yer bildirimi, marka bilinirliliği, marka tutumu, yer paylaşımı
Despite social media is currently transforming marketing and its impact is felt widely; its full potential and dynamics are not fully explored both by marketing practitioners and academics. One of the main challenges ahead of social media is determining the extent of its capability to help companies market and sell their products (Yadav et al., 2013). This study aims to explore and identify how social media tools, specifically location sharing, affect certain outcomes for new and unknown brands in marketing or selling products to answer the broader research question of in what ways social media contribute to place brand building. More specifically, can social media tools create brand awareness and positive attitude towards places and what properties of connections on social media, from whom these activities are originated, are more effective in influencing peers?
Mobil İnternet, Tüketici Materyalizmi ve Alışveriş Bağımlılığı: Alışveriş Motivasyonlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma
Ayşe Bengi Özçelik (İstanbul Bilgi Üniversitesi); E. Eser Telci (İstanbul Bilgi Üniversitesi); Şebnem Burnaz (İstanbul Teknik Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Mobil internet, alışveriş bağımlılığı, materyalizm
Son yıllarda teknolojinin sağladığı imkanlar sayesinde artan mobil internet kullanımı sayesinde ortaya çıkan olumlu sonuçların pazarlama yazınında sıklıkla yer almasına rağmen, bu durumun olumsuz olabilecek etkilerini araştıran çalışmaların eksikliği göze çarpmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu kullanımın tüketicileri materyalizme ve alışveriş bağımlılığına yönlendirici etkileri araştırılmış ve alışveriş motivasyonlarının düzenleyici (moderatör) etkileri incelenmiştir. 406 katılımcıdan internet üzerinden anket yöntemiyle veriler toplanmış ve aşırı mobil internet kullanımının materyalizme ve alışveriş bağımlılığına pozitif etkisi olduğu regresyon analizi sonucunda doğrulanmıştır. Bu etkinin faydacı ve hazcı alışveriş motivasyonları tarafından düzenlendiği kanıtlanmıştır. Bu çalışmanın artan mobil internet kullanımının karanlık taraflarını araştırmayı hedefleyen gelecek çalışmalar için önemli ipuçları sağladığına inanılmaktadır.
MOBİL PAZARLAMA UYGULAMALARI VE ANKARA'DAKİ KULLANICILARIN UYGULAMA İÇİ MOBİL GÖSTERİM REKLAMLARINA KARŞI TUTUMU
Fatih DOĞAN (Gazi Üniversitesi); Metehan TOLON (Gazi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Mobil Pazarlama, Mobil Reklamlar, Mobil Gösterim (Banner) Reklamlar, Reklama Yönelik Tutum
Özet Son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, birçok alanda olduğu gibi pazarlama alanının da büyümesine ve birçok yeni uygulamanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Son yılların en büyük buluşlarından olan internet ve cep telefonları, gelişen teknoloji ile aynı platformlarda kullanılabilir olmaya başlamamıştır. Bu durum mobil dünyanın etkin bir pazarlama kanalı olmasını sağlamıştır. Bu gelişmelerle birlikte ortaya çıkan mobil gösterim (banner) reklamları mobil pazarlamanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Tüketicilerin mobil gösterim (banner) reklamlarına karşı tutumlarını incelemek amacıyla Ankara'daki akıllı telefon kullanıcılarından anket yoluyla veri toplanarak bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırma ile kullanıcıların demografik özelliklerine ve akıllı telefon kullanımlarına göre uygulama içi mobil gösterim reklamlarına karşı gösterdikleri tutumlardaki farklılıklar ortaya konulmuştur.
NESNELERİN İNTERNETİ VE İŞLETMELERİN PAZARLAMA FAALİYETLERİNE ETKİLERİ
Doç. Dr. M. Nedim BAYUK (Harran Üniversitesi); Arş. Gör. Abdullah ÖZ (Harran Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Nesnelerin İnterneti, IoT, Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, Endüstri 4.0
Tüm nesnelerin ve cihazların sensörler ve bioçipler ile internet kullanılarak birbirine bağlanmasını ifade eden “nesnelerin internet”i (IoT) yeni çağın belki de en büyük teknoloji devrimi olarak kabul edilmektedir. Endüstriyel üretimin (Endüstri 4.0) ve internet alt yapısının (Web 4.0) en gelişmiş versiyonunu ifade eden IoT bugün ev otomasyonu, sağlık, tarım, imalat, bankacılık, enerji, ulaşım vb. birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır. Yakın bir gelecekte ise IoT’nin insanların hayatlarının tam merkezine yerleşmesi; böylece hem tüketiciyi ve tüketici beklentilerini hem de işletmeleri ve işletmelerin pazarlama faaliyetlerini derinden etkilemesi, ayrıca hayal dahi edilemeyen büyük değişimlerin aktörü olması beklenmektedir. Örneğin, IoT ile artık tüketicilerden elde edilecek gerçek zamanlı veriler işletmelerce anında işlenip kişiselleştirilmiş ürün teklifleri ve çözümleri yapılabilecektir. Bu çalışmanın amacı “nesnelerin interneti”nin işletmelerin pazarlama faaliyetlerini nasıl ve ne derece etkileyeceğini kapsamlı bir şekilde irdelemektir.
Ticari Müşterilerin Mobil Bankacılık Adaptasyonları Üzerine Bir Araştırma
Öğr. Gör. Dr. Murat BURUCUOĞLU (Ondokuz Mayıs Üniversitesi); Yrd. Doç. Dr. Evrim ERDOĞAN (Ondokuz Mayıs Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Mobil Bankacılık, Ticari Müşteri, Mobil Bankacılık Adaptasyonu, Mobil Güven, Algılanan Kullanışlılık, Algılanan Risk
Genişletilmiş Özet

Hizmet Pazarlaması (2)

ANALYSIS OF BIG DATA ON TWITTER FOR AN AIRLINE COMPANY
Bengü Sevil Oflaç (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Dursine Melis Özdemir (İzmir Ekonomi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Big Data, airlines, sentiment analysis, service failures
Big data derived through social media allows companies to detect and address common customer complaints by collecting and analyzing numerous posts and tweets over a period of time. The aims of the study are to set as understanding customer voice based performance and service failures via exploration of process based tweets, conducting Sentiment Analysis and generating strategies for customer service. With this regard, this study attempts to understand customer voice in Twitter, and additionally, shed light on the positive and negative aspects of services provided by Pegasus airlines company.
HİZMET HATALARININ TELAFİ EDİLMESİNE YÖNELİK ÇÖZÜMLERİN TÜKETİCİLERİN SATIN ALMA SONRASI TUTUMLARINA ETKİSİ: DÜZENLEYİCİ ODAK TEORİSİ YAKLAŞIMI
Arş. Gör. Ayşe Bengi Özçelik (İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi); Arş. Gör. Bayram Arslanoğlu (İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü); Doç. Dr. Elif Karaosmanoğlu (İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi)
Anahtar kelimeler: Hizmet hatası, düzenleyici odak teorisi, markaya karşı tutum, yeniden satın alma niyeti
Bu çalışma, internet ortamında karşılaşılan hizmet hataları sonrasında tüketicilerin tutum ve niyetlerinin nasıl etkilendiğini, Düzenleyici Odak Teorisi ışığında ölçmeyi amaçlamaktadır. Öncelikle, işletmelerin hizmet hatasına karşı sunduğu telafi önerileri (özür ve indirim) ile tüketicilerin düzenleyici odağı (kazanım ve korunma) arasındaki ilişki 2X2 deneysel serim tasarımı ile ölçülecek; daha sonra ek olarak önceki satın alma deneyimi (deneyimli alıcı ve deneyimsiz alıcı) etkileşime sokularak 2X2X2 şeklinde deney tasarımı gerçekleştirilecektir. Araştırmanın sonucunda, kazanım odaklı kişilerin indirime, korunma odaklı kişilerin ise özüre daha pozitif tutum ve yeniden satın alma niyeti göstermesi ve bu ilişkilerin önceki satın alma deneyiminin varlığı ile güçlenmesi beklenmektedir.

Satış ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (1)

Mobil Müşteri İlişkileri Yönetimine İlişkin 2005-2016 Yılları Arasında Yayınlanmış Makalelerin İçerik Analizi İle İncelenmesi
Zehra BOZBAY (İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Anabilim Dalı Öğtetim Üyesi, Doç.Dr); Bahman HUSEYNLİ (İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Pazarlama Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi)
Anahtar kelimeler: Mobil müşteri ilişkileri yönetimi (m-MİY), elektronik müşteri ilişkileri yönetimi (e-MİY), müşteri ilişkileri yönetimi (MİY), içerik analizi.
Bu çalışmada, mobil müşteri ilişkileri yönetimine (m-MİY) ilişkin uluslararası akademik dergilerde 2005-2016 yılları arasında yayınlanmış makaleler içerik analizi ile detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın amacı, m-MİY’e ilişkin son yıllarda yapılmış uluslararası akademik çalışmalardan yola çıkarak bu alanda teorik değişim ve gelişimin ortaya konmasıdır. Çalışmada toplam 20 adet makale ele alınmıştır. Söz konusu makaleler, yıllara göre yayınlanan makale sayıları, makalelerin yazar sayıları, makalelerin ülkelere göre dağılımı, makalelerin yayınlandığı dergi, makalede incelenen sektör, araştırmanın türü, veri toplama yöntemi, araştırmada kullanılan istatiksel yöntemler ve araştırmanın bulguları itibariyle incelenmiştir.

Sosyal Pazarlama (3)

Bağış Amaçlı Online Ürün Satın Alma: Bağış Motivasyonları ve Online Satın Alma Unsurlarının Satın Alma Niyeti Üzerindeki Rolü
Behçet Yalın Özkara (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi); Muhammet Ali Tiltay (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Kar amaçsız örgütler, online satın alma, satın alma unsurları, bağış motivasyonları, satın alma niyeti
Kar amaçsız örgütler finansal kaynak sağlamak amacıyla online alışveriş siteleri aracılığıyla ürün ve hizmet sunmaktadırlar. Bu ürün ve hizmetleri satın alan tüketiciler hem bağışta bulunmakta hem de gereksinimlerini karşılamaktadırlar. Bu çalışmada bağış motivasyonlarının ve online satın alma unsurlarının satın alma niyeti üzerindeki rolü incelenmiştir. Lösemili Çocuklar Vakfı’nın online mağazası lsvdukkan.com örnek alınarak yapılan çalışmada online satın alma unsurlarının (güven, kullanışlılık, interaktiflik) ve özgecilik motivasyonunun satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçları kar amaçsız örgütlerin online mağazalarının etkili satış stratejilerinin oluşturulmasında katkı sağlayabilecektir.
Online Technologies in Social Marketing
Aysu Göçer (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Ceren Altuntaş Vural (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Social Marketing, Social Media, Philanthropy
In a need to search opportunities to better serve and satisfy their customers, practitioners and academics have become increasingly interested and excited on the potential of digital technologies to improve customer engagement and build long-term customer relationships. Their business focus has shifted remarkably to understand and improve their use of digital technologies to manage the markets in a better way (Sashi, 2012). Digital technologies do not offer fruitful opportunities for conventional marketing though. Practitioners recognized that performing social marketing activities through social media sites would provide a very effective platform to reach higher number of people and increase engagement in such tasks, and started to organize charity campaigns through social media sites. However, this increasing interest by the practitioners did not take sufficient attention by the academy; research on integrating digital technologies and social marketing programs is scarce. There are rare studies available in health communication which focuses on social marketers to incorporate online technologies to their social marketing plans (Thackeray et al., 2008; Thackeray et al., 2008). This study addresses this research gap, and investigates technology acceptance in social marketing activities. The aim is to outline the relationship between technology acceptance dimensions and people’s involvement in philanthropic activities through online sites. In this respect, the unit of analysis is not the consumer or the customer, but people that are engaged in philanthropic activities instead.
Türkiye’de Kar Amaçsız Örgütlerde Pazarlama Çalışmaları (1999 – 2015): Merkez-Çevre İlişkisi Bağlamında Mevcut Durum ve Yönelimler
Ömer Torlak (Rekabet Kurumu); Muhammet Ali Tiltay (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi); Mahmut Sami İşlek (Anadolu Üniversitesi); Ufuk Ay (KTO Karatay Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Pazarlama, kar amaçsız örgütler, literatür incelemesi, merkez-çevre teorisi
Bu çalışmada Türkçe literatürde kar amaçsız örgütlerle ilgili yapılan çalışmaların bir değerlendirilmesi yapılmıştır. 1999 ile 2015 yılları arasında Türkçe literatürde kar amaçsız örgütleri konu alan kitaplar, makaleler, bildiriler ile yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelendiği çalışmada mevcut durum ve yönelimler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kar amaçsız örgütlerle ilgili yapılan çalışmalarda hangi konuların ağırlıklı olarak ele alındığı sınıflandırılmıştır. Çevrimiçi ve basılı kaynakların taranmasıyla ulaşılan yayınların her biri ele aldığı konu bağlamında temel ve alt kategorilere ayrılmıştır. Merkez-çevre teorisi bağlamında incelenen çalışmaların Kuzey Amerika ve Batı Avrupa literatüründen ne ölçüde etkilendiği de ortaya konulmaya çalışılmıştır. Saptanabildiği kadarıyla bu çalışma 1999-2015 yılları arasında Türkçe literatürde kar amaçsız örgütlerle ilgili yapılan araştırmaları değerlendiren ilk çalışmadır.

Pazarlama ve Güncel Uygulamalar (7)

Dijital Pazarlamada Geleceğin Yöntemi Olarak Sanal Giyinme Kabinlerinin Yaygınlaşması
Alparslan Özmen (Afyon Kocatepe Üniversitesi); Ahmet Alp Eken (Afyon Kocatepe Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, Sanal Giyinme Kabinleri
Sosyal medya günümüz insanının günlük yaşantısına girmiş ve her geçen gün daha fazla kişinin kullandığı bir araçlar bütünüdür. Sosyal medya pazarlaması ise, tüketiciyi ön plana alan ve karşılıklı konuşma, dinleme ve harekete geçme anlayışlarına dayanan bir yapıdadır. Dolayısıyla tüketiciler sosyal medyadaki firmalar tarafından oluşturulmuş içeriklerden satın alma noktasında etkilenmektedir. Bu anlamda tüketiciler sadece geleneksel medya araçlarını değil, artan şekilde internet ve mobil iletişim araçlarını da kullanmaktadırlar. Bu sayede çeşitli mobil cihazlar aracılığıyla internete bağlanmakta, çeşitli ürünleri ve markaları sipariş etme, gazete ve kitap okuma gibi birçok aktiviteyi gerçekleştirebilmektedir. İletişim araçlarındaki hızlı gelişmeler medyalarında farklılaşmasına yol açmış ve bu medyaya "yeni medya" adı verilmiştir. Geleneksel medya haricinde online medya, offline medya, sosyal medya ve interaktif medya olarak farklı biçimlerde sınıflandırılmıştır. Yeni medyayı geleneksel medyadan ayıran başlıca özellik, içeriğin dijitalleşmesi ve gerçek anlamlı değişimine izin vermesidir (Fırlar, 2010:48). Yeni medyanın geleneksel medyadan ayrıldığı bir diğer nokta ise, kişilere sadece farklı kanallardan bilgiye ulaşma olanağı sunmamakta aynı zamanda kişileri bilgiye ulaştıkları ortamda sosyal ağlar ile birbirine bağlamasıdır (Polat, 2009:32) Bu arada günümüzde yeni teknolojilerin medya olarak kullanımı söz konusudur. Özellikle bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ve küresel bilgi ağlarının ortaya çıkışı çok önemlidir. Bu yeni araçlarda kullanıcılar tanımlanabilmekte, ölçülebilme olanakları ile de önemli bir yere sahip olmaktadır (Sever, 2000:229).Yeni medya, bilginin üretilmesinde, dağıtılmasında ve kullanılmasında bir takım değişiklikler yaparak dijital, interaktif, hiper-metinsel, ağ yapılı, sanal ve simülasyon olma gibi özellikleri bulunmaktadır (Lister vd., 2009:13). Bu çalışmanın amacı, online giyim sitelerindeki en büyük eksikliklerden biri olan ürünlerin müşteriler tarafından denenmemesidir. Bu amaçla geliştirilen sanal giyinme kabinlerinin gelecekte yaygınlaştırılması gerekmektedir. Amacımız sanal giyinme kabinlerinin gelecekte yaygınlaşmasını sağlamaktır.
Perakendecilerin Değişen Perakendecilik ve Müşteri Algısına Yönelik Bir Araştırma
Gülmüş Börühan (Yaşar Üniversitesi); Işık Özge Yumurtacı Hüseyinoğlu (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Pervin Ersoy (Yaşar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: perakendeci, perakendecilik, müşteri algısı, güncel uygulamalar, e-ticaret
Teknolojinin gelişmesi, internet kullanımının artışı, tüketicilerin web tabanlı uygulamalar ile ürün ve hizmetlere kişisel bilgisayar, mobil telefon, tablet vb. birçok yeni kanaldan ulaşma imkânının olması tüketicilerin satın alma davranışlarını ve perakendeciliğin yapısını değiştirmiştir. Yıllara göre artan e-ticaret rakamları, perakendecilik sektöründeki firmaların iş modellerini de değiştirmelerine neden olmuştur. Yoğun rekabet koşullarında perakendeciler sadece fiziksel mağazalarıyla değil çevrimiçi mağaza ve özel alışveriş siteleri aracılığıyla da dağıtım kanallarını yönetmektedirler. Günümüz perakendecileri, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını çok hızlı bir şekilde karşılamanın yanı sıra, müşteri algılarını da ölçmeli ve müşteri mutluluğunu temel alan stratejiler üzerine yoğunlaşmalıdırlar. Bu araştırma, literatürde yoğunlukla müşteri algı ve beklentileri üzerine gerçekleştirilmiş çalışmalardan farklı olarak, perakendecilerin e-ticaret hakkındaki tecrübe ve algıları ile değişen müşteri profilini nasıl yorumladıklarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, uzun zamandan beri perakende sektöründe çalışan tecrübeli yöneticilerle odak grup yöntemi kullanılarak bulgular elde edilmiştir.
Sosyal Medyanın Tüketici Satın Alma Karar Sürecinin Demografik ve Sosyo-Ekonomik Özellikler Açısından İncelenmesi
Nurcan YÜCEL (Fırat Üniversitesi); Lokman KIZKAPAN (Fıra Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Pazarlaması, Tüketici, Tüketici Davranışı, Karar Süreci.
Sosyal medya, tüketiciler ve işletmelere çeşitli avantajlar sağlaması nedeniyle pazarlama araştırmacıları tarafından ilgi çeken bir mecra hâlini almıştır. Bu doğrultuda araştırmada, sosyal medyanın tüketicinin satın alma karar sürecini değerlendirmelerinde demografik özellikleri açısından etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu sebeple, 700 kişi üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Araştırma örneklemi; Elazığ Belediyesi hizmet sınırları içine giren 37 mahallede ikamet eden, yaşları 18 ve üzeri olan bireylerden oluşmuştur. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde; sosyal medya pazarlaması ve sosyal medyanın tüketici satın alma karar sürecine etkisi ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise; bireylerin sosyal medyanın tüketici satın alma karar sürecine ilişkin demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklılık düzeyini incelemek için Elazığ ili üzerine bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; demografik özelliklerden cinsiyet, meslek grupları, değişkenlerinde farklılık olmadığı, yaş, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, günlük sosyal medya kullanım süresi, günlük internet kullanım süresi değişkenlerinde farklılık olduğu belirlenmiştir.
Televizyon Reklamlarında Dış Ses Etkisinin Optik Beyin Görüntüleme Yöntemiyle Değerlendirilmesi
Yener Girişken (Kemerburgaz Üniversitesi); Tuna Çakar (Acıbadem Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Optik beyin görüntüleme (fNIRS), Reklam Filmi, Dış Ses, Objektif Ölçüm
Reklam filmlerinin etkisinin artırmak amacıyla son dönemde dış ses daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Bu kullanımdaki temel amaç izleyicilerin dikkatini çekecek bir unsur yaratmaktır. Bu çalışmada toplam 158 katılımcı Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara ait 12 dış ses içeren reklam filmi izlemişlerdir. Aynı zamanda optik beyin görüntüleme ölçümü alınmıştır. Yapılan çalışmanın sonuçları katılımcılarda dış ses nedeniyle dikkat seviyesinde azalma görülebileceğine işaret etmektedir. Temel çıkarım dış ses kullanımının beklenilenin aksine olumlu bir etkiye sahip olmayabileceği yönündedir. İlgili literatür çerçevesinde değerlendirildiğinde ampirik bulguların işaret ettiği ön beyin bölgesindeki aktivasyon azalmasının insanların ilgi/dikkat seviyesindeki düşüşlerle ilişkilendirilebileceği yönündedir. Buradan hareketle, reklamlarda dış ses kullanımının teste tabii tutulmak markaların pazarlama iletişimine katkı sağlayabilecektir.
THE EFFECT OF CONSUMERS PURCHASING BEHAVIOR ON POST-PURCHASE BEHAVIOR IN BLOG SITES
Duygu FIRAT (Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü); Şenol HACIEFENDİOĞLU (Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü)
Anahtar kelimeler: Blog Sites, Consumer, Purchasing, Social Media
In recent years, with the increasing usage of internet and social media consumers have begun to benefit from these conditions as other factors in their purchasing behavior process. At this point, sharing’s on blog sites have become even more important for consumers. Therefore, in this study the effect of consumers purchasing behavior on post-purchasing behavior in blog sites were investigated. To realize the objective of study face to face survey was used to 392 users of blog sites. Correlation analysis was used to identify the relations between the variables of the study. On the other hand, the multiple regression analysis was used to reveal the effect of consumers purchasing behavior on post-purchasing behavior in blog sites. According to result of study, it revealed that in blog sites emerging of need, information search, determination and evaluation of alternatives and purchasing behavior variables were affected consumers post-purchasing behavior.
Tüketici Satın Alma Sürecinde Çevrimiçi Tüketici Görüşlerinin Rolü
Emel Kurşunluoğlu Yarımoğlu (Yaşar Üniversitesi); Eda Yaşa Özeltürkay (Çağ Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Çevrimiçi tüketici görüşleri, Elektronik ağızdan ağıza pazarlama, Etkiler hiyerarşisi, AIDMSAS modeli
Bu çalışmada, elektronik ağızdan ağıza iletişimin bir türü olan çevrimiçi tüketici görüşlerinin satın alma sürecindeki rolü incelenmiştir. Çalışmanın amacı; çevrimiçi tüketici görüşlerinin satın alma kararında etkili olup olmadığını ölçmektir. Bu amaç doğrultusunda; ilk olarak İzmir ve Adana illerinde 7’şer katılımcıdan oluşan odak grup çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra, nicel yöntemlerden yüz yüze anket tekniği kullanılarak araştırmanın örneklemini oluşturan üniversite öğrencilerinden kolayda örnekleme yöntemiyle veri toplanmıştır. Örneklem büyüklüğü 424 kişidir. Çevrimiçi tüketici görüşlerinin satın alma sürecine etkisi, bir etkiler hiyerarşisi modeli olan 21 değişkenli AIDMSAS modeli ile ölçülmüştür. Modelden dört boyut elde edilmiş ve bunlardan üçünün tüketici satın alma sürecini etkilediği tespit edilmiştir.
Tüketimde Alternatif Bir Yaklaşım Olarak Paylaşım Ekonomisi: Ortak Kullanım Ağlarının İçerik Analizi İle İncelenmesi
Mehmet MARANGOZ (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Funda BAYRAKDAROĞLU (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Ali Emre AYDIN (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Paylaşım, Ortak Kullanım, Sosyal Ağlar, Web Siteleri, İçerik Analizi
Paylaşım ekonomisi ve ilgili uygulamalar gittikçe artmakta, insanlar evlerini, araçlarını, eşyalarını, yeteneklerini ve zamanlarını birbirleriyle paylaşmaktadır (Çabuk, 2015). John (2013) yeni küresel paylaşım ekonomisinin bir parçası olarak tasarlanmış ve modern iletişim teknolojileri ile çok yakın ilişki içerisinde olan ortak kullanım hareketinin dünyada her geçen gün daha fazla dikkat çektiğini ifade etmektedir. Bu hareket, sosyal ağlar ile birlikte gelişmektedir. Oldukça yaygın bir şekilde kullanılan, duygu ve düşüncelerin takas edildiği sosyal medya sitelerinin dışında, kullanıcılar arasında çeşitli mal ve hizmetlerin parayla veya para dışı başka araçlarla takas edilmesi veya kiralanması amacıyla oluşturulan sosyal ağlar söz konusudur. Bu sosyal ağlar, malların edinilmesinde ve alışverişte değişimler yaratma potansiyeline sahiptir (Tosuner, 2012). Bu kapsamda ortaya çıkan ve tüm dünyada kullanıcı sayısı gittikçe artan oluşumlar ve web siteleri mevcuttur. Bu bağlamda çalışmanın amacı ortak kullanım ağlarının yapısını ve üretilen içeriği incelemek, değişim sürecindeki unsurları değerlendirmektir. Bu sayede paylaşım ekonomisinin işleyişi ve gelişmesinde bu web sitelerinin oynadığı rol tartışılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre web siteleri, paylaşım ekonomisi kapsamında değişim işleminin gerçekleştiği bir pazar yeri niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte değişim işlemine konu olan unsurlar alt sistemlerden farklılık göstermektedir. Web siteleri, genel itibariyle süreçlerin işleyişi için yeterli olsalar da iyileştirmeye açık olan konuların çokluğu dikkat çekmiştir. Paylaşım ekonomisinin kapsamının anlaşılarak ortak kullanım ağları üzerinde gerçekleştirilecek çalışmalar, hareketin yaygınlaşması, daha fazla kullanıcının aktif değişime katılması ve sürdürülebilirlik açısından oldukça önemlidir.

Doktora Kolokyumu (5)

DİJİTAL KORSANLIKTA PLANLI DAVRANIŞ TEORİSİ VE ETİK KAVRAMININ ETKİSİ
Mehmet Ozan KARAHAN (UŞAK Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici, Dijital Korsanlık, Planlı Davranış Teorisi, Etik
Teknolojiye dayalı uygulamaların gelişmesi ve artması sonucu ekonomik ve sosyal alanda birçok yönden fayda sağlayan ürünler tüketicilerin kullanımına sunulmaktadır. İletişim, eğlence, eğitim ya da diğer alanlardaki dijital uygulamalar günümüz ekonomisinin temelini oluşturmaktadır. Buna karşın; bilişim dünyasının gelişmesi ile birlikte “Dijital Korsanlık” olarak adlandırılan; telif hakkına sahip yazılımların ya da dijital ürün olarak adlandırılan çeşitli formattaki yazılımların, müzik ve ses dosyalarının, filmlerin, oyunların izinsiz olarak indirilip, kullanılması, paylaşılması ve dağıtılması günümüzde önemli bir sorun haline gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de farklı tür ve formattaki dijital ürün kullanıcılarının (yazılım, müzik, sinema, oyun, e-kitap v.b.), dijital korsanlıkla ilgili davranışlarına etki eden faktörlerin planlı davranış teorisi ve etik modellerden çerçevesinde incelenmesidir. Araştırmanın uygulama alanını aktif bilgisayar kullanıcıları oluştururken; araştırma modeli ve hipotezleri yapısal eşitlik modeli ile test edilecektir. Çalışmanın sonucunda; deontolojik ve teleolojik etiksel yaklaşımların, planlı davranış teorisin unsurları ile uyumlu olduğunu ve hipotezlerin çoğunun kabul edileceğini öngörmekteyiz.
ETNİK RESTORAN, MUTFAK VE ÜLKE İMAJININ ÜLKEYİ ZİYARET ETME NİYETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: TÜRK RESTORANLARI ÖRNEĞİ
Bülent Aydın (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Ülke İmajı, Etnik Restoran ve Mutfak İmajı, Türk Restoranı, Türk Mutfağı, Ülkeyi Ziyaret Etme Niyeti.
ETNİK RESTORAN, MUTFAK VE ÜLKE İMAJININ ÜLKEYİ ZİYARET ETME NİYETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: TÜRK RESTORANLARI ÖRNEĞİ Anahtar kelimeler: Ülke İmajı, Etnik Restoran ve Mutfak İmajı, Türk Restoranı, Türk Mutfağı, Ülkeyi Ziyaret Etme Niyeti. Doktora Tez Aşaması: Araştırma tasarımı aşamasında bulunulmaktadır.
Kuşakların Tüketici Değerleri ile Satın Alma Tarzları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Metropol Şehirlerde Araştırma
Ömür ÖZKUK (Dumlupınar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici tipleri envanteri, satın alma tarzları, kişisel değerler, kuşaklar
Tüketicilerin içinde bulundukları kuşaklara göre satın alma tarzlarında farklılıklar vardır. Kuşakların kendilerine has özellikleri tüketicilerin kişisel değerlerine yön vererek kuşak özelliklerine göre kişisel değerler oluşturur. Bu doğrultuda her kuşaktaki tüketicilerin kişisel değerlerinin farklı olmasına bağlı olarak satın alma tarzlarında farklılık ortaya çıkmıştır. Günümüzde orta ve üst yaş grubunu oluşturan X kuşağının, Y ve Z kuşağına göre daha fazla ekonomik güce sahip olması, pazarlamacıların bu yaş grubunu da önemsemelerine neden olmaktadır. Genç nüfusun gelir düzeyinin X kuşağı kadar olmaması, pazarlamacıların X kuşağından ve onların kullandığı mecralardan kısa ve orta vadede vazgeçemeyeceklerini göstermektedir. Onların yerini Y kuşağı alana kadar teknoloji, alışveriş vb. birçok alanda X kuşağının niteliklerinin ve tercihlerinin de gözetilmesi gerekli hale gelmiştir. Tüketici olarak bakıldığında Sessiz Kuşak mensuplarının bugün harcama stilleri tasarruflu, her zaman biriktiren ve nakit ödeme alışkanlığına sahip bir kuşak olmaları savaş ve yoksulluk görme gibi deneyimlerle ilişkilendirilebilir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, farklı kuşaklardaki tüketicilerin kişisel değerlerini ve tüketicilerin bulundukları kuşakların satın alma tarzları boyutlarını belirleyerek, kuşakların tüketici değerlerinin satın alma tarzlarını nasıl etkilediğini tespit etmesi ve kişisel değerler ile satın alma tarzları arasındaki ilişkinin her kuşak türünde farklılık olup olmadığını belirlemek hedeflenmektedir. Bu hedefler doğrultusunda çalışmanın amacı üç boyutta ele alınacaktır. İlki her kuşak türünün kişisel değerlerini belirlemektir. İkincisi her kuşak türünün satın alma tarzını etkileyen faktörleri belirlemektir. Son olarak da önce kuşakların kişisel değerlerin satın alma tarzları üzerine etkisi incelenecektir. Ayrıca bulgulara ilişkin teorik ve uygulamayla ilgili değerlendirmelerin de yapılması hedeflenmektedir.
MARKA-ÜNLÜ UYUMUNUN REKLAM ETKİNLİĞİNDE İÇSELLEŞTİRME VE ÖZDEŞLEŞMENİN ROLÜ
Semra Doğan Çifci (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: reklamlarda ünlü kullanımı, marka-ünlü uyumu, içselleştirme, özdeşleşme
Doktora Tez Önerisi henüz verilmiş olup ilgili çalışmada marka-ünlü arasındaki algılanan uyumun reklam etkinliğinde (satın alma niyeti, markaya karşı tutum ve reklama karşı tutum) ünlü kişi ile özdeşleşme ve ünlü kişiyi içselleştirmenin düzenleyici rolü sınanacaktır. Kolokyumda paylaşılmak üzere hazırlanan özet formu ekli dosyadadır.
ULUSLARARASI PAZAR BÖLÜMLENDİRME ve KONUMLANDIRMA STRATEJİLERİNİN İHRACAT PERFORMANSINA ETKİSİ: TÜRK İHRACATÇILARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
adnan kara (marmara üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Uluslarlarası Pazar Bölümlendirme, Jenerik Konumlandırma Stratejileri, İhracat Pazarlama Performansı
Araştırmanın amacı, ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda bölümlendirme temellerinin kullanımını, konumlandırma stratejilerinin belirlenmesini ve bunların bir bütün içinde ve ayrı şekilde ihracat pazarlama performansına etkilerini ölçmektir.

Dağıtım Kanalları ve Lojistik Yönetimi (4)

Bütüncül Kanal Stratejisinin İncelenmesi: Gıda Perakendecisinden Bulgular
Işık Özge Yumurtacı Hüseyinoğlu (Izmir University of Economics)
Anahtar kelimeler: kanal bütünleşmesi, kanal stratejisi, dijital kanal, bütüncül kanal, perakendeci
Perakende sektörü ülkemizde ve dünyada oldukça hızlı gelişen sektörler arasında yer almaktadır. Perakende sektörünü oldukça dinamik kılan en önemli unsurlardan biri tüketicilerin beklenti ve ihtiyaçlarının sürekli olarak değişmesi ve artmasıdır. Teknolojideki gelişmelerle artan ve ucuzlayan bilgiye erişim, perakende sektöründe başta perakendeciler olmak üzere bütün sektörü etkilemektedir. Perakendeciler, son kullanıcılara daha iyi hizmet vererek müşteri sadakatini artırmayı ve yeni müşteriler kazanmayı böylece pazar paylarını güçlendirmeyi hedeflemektedirler. Günümüzde tüketiciler perakendecilere birçok kanal ve temas noktası kullanarak ulaşmakta ve kesintisiz alışveriş tecrübesi yaşatmak istemektedirler. Bütün bu gelişmelere bağlı olarak son yıllarda bütüncül kanal (omni-channel) stratejisi ortaya çıkmış ve perakendeciler arasında rekabetçi avantaj sağlamak için önemli bir konuma gelmiştir. Ancak, bütüncül kanal stratejisinin perakendeciler tarafından nasıl uygulandığını inceleyen araştırmalar oldukça azdır. Araştırma temel olarak perakende sektöründe bütüncül kanal yönetiminin nasıl uygulandığını ortaya çıkarmaryı hedeflemektedir. Bu bağlamda, alanında öncül olarak faaliyet gösteren bir gıda perakendecisi bünyesinde odak grup yöntemi kullanarak bulgular elde edilmiştir.
EXPLORING THE ALINGNMENT BETWEEN THE NEW SERVICE DEVELOPMENT AND SERVICE-DOMINANT LOGIC: A GROUNDED THEORY STUDY OF LOGISTICS SERVICE PROVIDERS’ PERSPECTIVE
Araş. Gör. Ebru SÜRÜCÜ (Dokuz Eylül Üniversitesi - Denizcilik Fakültesi); Doç.Dr. Gül DENKTAŞ ŞAKAR (Dokuz Eylül Üniversitesi - Denizcilik Fakültesi)
Anahtar kelimeler: New Service Development, Service-Dominant Logic, Value Co-creation, Grounded Theory, Logistics Services
The literature is relatively sparse on identifying the nexus between new service development (NSD) processes and value co-creation concepts through the lens of service-dominant logic (SDL). The aim of this paper is to conceptualize new service development processes and influencers of logistics service providers (LSPs) by integrating the main determinants of SDL approach in marketing with value co-creation perspective. A grounded theory study of LSPs’ NSD processes and value co-creation attributes and resources was employed. The originality of the research lies on the investigation of the unexplored research field of NSD from the perspective of service dominant logic (SDL) and value co-creation theories through the use of grounded theory approach. The study presents an emergent framework for exploring the alignment between firm-related value co-creation attributes and dyadic value co-creation attributes in NSD processes. The study concludes with findings of the study as well as the limitations of the study and directions for future research.
Impacts of Gamification on Logistics and Supply Chain Education: Chip Supply Case Study
Erhan Demirbaş (Dokuz Eylül University); Asst. Prof. Dr. Gamze ARABELEN (Dokuz Eylül University)
Anahtar kelimeler: Gamification, Gamification in Education, Logistics and Supply Chain Management, Game Elements, Motivation and Engagement
Gamification can be defined as a concept refers to the use of game elements into non-game contexts with the aim of increasing user experience and engagement. While gamification is progressing in many areas also; its applications in education is still becoming important since it creates an alternative atmosphere to engage and motive students during the learning process. Especially in recent years, because of the changing patterns, teaching logistics and supply chain management needs much more learner’s attractiveness and engagement regarding the complexity and multiple dimensions in supply chains. Although supply chain and logistics become complicated, the basis of most logistics and supply chain education remains the use of the lecturing. At this point, gamification can be seen as concept that meets those needs. The purpose of this study is to present which impacts concept of gamification reveals on logistics and supply chain management. To better understand its impacts, a review of existing literature is presented on the subject as well as a case study on an application of gamification in the higher education setting. Case study is conducted by a group of students to a hands-on implementation through physical applications of game elements in the classroom environment. To support the findings and get the feedbacks, surveys are conducted.
Sanal Market Alışverişi Niyetinin Sürekliliğini Etkileyen Unsurlar ve Bir Model Önerisi
Tutku Eker İşcioğlu (Piri Reis Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sanal market alışverişi, hızlı tüketim malları, dürtüsel satın alma, sürekli ilgilenim, güven.
Dijital dağıtım kanalları, bir başka deyişle e-perakendeciler, tüketicilerin kitap, giyim, aksesuar, elektronik eşya gibi ürün gruplarında artık sürekli tercih ettikleri platformlardır. Ne var ki, hızlı tüketim mallarının sanal marketler üzerinden tercih edilme oranının daha yavaş artış gösterdiği, hatta sanal market alışverişi niyetinin belli bir süreklilik arz etmediği görülmektedir. Algılanan fiziksel çaba, algılanan zaman darlığı, market alışverişinden duyulan keyif, algılanan sanal market riski, algılanan sistem karışıklığı, alım sonrası memnuniyet ve sanal market alışverişi tutumu, sürekliliği etkileyen unsurlar olarak daha önceki araştırmalarda test edilmiştir. Bu çalışmada, sanal market alışverişi niyetinin sürekliliğini etkileyecek yeni kavramlar tespit edilerek daha açıklayıcı bir model önerilmesi amaçlanmıştır. 38 katılımcı ile gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlar sonucunda elde edilen bulgular, dürtüsel satın alma, sürekli ilgilenim ve e-perakendeciye duyulan güven unsurlarının da sürekliliği etkileyebileceğini göstermiştir. Önerilen model bu araştırmada test edilmese de, çalışmanın bulguları e-perakendecilerin pazarlama kararlarına yön verecek niteliktedir.

Pazarlama İletişimi (4)

Konut Markaları Pazarlama İletişiminde Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?: Bir İçerik Analizi
Meltem Öztürk (Pamukkale Üniversitesi); T.Perçin Batum (Anadolu Üniversitesi); Figen Ersoy (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Konut Pazarlaması, Konut Markaları, Sosyal Medya, Pazarlama İletişimi, İçerik Analizi
Güçlü markalar satın alıcılara ürünleri tanımlama ve yerleştirme için kolayca yardım etmektedir. Markalama daha etkili bir pazara çıkış sağlar çünkü iyi bir marka belli bir kalite seviyesinin sözünü verdiği için gereken zaman miktarını ve algılanan satın alma riskini azaltmaktadır. Güçlü bir marka ayrıca marka sadakatini teşvik etme yeteneğine sahiptir. Son yıllarda gayrimenkul markalamasında eşsiz ve çekici gayrimenkul yatırımlarının yenilikçiliği ve yaratıcılığında bir artış yaşanmaktadır. Pazarda farklılaştırılan ürün ve hizmetlerle işbirliği yapan duygusal özelliklerin yanı sıra markalama güncel ve önemli bir konu haline gelmiştir. Gayrimenkul markasının, marka sadakatine sahip olması önemli bir avantajdır. Bunu aktarmanın en iyi yollarından birisi de günümüz koşullarında sosyal medya araçlarını zamanında ve etkin kullanarak bir marka imajını oluşturmak ve yürütmektir. Bu çalışmada çeşitli özelliklere göre Türkiye’de ilk sıralarda yer alan büyük konut markalarının sosyal medya araçları pazarlama iletişimi (tutundurma) yöntemleri açısından içerik analizi yöntemiyle incelenmektedir. Araştırma sonucunda, ilk sıralarda yer alan konut markalarının benzer kriterleri kullandığı, farklılaşma konusunda etkin pazarlama temelli sosyal medya uzmanlığına ihtiyaç duydukları görülmüştür. Ayrıca, bulgular ışığında konut markalarına çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.
MOBİL REKLAM DEĞERİ VE AKIŞ DENEYİMİNİN MOBİL REKLAMLARI KABULLENME ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
Banu KÜLTER DEMİRGÜNEŞ (Ahi Evran Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü, KIRŞEHİR.); Mutlu Yüksel AVCILAR (Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü, Osmaniye.)
Anahtar kelimeler: Mobil Reklamcılık, Algılanan Reklam Değeri, Akış Deneyimi, Mobil Reklamı Kabullenme
İletişim teknolojisindeki gelişmeler, işletmelere ürün ve hizmetlerin tutundurulmasında yeni fırsatlar sunmaktadır. Mobil reklamcılık bu fırsatlardan birisidir. Akıllı telefonların yaygınlaşması ile birlikte mobil reklamların kullanım alanları da artmıştır. Mobil reklamcılığın etkin bir şekilde kullanılabilmesi için hedef müşterilerin, reklamı kabullenme durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada akıllı telefon kullanıcılarının, MMS ve SMS türündeki mobil reklamları kabullenme durumları, reklamdan algılanan değer ve akış deneyimi kapsamında değerlendirilmektedir. Buna göre mobil reklam mesajlarının içeriği ile ilgili özellikler, reklamdan algılanan değer, akış deneyimi ve mobil reklamı kabullenme arasındaki ilişkileri gösteren bir model sunulmaktadır. Çalışmada anket formu ile elde edilen veriler, Kısmı En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (Partial Least Square-Path Modelling/PLS-SEM) Yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre reklamdan algılanan değer ve akış deneyimi, mobil reklamı kabullenmeyi olumlu yönde etkilemektedir. Reklamın içerik özelliklerinden bilgilendirme, reklamdan algılanan değer üzerinde en etkili özellik olurken; akış deneyimi üzerinde en yüksek etkiye sahip içerik özelliği, eğlendirme olmaktadır.
Pazarlama Yatırımlarının Etkinliğinin Sektörel Bazda İncelenmesi: BIST Örneği
Betül Çal (Giresun Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Pazarlama Yatırımları, Verimlilik, Hasılat, Dönem Sonu Karı, Moderatör Etki
İşletmelerin yaptıkları pazarlama yatırımlarındaki artışa rağmen, finansal geri dönüşlerindeki düşüşler, bu yatırımların etkinliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu durumun temel sebebinin, işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörler ile ürün/hizmet türü ve özellikleri olduğu öngörülmektedir. Çalışmada Borsa İstanbul (BIST)’da işlem gören 369 firmanın kapsamlı gelir tabloları incelenmiş, hasılat ve dönem sonu karı ilişkisinde pazarlama yatırımlarının düzenleyici (moderatör) etkisi araştırılmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçları, pazarlama yatırımlarının BIST işletmeleri açısından etkinliğini kanıtlar niteliktedir. Ancak bu etkinlik, sektörel bazda önemli değişiklikler göstermiş, en etkin olduğu sektör mali sektör olarak ortaya çıkmıştır. Bu durumun mali sektörün yüksek risk içeren yapısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Etkinliğin en az etkin olduğu sektör ise, toptan ve perakende ticaret’tir. Pazarlama yatırımlarının en yüksek olduğu sektörün yine bu sektör olması, bu yatırımların etkinliğinin sorgulanması gerekliliğine işaret etmektedir.
Televizyon Dizileri Ve Filmlerde Ürün Yerleştirmeye Yönelik Genç Tüketicilerin Tutumlarına İlişkin Bir Nitel Araştırma
İbrahim Kırcova (Yıldız Teknik Üniversitesi); Şirin Gizem Köse (Yıldız Teknik Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Ürün Yerleştirme, Nitel Araştırma, Ürün Yerleştirmeye Yönelik Tutumlar, Televizyon Dizilerinde ve Filmlerde Ürün Yerleştirme
Pazarlama iletişimi araçlarının artması, tüketicilerin pek çok kanalla etkileşim halinde olmasını sağlayarak seçenekleri çoğaltmıştır. Bu durum, potansiyel müşterilerle verimli iletişim kurmanın da zorlaşmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla rekabet avantajının korunabilmesi için pazarlama iletişiminde nispeten yeni iletişim araçları kullanma arayışı devam etmektedir. Bu yeni ve gelişmekte olan yöntemlerden birisi de ürün yerleştirmedir. Bu çalışmada, dizi ve filmlerde ürün yerleştirmeye yönelik genç tüketicilerin tutumları incelenmiş ve kategorilendirilmiştir. Bu kategoriler ürün yerleştirmenin hissettirdikleri, ürün yerleştirme etkisi, etik ve satın almaya dair görüşlerdir.

Pazarlama ve Sürdürülebilirlik (2)

Enhancing Consumer and Producer Well-being through Alternative Economies and Sustainable Marketing
Forrest Watson (Bilkent University); Ahmet Ekici (Bilkent University)
Anahtar kelimeler: Sustainable marketing, consumer well-being, producer well-being, alternative distribution channels, alternative economies
Shared commitments between actors can lead to improved sustainability outcomes. Whereas the traditional commercial market tends to be associated with self-interested separate actors undertaking exchanges for material gain, alternative economic movements aim to resocialize economic relations. In this paper, we define shared commitments and aim to empirically show how they form and interplay between/among which actors in alternative economies. Understanding shared commitments and how they can be developed is critical to the conceptualization and development of alternative economies that can improve economic, social, and environmental sustainability. We are also examine how shared commitments can develop in geographically dispersed and spatially extended networks (Wellman 1999; Marsden, Banks, and Bristow 2000). Our research context, which is both grounded in a local community and ignites the motivation of non-local actors, provides a context for learning how non-local actors can be drawn into shared commitments and improve well-being outcomes for consumers and producers.
Ulusal Alanyazınında Sürdürülebilir Tüketim: Tüketici Perspektifinden Sistematik Derleme Çalışması
Banu Atrek (Dokuz Eylül Üniversitesi); Canan Madran (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: sistematik derleme, sürdürülebilir tüketim, tüketici, yazın taraması
Tüketiciler, sürdürülebilir tüketimin en önemli aktörlerinden olup, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında önemli role sahiptir. Dolayısıyla, sürdürülebilir tüketim çalışmaları, tüketicilerin sürdürülebilirlik yolunda nasıl yönlendirilebileceği hakkında işletmelere ve uygulayıcılara önemli ipuçları vermektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye’de “tüketici perspektifinden” sürdürülebilir tüketim yazınının kapsamını ve gelişimini tespit etmektir. Bunun yanı sıra, şimdiye kadar Türkiye’de bu konuda yapılan uygulamalı çalışmalarda araştırılan değişkenlerin nasıl bir eğilim göstermekte olduğunun belirlenmesi de araştırmanın temel amaçlarından bir tanesidir. Ulusal alanyazınında yer alan 69 makale, 9 bildiri, 3 doktora tezi ve 7 yüksek lisans tezi analiz edilerek bir sistematik derleme çalışması gerçekleştirilmiştir. Davranış (değerler) / Niyet (tutum, algılanan elde edilebilirlik, algılanan tüketici etkinliği) / Eğilim (demografik değişkenler) / Tutum (demografik değişkenler) / Çevrecilik ve Bilinç (demografik değişkenler), yapılan analiz neticesinde en sık araştırılan değişken kategorileri seti olarak bulunmuştur. Çalışmanın, bu konuda ülkede yapılmış ilk derleme çalışması olmasının ve konunun bütüncül bir yapıyla ele alınmasının bu çalışmanın önemini arttırdığına inanılmakta ve. Türkiye’de sürdürülebilir tüketim alanında bir referans kaynak olması umut edilmektedir.

Tüketici Davranışları (35)

“Ucuz etin yahnisi!”: Tüketicilerin İndirim Dönemlerinde Ürün Hatalarına Karşı Tepkileri
Fatma Hilal Ergen Keleş (İstanbul Teknik Üniversitesi); Özge Demir (İstanbul Teknik Üniversitesi); Ayşe Banu Elmadağ Baş (İstanbul Teknik Üniversitesi); Elif Karaosmanoğlu (İstanbul Teknik Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Promosyon, Ürün hatası, Marka imajı, Memnuniyet, Tekrar satın alma niyeti
Yapılan çalışmalar zaman içerisinde ürün hatalarının belirgin bir şekilde arttığını göstermektedir (Crawford, 1997; Solomon, 2014). Dolayısıyla bu sürecin yönetilmesi şirketler açısından müşterilerini kaybetmemeleri, marka imajlarına zarar verilmemesi gibi nedenlerden dolayı büyük önem kazanmaktadır. Ayrıca firmalar satışlarını arttırmak amacıyla sıklıkla indirimler yapmakta ve bunun için pazarlama bütçelerinden artan oranlarda pay ayırmaktadır (Kottler & Keller, 2011; Jedidi, Mela & Gupta, 1999). Yazında var olan çalışmalar tüketicilerin ürün hatalarına verdikleri tepkileri (Folkes, 1984), hata açıklamalarını (Folkes & Kotsos, 1986), yeni ürün başarısı ve ürün hataları (Cooper, 1979) gibi konuları araştırmasına rağmen promosyonlu ürünlerde hata oluşması durumunda tüketici tepkisini inceleyen herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu çalışmada indirim döneminde satın alınan bir üründe meydana gelen bir hata karşısında tüketicinin tekrar satın alma davranışının nasıl etkileneceğinin araştırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca memnuniyeti ara değişken ve marka imajı düzenleyici değişken olarak incelenecektir. Benzer bir çalışmaya rastlanılmadığı için bu çalışmanın pazarlama yazınına anlamlı katkı sağlayacağını inanılmaktadır.
A ve B Tipi Kişilik Özelliklerine Göre Tüketicilerin Plansız, Kompülsif ve Hedonik Satın Alma Davranışlarının Araştırılması
buket bora semiz (Bilecik Seyh Edebali University)
Anahtar kelimeler: Plansız Satın Alma, Hedonik Satın Alma, Kompülsif Satın Alma, Kişilik, A ve B Tipi Kişilik.
Pazarlama literatüründe sıklıkla kullanılan değişkenlerden biri olan kişiliğin, satın alma davranışına etkisinin belirlenmesinin hem işletmeler hem de akademisyenler için önemi inkâr edilemez. Bu çalışmanın amacı; A ve B tipi kişilik tipolojilerine sahip tüketicilerin plansız (impulsive), kompülsif (compulsive) ve hedonik (hazcı) satın alma davranışları arasında farkın olup olmadığını incelemektir. Evrenini tüm tüketicilerin oluşturduğu bu çalışmada kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen 292 örneklemden anket yoluyla veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, A ve B tipi kişilik özelliklerine sahip tüketicilerin plansız satın alma, kompülsif satın alma ve hedonik satın alma davranışları arasında farkın olduğu görülmektedir. Ayrıca A tipi kişilik özelliklerine sahip tüketicilerin daha çok hedonik satın alma davranışı, B tipi kişilik özelliklerine sahip tüketicilerin ise daha çok plansız satın alma davranışı sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.
ALGILANAN RİSK VE TÜKETİCİ ETNOSENTRİZM EĞİLİMİNİN YERLİ MARKA CEP TELEFONLARINA KARŞI TUTUM ÜZERİNDE ETKİSİ
Mustafa Bilgehan Kutlu (Cumhuriyet Üniversitesi); Celal Hakan Kağnıcıoğlu (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici etnosentrizm eğilimi; algılanan risk; yerli marka
Son on yıldır cep telefonlarının ithalatı Türkiye cari açığı üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır. Son yıllarda yerli marka cep telefonlarının pazara girmesi bu durumu hafifletse de, yabancı ürünlerin pazarda egemen olduğu görülmektedir. Yerli üreticiler yerli temalı kampanyalarla ürünlerine yönelik tüketici tutum ve davranışlarını etkilemeye çalışmaktadır. Buna karşın tüketici davranışı, üründen algılanan risk ile olumsuz etkilenmektedir. Araştırmada tüketicilerin yerli marka cep telefonlarından algıladıkları risk unsurları, tüketici etnosentrizm eğilimi ve yerli marka cep telefonlarına yönelik tutum incelenmektedir. Araştırmada kolayda örnekleme ile internet üzerinden 489 veri toplanmıştır. Verilerin analizinde açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmaktadır. Araştırma sonucunda tüketici etnosentrizm eğilimindeki artışın yerli marka cep telefonlarına yönelik tutumu olumlu etkilediği, buna karşın risk algısındaki artışın tutum üzerinde olumsuz etkisi olduğu görülmektedir. Bunun yanında, yerli marka cep telefonları için, algılanan risk boyutlarından en önemlilerinin finans, performans ve zaman riski olduğu anlaşılmaktadır.
ALIŞVERİŞİN “BABA” HALİ: BABA OLMAKLA DEĞİŞEN TÜKETİM ALIŞKANLIKLARINI BELİRLEMEYE YÖNELİK NİTEL BİR ARAŞTIRMA
Bengü Sevil Oflaç (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Aysu Göçer (İzmir Ekonomi Üniversitesi); ayben Çelik (Celal Bayar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Alışveriş, babalık, nitel araştırma
Yaşam döngüsü içinde kadın ve erkeğin ebeveyn oluşlarıyla, annelik ve babalık rolü de yaşamlarına eklenmekte, bu rollerin gerektirdiği yeni sorumluluklar ve davranış biçimleri ortaya çıkmaktadır. Çalışma yaşam içindeki bu eşiği pazarlama perspektifinden değerlendirerek, kalitatif bir yaklaşımla erkeklerin baba olduktan sonra alışveriş sürecine etki eden unsurların ve tüketim alışkanlıklarında oluşan değişimlerin neler olduğuna cevap aramaktadır. Literatürde konuyla ilgili çalışma sayısı sınırlı olduğundan; çalışma Türkiye’deki öncü çalışmalardan biri olarak hem akademik bilgi birikimine, hem de işletmelerin hedef tüketicilerini yakından tanımalarına ve daha etkili stratejiler geliştirmelerine katkı sağlayacaktır.
ÇEVRİMİÇİ TÜKETİCİ YORUMLARININ İÇERİK ANALİZİ YOLUYLA İNCELENMESİ: KUŞADASI’NDAKİ YİYECEK ve İÇECEK İŞLETMELERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA
Öğr. Gör. Dr. Seden DOĞAN (Adnan Menderes Üniversitesi Davutlar Meslek Yüksekokulu); Öğr. Gör. Mehtap YÜCEL (Adnan Menderes Üniversitesi Davutlar Meslek Yüksekokulu); Doç. Dr. Abdullah TANRISEVDİ (Adnan Menderes Üniversitesi Turizm Fakültesi)
Anahtar kelimeler: Kuşadası, İçerik Analizi, Yiyecek ve İçecek İşletmeleri, Çevrimiçi Tüketici Yorumları
Kişiler tatil kararı vermeden önce ziyaret edecekleri turistik işletmeler hakkında bilgi toplamaktadır. Bilgi kaynakları arasında internet ve sosyal platformlar turistlerin bilgi edinme açısından en önemli referans noktalarından biri haline gelmiştir. Çevrimiçi tüketici yorumları, tatil destinasyonu seçimi için bilgi kaynağı olarak en güvenilir elektronik ağızdan ağıza pazarlama formlarından birisidir. Tüketiciler çevrimiçi portallarda aldıkları hizmetler hakkında yorumlar yapabilip, bu yorumlara cevap yazılabilmekte ve puan verilebilmektedirler. Bu araştırmada, Tripadvisor.com sitesinde Kuşadası’nda faaliyet gösteren ve TripAdvisor Mükemmellik Sertifikası’na sahip yiyecek ve içecek işletmeleriyle ile ilgili yazılan olumsuz yorumlar kullanılmış ve ele alınan yorumlar içerik analizinden yararlanılarak değerlendirilmiştir. Söz konusu işletmeler ile ilgili olarak yazılan yorumlarda olumsuz yönde öne çıkan unsurlar belirlenmiş ve bu olumsuzlukların giderilmesine yönelik öneriler getirilmiştir.
COUNTRY OF ORIGIN IMAGE, BRAND, PRICE AND FAMILIARITY EFFECTS ON CONSUMERS’ SUBJECTIVE EVALUATIONS AND PURCHASE INTENTION
Onur İzmir (Gümüşhane Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Country of origin image, Brand, Price, Familiarity, Product evaluation, Purchase intention, Structured Equation Modeling (SEM)
Consumers face with many decision making situations on a daily basis. To evaluate the products and to develop purchase intention, consumers consider upon some certain elements as intrinsic and extrinsic cues of the product. Given the gravity to this, several information (brand, real price and product properties) that consumers use to evaluate a product are provided to the respondents. To comply with the suggestions made in the literature, multi-cue approach has been used in this study. The main purpose of the study is to determine the effects of country of origin image, brand, price and familiarity on product evaluation and purchase intention. Using convenience sampling, 398 respondents were reached. The application of the research has been conducted in Turkey. Test of the latent variables are made using CFA and the proposed model is made using structured equation modeling (SEM) by AMOS (Analysis of Moment Structures) 20.0. Brand has been determined as the most important variable in the study. Country of origin image and familiarity are found significant in the model; on the other hand, the effect of price on both product evaluation and purchase intention is insignificant because the product chosen for the study is a high involvement product.
DUYUSAL PAZARLAMA VE DUYUSAL ETKİLEŞİMİN ÜRÜN ALGILAMALARINA ETKİSİ: YUMUŞATICI ÜRÜNÜNDE BİR ARAŞTIRMA
Prof.Dr. Süleyman Barutçu (Pamukkale Üniversitesi); Öğr.Gör. Melda Tomaş (Pamukkale Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Duyusal pazarlama, algılama, duyusal etkileşim, ambalaj rengi
Duyular ve duyusal uyarıcılar tek başına veya bir arada, tüketicilerin ürün, marka, hizmet ortamı gibi pazarlama unsurları hakkında çıkarım yapmasını sağlayarak, onların algılarına, değerlendirmelerine, tutumlarına ve davranışlarına etki eder. Son yıllarda, duyusal pazarlama yaklaşımı altında ele alınan duyular üzerine farkındalık artmıştır ve özellikle birden fazla duyunun etkileşiminin tüketici algılarına etkilerinin incelendiği duyulararası etkileşim konusu daha yoğun çalışılmaktadır. Bu çalışmada, görme duyusunun koklama ve dokunma duyularına etkileri kapsamında birden fazla duyuya hitap eden yumuşatıcı ürününde görsel bir uyarıcı olan siyah ambalaj renginin kokunun yoğunluğu ve çamaşırların yumuşaklık algısına etkileri incelenmiştir. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen iki deney sonucunda, siyah ambalaj renginin kokunun yoğunluk beklentisi üzerine etkisi olduğu, fakat ambalaj içindeki yumuşatıcı kokusunun yoğunluk algısı ve çamaşırların yumuşaklık beklentisi üzerinde etkisi olmadığı bulunmuştur. Buna dayanarak, üründe veya ambalajda kullanılan renklerin algılarının ürün kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve renklerin bilinen anlamlarının yanı sıra diğer duyular üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
E-Müşteri Tatmini, E-Wom ve E-Müşteri Değeri: E-Müşteri Değerinin Düzenleyici Etkisinin Araştırılması
Arş. Gör. Emine ŞENBABAOĞLU (Gazi Üniversitesi-İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi); Doç.Dr. Emre Şahin DÖLARSLAN (Çankırı Karatekin Üniversitesi-İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi)
Anahtar kelimeler: E-Müşteri Tatmini, E-Müşteri Değeri, E-Wom, Düzenleyici Etki
İşletmelerin uzun vadede hayatta kalabilmeleri için müşterilerinin tatmini ve algıladıkları değer seviyesi önem taşımaktadır. Etkili bir davranışsal niyet çıktısı olan ağızdan ağıza iletişimde (wom) tatmin ve değer unsurlarının önemli etkiye sahip olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, elektronik ortamda oluşan müşteri değerinin e-woma ve müşteri tatminine olan etkisi ayrıca müşteri tatmininin e-woma olan etkisinin araştırılmasıdır. Bu araştırılan doğrudan etkilerin yanı sıra müşteri tatmininin e-woma olan etkisinde, müşteri değerinin düzenleyici etkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması da çalışmanın bir diğer amacıdır. E-wom davranışında, tatmin ve değerin rolünün holistik bir bakış açısıyla incelenmeye çalışıldığı bu çalışmada değişkenler arasında güçlü ilişkilerin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca, müşteri tatmini ve e-wom arasında oluşan ilişkide müşteri değerinin düzenleyici etkiye sahip olduğu ortaya koyulmuştur.
EVDE YEMEK HAZIRLAMA DAVRANIŞININ TÜKETİCİ MOTİVASYONU YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Ş. Sinem Atakan (Özyeğin Üniversitesi); Mina Seraj (Özyeğin Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Ev-içi yiyecek hazırlama, tüketici motivasyonu, üretici tüketici kültürü, nitel araştırma, netnografi
Tüketicileri evde yemek hazırlamaya yönelten motivasyonel faktörler netnografi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Dört farklı tüketici forum sitesinden (2 Türkçe, 2 İngilizce) toplanan yaklaşık 2000 tüketici yorumu iki araştırmacı tarafından analiz edilmiştir. Hem Türkçe hem de İngilizce sitelerdeki tüketici yorumları, yemek hazırlanması gibi günlük bir üretim aktivitesinin dahi birçok farklı motivasyonel faktörle (fizyolojik, güvenlik, özerklik ve kontrol, ait olma ve sevgi, saygınlık, dinlenme ve rahatlama, duyumsal doyum, bilişsel uyarı, kendini ifade etme ve yaratıcılık) ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca bulgular, ekonomik ve sosyo-kültürel altyapının motivasyon ile ilişkisine de işaret etmektedir. Sosyo-kültürel farklar üretimin kimin için yapıldığını (diğerleri veya kişinin kendisi), kullanılan dili (olumlu veya olumsuz), üretimin içten gelen veya öğrenilen bir eylem olarak algılanmasını, üretimin ilişkilendirildiği diğer eylemleri ve son olarak da cinsiyet rolünün üretim üzerindeki önemini etkilemektedir. Bulgular hem gıda sektöründeki yöneticilere hem de evde yemek hazırlanması ve tüketimine yönelik programlar hazırlamayı hedefleyen kurum ve kuruluşlara yardımcı olacak niteliktedir.
FACEBOOK’A OLAN PSİKOLOJİK BAĞIMLILIK VE FACEBOOK REKLAMLARINA YÖNELİK TUTUMA ETKİSİ
LÜTFİYE CAN (GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); NİHAT KAYA (GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ)
Anahtar kelimeler: sosyal medya, sosyal medya bağımlılığı, sosyal medya reklamları, tutum
İletişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, internet ve sosyal medya araçları daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Bu araçlardan en önemlisi ise sosyal medyadır. Sosyal medya; kullanıcıların kendilerini ifade ettikleri ve diğer kullanıcılar ile bağlantıda kaldığı yeni bir sanal medyadır. Son yıllarda aşırı sosyal medya kullanımı ile sosyal medya bağımlılığı terimi ortaya çıkmıştır. Pazarlamacılar ise bu gelişen teknolojiyi ve değişen koşulları bir fırsat aracı olarak değerlendirmiş ve sosyal medya pazarlaması faaliyetlerine başlamışlardır. Sosyal medya kullanıcılarının kolaylıkla görebileceği sosyal medya reklamlarına yoğunlaşmışlardır. Bu çalışmada sosyal medya bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığının sosyal medya reklamlarına yönelik tutuma etkisi incelenmiştir. Günümüzde en fazla kullanılan ve en fazla işletmeler tarafından reklam verilen sosyal medya aracı Facebook’tur. Bu nedenle bu araştırma elektronik anket yöntemi ile Facebook kullanıcılarına uygulanmıştır ve 215 anket elde edilmiştir. Analiz sonuçları incelendiğinde Facebook’a olan psikolojik bağımlılığın Facebook reklamlarına yönelik tutumu etkilediği bulunmuştur. Algılanan eğlencenin ve algılanan eşsizliğin psikolojik bağımlılığa etkisi bulunan diğer bulgular arasındadır
FİYAT ALGISINDA ZİHİNSEL MUHASEBE VE TÜKETİCİ TERCİHİ
Yavuz AKÇİ (Adıyaman Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Fiyat algısı, Tüketici davranışı, Karar verme, Zihinsel muhasebe, Tüketici tercihi.
Çalışma genişletilmiş özet olarak sunulacaktır. Genişletilmiş özet ise ekteki dosyadadır.
GENÇ TÜKETİCİLERİN SATIN ALMA KARAR SÜRECİNDE RET SETİ SEÇİM KRİTERLERİNİN İNCELENMESİ
Hasan Hüseyin CEYLAN (Uşak Üniversitesi); M. Yasir ALTINTOP (Celal Bayar Üniversitesi); Müfit AYDIN (Uşak Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Red Set, Satın Alma Karar Süreci, Konjoint Analizi
Satın alma karar sürecinde tüketiciler, farklı ürün kategorilerinde çok sayıda alternatif arasından seçim yapmaktadırlar. Tüketicilerin çok alternatifli satın alma koşullarında karar sürecini kolaylaştırma yöntemlerinden biri de alternatifleri sınıflandırmalarıdır. Bu sınıflandırmada tüketicilerin ilk değerlendirmeleri sonucu eledikleri ürünler, ret setini oluşturmaktadır. Bu çalışma genç tüketicilerin cep telefonu satın alma karar sürecinde ret seti oluşum kriterlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla altı ürün özelliği ile oluşturulan deneysel tasarım ile elde edilen verilere Full profil konjoint analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları genç tüketicilerin ret seti oluşumunda en fazla dikkate aldığı özelliklerin sırasıyla; Performans, Tasarım, Ürün Orijini ve üretim yeri olduğunu göstermektedir.
HANEHALKI TÜKETİMİNDE 2002-2013 YILLARI ARASI DEĞİŞİMLER: AFYONKARAHİSAR ÖRNEĞİ
Şuayıp Özdemir (Afyon Kocatepe Üniversitesi); Fikret Yaman (Afyon Kocatepe Üniversitesi); Semih Açıkgözoğlu (Afyon Kocatepe Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketim, Hanehalkı, Dayanıklı Tüketim Ürünleri
Tüketicilerin bireysel ihtiyaçları için tükettiği ürünler olduğu gibi yaşadıkları evde diğer bireylerle birlikte tükettiği ürünler de bulunmaktadır. Aynı evde evlilik bağı olsun ya da olmasın yaşayan bireylerin oluşturduğu topluluklar olan hanehalkının tüketimini izlemek bireysel tüketimi izlemekten farklıdır. Bu çalışmada Afyonkarahisar ilindeki hanehalkı tüketimini esas alan ve birisi 2002 yılında diğeri ise 2013 yılında yapılan iki araştırmanın bulgularından hareketle hanehalkı tüketiminde yaşanan değişimler tespit edilmeye çalışılmaktadır. Dayanıklı tüketim malları, iletişim ve eğlence mallarına sahip olma oranları karşılaştırılmış ve yıllar arasındaki farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Gelir grupları bazında analizler yapılmış ve özellikle teknoloji alanındaki değişimlerin gözle görünür olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
INBOUND PAZARLAMADA SOSYAL MEDYA VE KADIN TÜKETİCİLERDE SATIN ALMA DAVRANIŞINA OLAN ETKİSİ
Pınar BACAKSIZ (İstanbul Esenyurt Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Inbound Pazarlama, Sosyal İletişim Ağları, Satın Alma Kararı, Tüketici Algısı
Son yıllarda, tüketicilerin reklamlar, fuarlar, sergiler, çağrı merkezi ya da e-posta gibi outbound pazarlama (giden pazarlama) yöntemlerine karşı duyarsızlaşması, sosyal medya, bloglar, arama motorları ya da kişiselleştirilmiş web siteleri gibi hedef pazara yönelik içerik geliştirilerek hazırlanan ve özel tasarımlarla ortaya çıkan inbound pazarlama (gelen pazarlama) anlayışının ortaya çıkmasını sağlamış ve dijital pazarlamanın en etkili yöntemlerden biri haline getirmiştir. Çalışmanın temel amacı, inbound pazarlama (gelen pazarlama) anlayışının elemanlarından biri olan sosyal medyanın kadın tüketicilerin satın alma davranışına etkisi olup olmadığının belirlenmesidir. Çalışmanın amacına ulaşabilmek için, 350 kişilik bir katılımcı ile anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda kadın tüketicilerin, sosyal medyadaki kullanıcı deneyimleri ve ürün görsellerinin (fotoğraf, video vb.) kullanılmasıyla, ürünler hakkında bilgi sahibi olabildikleri için, sosyal medyayı faydalı ve güvenilir buldukları, ayrıca gerçek zamanlı müşteri memnuniyeti gerçekleştiğinde ürünlere karşı satın alma isteklerinin daha çok arttığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, sosyal medyanın kadın tüketicilerde satın alma kararlarını ve davranışlarını etkilediği belirlenmiştir.
Is it Possible to Improve the Quality of Life of “Labeled as Disabled (LAD)” People through Marketing?
Murad Canbulut (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Deniz Atik (İzmir Ekonomi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: QOL, marketing, disability, label, qualitative approach
Beginning in the Western world, economic development has influenced individual and social lives in a positive manner, which is also reflected in increased Quality of Life (QOL) (Arndt, 1981; Kilbourne et al., 1997; Mullen et al. 2009; Sandıkçı et al., 2015; Sirgy et al., 1982; Sirgy et al. 2004). Being a multi disciplinary concept, QOL has been mostly associated with economic, social, psychological, and physical status (Farquhar, 1995; Sirgy et al., 1982; Wegner et al., 1984). Taking into consideration the factors emphasized by QOL, things get even more crucial for people who cannot meet the physical norms expected in modern society. Medicine, health, and public policy are the leading fields, which have investigated disability in detail. In contrast to those areas, there is still limited research on disability in marketing. Taking a qualitative approach, this study investigates the relationship between QOL, disability, and marketing in an emerging market context, Turkey, through 30 semi-structured in-depth interviews with physically disabled and able-bodied individuals. Considering the limitations of the dominant medical and social models of disability, this study proposes an alternative model, the Macromarketing Model of Disability.
KARGO FİRMALARININ SUNDUĞU HİZMETLERİN ÖNEM-BAŞARIM ANALİZİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ: İNTERAKTİF BİR UYGULAMA
Ali Çağlar ÇAKMAK (BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); Bekir ÖZKAN (Kastamonu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Kargo Hizmeti, Kargo Firmaları, Önem-Başarım Analizi
Günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız kargo firmalarının verdikleri hizmet, bu hizmeti alan kullanıcıları için büyük önem arz etmektedir. Gönderilen veya alınan kargonun zamanında teslim edilmesi, herhangi bir hasar görmemesi de bu önemin oluşmasındaki en etkili unsurlardandır. Buradan hareketle bu çalışmanın ana amacı, kullanıcıların en çok önem verdikleri hizmetlerin belirlenmesi ve çalıştıkları kargo firmalarının bu hizmetleri ne ölçüde yerine getirebildiklerinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaçla, bu çalışmada kullanıcıların kargo firmalarını değerlendirmeleri önem-başarım analizi kullanılarak ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre kullanıcıların en çok önem verdiği unsurlar; gönderinin eksiksiz teslimi, açılıp kurcalanmaması ve belirtilen adrese teslimidir. En az önem verdiği unsurlar ise; kargo taşınırken müşteriden yardım istenmesi, firmanın fiziksel koşulları ve mevcut kampanyaların uygulanmasıdır. Kargo firmalarına bakıldığında, en çok kullanılan üç kargo firmasında (Yurtiçi kargo, Aras kargo, PTT kargo) başarım ortalaması en yüksek PTT kargo iken, en düşük olan Yurtiçi kargodur.
Making a Career out of Fashion Blogging
Lena Cavusoglu (Izmir University of Economics); Deniz Atik (Izmir University of Economics)
Anahtar kelimeler: Fashion blogging, consumer-generated market, Web 2.0, blogosphere
Using actor-network theory, we show how once-amateurish, ordinary fashion consumers make a career out of their personal consumption and create a consumer-generated market system. In this ongoing research through examining 19 semi-structured in-depth interviews with the most popular bloggers in Turkey, we investigate how a hobby can become someone’s occupation. Supporting the previous literature, our preliminary findings show that economic and social rewards are the primary rationale to start blogging as a profession. Also, our interviews revealed that the main motivation to start blogging is described as an insatiable desire for gaining appraisal.
Marka Aşkının Değerlendirilmesi: Arçelik Markası Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma
hatice AYDIN (Muş Alparslan Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Marka Güveni, Marka Yeniliği, Marka Aşkı, Marka Bağlılığı, Daha Fazla Ödeme İsteği.
Marka aşkı, tüketicinin markayla olan güçlü ilişkisini ifade etmektedir. Tüketici ve marka arasındaki bağın güçlü olması tüketicinin markasının diğer markalardan daha güvenilir olması ve sürekli yenilik sunmasına bağlıdır. Markalar bunu başarabildikleri taktirde tüketicinin yeniden satın alma niyetinde, marka bağlılığında ve daha fazla ödeme yapma isteğinde bir artış sağlayabilirler. Dolayısıyla bu çalışmada marka güveni ve yeniliğinin marka aşkına ve marka aşkının yeniden satın alma niyeti, bağlılık ve markaya daha fazla ödeme yapma isteğine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaçla Arçelik kullanıcılarına yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın ana kitlesini “Muş il merkezi”ndeki tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda marka güveninin ve algılanan yeniliğin marka aşkına ve marka aşkının marka bağlılığına, yeniden alma niyeti ve daha fazla ödeme yapma isteğine etki ettiği tespit edilmiştir.
Müşterilerin Sadakat Geliştirme Eğilimlerini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Akıllı Telefon Kullanıcıları Üzerinde Bir Araştırma
Selma Kalyoncuoğlu (Gazi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü); Emel Faiz (Düzce Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Uluslararası Ticaret Bölümü)
Anahtar kelimeler: Algılanan Değer, Değiştirme Maliyeti, Müşteri Sadakati, Akıllı Telefon, Lojistik Regresyon Analizi
Pazarın büyüme hızı yavaşladığında veya pazardaki rekabet arttığında işletmeler için önemli olan şey, var olan müşteriyi elde tutmaktır. Müşteriyi elde tutmak ise sadık müşterilere sahip olmanın ilk adımı olarak kabul edilmektedir. Müşteriyi sadık hale getirmenin yolu da hem işletmenin müşterileri için yapabileceği; müşterinin algıladığı değeri arttırmak veya müşterinin rakip işletmeye geçmesini engellemek amacıyla değiştirme bariyerleri oluşturmaktan geçebileceği gibi hem de müşterinin sahip olduğu demografik özelliklerine ve ürünün kullanımındaki tercihlerine göre gerçekleşebilmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Türkiye’de akıllı telefon pazarındaki müşterinin algıladığı değer, değiştirme maliyeti, demografik verileri ve telefon kullanımına ilişkin özellikleri incelenerek kişinin akıllı telefon kullanımında sadakat geliştirme veya geliştirmeme eğilimi ortaya konmaya çalışılmıştır. Çevrimiçi anket yoluyla elde edilen geçerli toplam 877 veri analize tabi tutulmuştur. İki grubun ayırt edilmesine (sadakat geliştiren/geliştirmeyen) ilişkin amaç doğrultusunda verilerin analizinde Lojistik Regresyon Analizi tercih edilmiştir. Böylece sadakat geliştiren müşterilerin ayırt edici özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları neticesinde, algılanan değer ve değiştirme maliyetinin müşteri sadakati üzerindeki etkisi akıllı telefon pazarı için istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca demografik veriler açısından cinsiyetin ve telefon kullanımına ilişkin veriler açısından da müşterilerin tercih ettikleri akıllı telefon markasının müşteri sadakati üzerindeki etkisinin modele katkı açısından anlamlı olduğu belirlenmiştir.
Paylaşım Ekonomisine Yönelik Nicel Bir Araştırma: Türk Tüketicileri Açısından AirBnb Örneği
Volkan Yakın (Abant İzzet Baysal Üniversitesi); İdil Kacar (Celal Bayar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Paylaşım Ekonomisi, Paylaşımcı Tüketim, AirBnb
Son yıllarda paylaşım ekonomisi, toplumlarda görülen teknolojik, demografik, kültürel vb. değişimlerin etkisiyle sürdürülebilirliğe büyük katkılar sağlayan oluşumların gelişmesine de destek vermektedir. Bu araştırmada paylaşım ekonomisine katkı sağlayan Türk tüketicilerin, paylaşım ekonomisine katılım motivasyonlarının öz belirlenim kuramından faydalanılarak belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla tüm dünyada en yaygın kullanıma sahip paylaşım ekonomisi oluşumu olan AirBnb aracılığıyla paylaşım ekonomisine katkı sağlayan 160 kişiye anket uygulanmıştır. Araştırmanın amacı paylaşım ekonomisinin devamlılığına ve literatüre katkı sağlamaktır.
ROLE OF BALANCE THEORY ON CELEBRITY ENDORSEMENT: EFFECT OF PRE-EXISTING ATTITUDES
Enis Yakut (Celal Bayar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Celebrity Endorsement, Balance Theory, Pre-existing attitudes, Consumer Behavior
The proven success of celebrity endorsement led companies use this type of advertisement excessively. Even though celebrity endorsement can create a competitive advantage, studies show that the presence of the celebrity is not enough to influence the consumer behavior. In this study, with the help of balance theory, an experiment was conducted on university students in order to measure the effect of pre-existing attitudes on consumer behavior. Results showed that; when pre-existing attitudes on celebrity and firm are both positive, consumers perceive the advertisements more favorably. Also, there is a synergy effect when both attitudes are positive and there is a contamination effect when either or both of the attitudes are negative.
SADAKAT KARTLARINA YENİ BİR BAKIŞ AÇISI: HOPİ (Alışverişin App’i) ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Nurettin Ozan BAKIR (Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi); Gözde GÜSAN (Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi); Özge GÜVENDİK (Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü)
Anahtar kelimeler: Müşteri Sadakati, Müşteri Sadakat Programları, İlişkisel Pazarlama, HOPİ Uygulaması
HOPİ, giyimden teknolojiye, seyahatten gıdaya birçok farklı sektörden markalarla işbirliği yaparak kullanıcılarının hayat tarzlarına, zevklerine ve ihtiyaçlarına uygun genel kampanyalar ve bunun yanı sıra, kişiye özel kampanyalar sunan bir mobil uygulamadır. Bu araştırmanın amacı, sadakat programları kapsamında yeni bir mobil uygulama olan ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi sunan "HOPİ" uygulaması çerçevesinde, HOPİ kullanıcılarının, HOPİ sadakat programlarını algılayışlarının, HOPİ uygulamasına üye olan mağazalara karşı ilişki sürdürme isteklerine ve bu mağazalara karşı güven unsuruna etkisini incelemek, bu mağazalara karşı güven unsuru ve ilişki sürdürme isteğinin, mağaza sadakati üzerine etkilerinin ortaya çıkarılmasıdır. Ayrıca araştırmanın yan amacı olarak, HOPİ kullanıcılarının HOPİ uygulamasına üye olan mağazaya karşı güven unsuru ile bu mağazalara karşı ilişki sürdürme isteği arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve 228 kişiyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, araştırmanın hipotezleri çerçevesinde korelasyon ve regresyon analizleri ile test edilmiştir.
Selfie Çağı Narkissosları ve Sosyal Medya Nehrindeki Akisleri: Narsistik Kişilik ve Kişisel Markalama Üzerine Bir Araştırma
Tuğba Kılıçer (Gaziosmanpaşa Üniversitesi); Elif Boyraz (Gaziosmanpaşa Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sosyal Medya, Narsistik Kişilik, Kişisel Markalama
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin narsistik kişilik özellikleri ile sosyal medya üzerinden kişisel markalama çabaları arasındaki bağlantıları ortaya koymaktır. Gaziosmanpaşa Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü öğrencilerinde tamsayım hedeflenmiş 620 öğrenciye yüzyüze anket uygulanmış, 580 kullanılabilir anket değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen verilere tanımlayıcı istatistikler, faktör, kümeleme ve tek yönlü varyans analizleri uygulanmıştır. Bulgular katılımcıların patolojik narsistler, sosyal narsistler, Narkissos düşmanları ve başarı avcıları olmak üzere dört kümede toplandığını ortaya koymaktadır. Kümelerin sosyal medya aracılığıyla kişisel markalama çabaları değerlendirildiğinde, sosyal medya kullanımının bu amaçla en çok patolojik narsistlerde görüldüğü; bu kümeyi sosyal narsistlerin takip ettiği, başarı avcılarının yalnızca başarılarını paylaşma noktasında kişisel markalama yaptığı ve Narkissos düşmanlarının sosyal medyayı bu amaçla kullanmadıkları görülmektedir.
Sevimlilik Algısının Satın Alma Davranışlarına Etkisi: Denizli
Öğr.Gör. Deniz ÜNAL ADIGÜZEL (Pamukkale Üniversitesi); Prof. Dr. Süleyman BARUTÇU (Pamukkale Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sevimlilik, Sevimli Pazarlama, Satın Alma Niyeti
Sevimliliğin, tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemesi ve işletmeleri rakiplerinden farklılaşması için bir araç olması nedeniyle sevimlilik kültürü ve sevimli pazarlama yaklaşımları pazarlama literatüründe önemli hale gelmiştir. Bu çalışmanın kavramsal analiz bölümünde, sevimlilik, sevimlilik kültürü, pazarlamada sevimlilik ve sevimli pazarlama konuları açıklanmış, araştırma bölümünde ise tüketicilerin sevimli ürünlere yönelik tutumları ve sevimli ürünlerin satın alma davranışlarına etkisi sevimli ürünlerin kalite algısı, fiyatı, sosyal etki ve duygusal etki çerçevesinde analiz edilmiştir. 404 katılımcı üzerinde yapılan tanımlayıcı araştırma sonuçlarına göre tüketicilerin; (1) sevimli ürünlere yönelik olumlu bir tutuma sahip olduğu, (2) sevimli ürünlere karşı olan tutumlarının duygusal ve sosyal etkilerden etkilendiği ve (3) satın alma tercihlerinde ise sevimli ürünleri pahalı ve düşük kaliteli değerlendirdikleri belirlenmiştir. Araştırma sonuçları ışığında sevimli ürünler için en olumlu tutum gösteren tüketicilerin özellikleri açıklanmış ve pazarlama yöneticilerine önerilerde bulunulmuştur.
Showrooming Davranışının Teknoloji Kabul Modeli Çerçevesinde İncelenmesine Yönelik Bir Model Önerisi
Buket Bora Semiz (Bilecik Şeyh Edebali Universitesi); Remzi Altunışık (Sakarya Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: İnternetten Alışveriş, Showrooming, Teknoloji Kabul Modeli (TKM), Fiyat Farkı, Güven.
Bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi bilgisayarları ve mobil aygıtları yaşamın önemli bir parçası haline getirirken buna bağlı olarak işletmeler de zamandan ve mekândan bağımsız olarak e-ticaret (elektronik ticaret) ve m-ticaret (mobil ticaret) faaliyetlerine önem vermeye başlamıştır. Tüm bu değişimler elbette ki tüketicilerin de hem tüketim alışkanlıklarının hem de satın alma davranışlarının değişime uğramasına vesile olmuştur. e- ticaret ve m-ticaretin her geçen gün daha da gelişmesiyle birlikte tüketicilerde online bir satın alma davranışı olan “showrooming” davranışı gözlenmeye başlamıştır. Showrooming davranışı tüketicilerin satın alma davranışını offline olarak mağazada başlatıp online olarak internette sonlandırılmasına denilmektedir. Dolayısıyla showrooming davranışının online bir satın alma davranış türü olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmanın amacı tüketicilerin showrooming davranışını teknoloji kabul modeli çerçevesinde değerlendirerek, değişkenler arasındaki ilişkileri test etmektir.
SHOWROOMING: MAĞAZA İSTİSMARI
Erdal ÜNSALAN (Amasya Üniversitesi); Mustafa ÜNSALAN (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: perakendecilik, mağaza istismarı, etik
Teknolojinin gelişmesi ve internetin günlük hayatın değişilmez parçası haline gelmesi ile online alışveriş her geçen gün önemini arttırmaktadır. Akıllı telefonlar sayesinde tüketiciler her an her yerde istedikleri zaman online alışveriş siteleri ile alışveriş yapma imkanına sahip olmuşlar ve ürünleri karşılaştırma avantajı elde etmişlerdir. Tüketiciler hem boş zamanlarında hem de mağazada ürünleri inceledikten sonra akıllı telefonları ile ürün ve fiyat karşılaştırması yapmaktadırlar. “Showrooming” olarak adlandırılan bu davranış perakendeciler için önemli bir tehdit unsuru olmaktadır. Online alışverişin güvenli olmadığı düşüncesinin yaygın olduğu ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de tüketiciler sadece ürün ve fiyat karşılaştırması için değil ürünleri denemek, onlara dokunmak, genellikle de teknoloji ürünlerinin özelliklerini satış temsilcisinden dinlemek ve sorularını onlara sormak amacıyla mağazaya giderek alışverişlerini online olarak yaparak “showrooming”i gerçekleştirmektedirler. Bu çalışmada Türkiye’de yeni bir kavram olarak karşılaştığımız “showrooming” kavramsal olarak ele alınarak Türkçe Pazarlama literatüründe nasıl adlandırılabileceği ele alınmıştır.
SOSYAL MEDYA REKLAMLARININ YARATICILIĞININ VE REKLAMA YÖNELİK TUTUMUN SATIN ALMA NİYETİNE ETKİSİ
LÜTFİYE CAN (GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ); ONUR MAÇKA (ABDİ İBRAHİM İLAÇ FİRMASI)
Anahtar kelimeler: sosyal medya pazarlaması, sosyal medya reklamları, reklama yönelik tutum, satın alma niyeti
Web 2.0 teknolojisiyle birlikte sosyal medya kullanımı hızlı bir şekilde artmıştır. Sosyal medya kullanımı hem bireylerin günlük yaşantılarını değiştirmiş hem de pazarlama felsefesine yeni bir boyut kazandırmıştır. İşletmeler sosyal medyada reklam vererek tüketicileri bilgilendirmektedir ve tüketicileri ürünlerini satın almaya teşvik etmektedir. Bu çalışmada sosyal medya reklamlarının yaratıcılığının ve sosyal medya reklamlarına yönelik tutumun satın alma niyetine etkisi incelenmiştir. Sosyal medya reklamı görmüş olan +18 yaş üzeri kullanıcılar araştırmaya dâhil edilmek istenmiştir. Araştırma sorularının daha iyi anlaşılması amacıyla 18 yaş üzeri kıstası konulmuştur. Sosyal medya reklamı görmüş kişilere daha rahat ulaşmak için elektronik anket tercih edilmiştir. Çeşitli sosyal medya kanallarının topluluk gruplarında anket bilgilendirmesi yapılmış, anketin önemi ve kapsamı anlatılmış, yanıtlanması istenmiştir. Bu süreç sonunda 312 anket elde edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, sosyal medya reklamlarının yaratıcılığının ve reklama yönelik tutumun satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğu bulunmuştur. Araştırmada bulunan bir diğer bulgu da sosyal medya reklamlarının yaratıcılığının reklama yönelik tutuma etkisi olduğudur.
Taraftar Özdeşliğinin Marka İmajına Etkisinde Sponsora Karşı Tutumun Aracı Rolü
Ömer Sezai AYKAÇ (Sakarya Üniversitesi); Öğr. Gör. Aykut YILMAZ (Sakarya Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Taraftar Özdeşliği, Sponsorluk, Sponsora Yönelik Tutum, Marka İmajı
Pazarlama çalışmalarının çeşitlenmesiyle birlikte firmalar tüketici zihnindeki imajlarını kuvvetlendirmek amacıyla farklı uygulamalara başvurmaktalar. Günümüzde birçok markanın tercih ettiği başlıca uygulamalardan biri de sponsorluktur. Türkiye’de futbolun en fazla takip edilen spor dalı olması nedeniyle sponsorluk harcamalarının ciddi bir kısmı bu alanda yapılmaktadır. Yapılan bu harcamaların etkinliğini ölçmek, kimler üzerinde etkili kimler üzerinde etkisiz olduğunu tespit etmek ise verimlilik açısından elzemdir. Bu çalışmanın amacı taraftar özdeşliğinin (taraftarın tuttuğu takıma bağlılık derecesinin) marka imajı üzerindeki etkisinde sponsora karşı tutumun aracılık etkisinin ölçümlenmesidir. Araştırma verileri Sakarya ilinde Nisan 2016’da kolayda örnekleme ile belirlenen 393 katılımcıya anket uygulanarak elde edilmiştir. Sonuç olarak, taraftar özdeşliğinin marka imajı üzerindeki etkisinin artırılmasında sponsora karşı tutumun tam aracılık rolüne sahip olduğu görülmüştür.
Tatminin Web Ara Yüz Özellikleri ile E-Bağlılık Arasındaki İlişkiye Aracılık Etkisi
Naci Büyükdağ (Akdeniz Üniversitesi); Ayça Kangal Demir (Akdeniz Üniversitesi); Olgun Kitapcı (Akdeniz Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: e-tatmin, e-bağlılık, web ara yüz özellikleri, e-ticaret, aracı değişken
E-ticaret firmalar açısından günümüz dijital pazarlama çağında hayati bir öneme sahiptir. Pek çok firma organizasyon yapılarını e-ticarete uyumlu hale getirmiştir. Bu uyumun müşterinin istek ve ihtiyaçlarını karşılaması için başta web ara yüz özellikleri olmak üzere çeşitli değişkenler kullanılarak e-tatmin ve e-bağlılık oluşturmaya çalışılmıştır. Bu değişkenlerden hareketle web ara yüz özelliklerinin e-bağlılık üzerindeki ilişkisine yönelik e-tatmin aracı değişkeninin etkisinin incelenmesi amacıyla çevrimiçi anket çalışması düzenlenmiştir. Bu ankette kolayda örneklem yöntemi uygulanmıştır. Çalışmada istatistiksel paket programdan faydalanılmış olup, faktör analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Sonuç olarak e-tatmin değişkeni web ara yüz özellikleri (kişiselleştirme, uygunluk ve karakter) ile e-bağlılık arasındaki kısmi aracı değişken etkisi göstermiştir. Kısmi aracılık etkisinin sonucu olarak web ara yüz özellikleri ile e-bağlılık arasında başka çoklu bağımsız değişkenlerin bulunduğu söylenebilir.
The Effect of Service Satisfaction, Reputation, Distance and Discount on Repurchase and Word-of-Mouth: An Experimental Study
Ela ARI (Istanbul Ticaret University); Koen Pauwels (Özyeğin University); Sinem Atakan (Özyeğin University)
Anahtar kelimeler: discount, deal sites, repeat purchase, coupon proneness, price quality schema, word-of-mouth
Daily deal sites companies offer coupons for services and products with deep discounts, a practice that typically ends up in loss of revenue for the participating merchants. This research investigates the deal, merchant and consumer characteristics that influence the initial purchase of the deal, repurchase likelihood and WOM (hereafter, Word-Of-Mouth) behavior of consumers to increase profitability of the deal sites and merchants. The results from an experiment reveal that, when consumers have high satisfaction, merchants are likely to get (1) more repeat purchase when they give a moderate (vs. low or high) initial discount, and (2) more WOM when they are physically close (vs. distant) to the consumers. Consumers who are more concerned with price as a cue for quality are more willing to repurchase at full price. These findings give merchants recommendations as to how to price and target the deal to improve the likelihood of repeat purchase and WOM generation.
TÜKETİCİLERİN İLGİLENİM, MEMNUNİYET ve SADAKAT DÜZEYLERİ CİNSİYETE GÖRE DEĞİŞMEKTE MİDİR?
volkan özbek (Balıkesir Üniversitesi); Aycan Külahlı (Balıkesir Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici İlgilenimi, Müşteri Memnuniyeti, Marka Sadakati, Akıllı Telefon, Parfüm
Bu araştırmanın temel amacı, tüketicilerin ürün ilgilenimi, memnuniyet ve sadakat düzeylerinin cinsiyete göre değişip değişmediğini akıllı telefon ve parfüm ürünü özelinde ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için, Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencileri arasından kolayda örnekleme yöntemi ile araştırmaya dâhil edilen 665 öğrenci üzerinde yüz yüze anket yöntemiyle bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bu kitlenin kullanılmasının nedeni, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon ve parfüm ürününe yönelik bilinç ve ilgilenim düzeyinin diğer kitlelerden daha yüksek olacağı beklentisidir. Araştırma sonuçları, cevaplayıcıların akıllı telefon ilgileniminin sembolik değer, hata olasılığı ve hedonik değer boyutlarında cinsiyete göre farklılaştığını ortaya koymaktadır. Parfüm ürünü ilgileniminin ise ilgi ve hedonik değer boyutlarında cinsiyete göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, kullanılan parfüm markasına yönelik memnuniyet ve sadakatin kadınlarda daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilirken, akıllı telefon markasına yönelik memnuniyet ve sadakat düzeyinin cinsiyete göre değişmediği bulunmuştur.
Tüketicilerin Sanal Kompülsif Satın Alma Davranışlarının Araştırılması
Deniz Zeren (Çukurova Üniversitesi); Nilüfer Gökdağlı (Çukurova Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: kompülsif satın alma, sanal alışveriş, tüketici davranışları
Kompülsif satın alma davranışının karakteristik özellikleri satın almanın üst üste tekrarlanmasıyla ve dürtüsel olarak kontrol edilememesiyle şekillenir. Kompülsif tüketiciler satın alma üzerinde dürtüsel kontrolleri diğerlerine göre az olan bireyler oldukları için alışverişe yatkın olarak değerlendirilirler. Bu nedenle 7 gün 24 saat kolay, hızlı alışveriş imkanı sunan sanal alışverişin kompülsif yatkınlığı artırabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı ülkemizde de dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi yoğun rağbet gören sanal satın alma davranışının giyim ürünleri kategorisinde gelir, eğitim düzeyi, cinsiyet ve medeni durum gibi demografik değişkenleri, satın alma motivasyonları ve diğer özellikleri açısından kompülsif davranışlar gösteren tüketicilerle, kompülsif özellikler göstermeyen tüketiciler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığının saptanmasıdır.
TÜKETİM TARZI OLARAK VEJETARYENLİK: VEGAN VE VEJETARYEN TÜKETİCİLERİN DAVRANIŞLARINA İLİŞKİN NETNOGRAFİK BİR İNCELEME
Funda Bayrakdaroğlu (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Mehmet Marangoz (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi); Aytekin Fırat (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Tüketici Davranışları, Vejetaryenlik, Veganizm, Netnografi
Dünyada sayıları giderek artan vejetaryen ve vegan yaşam tarzına sahip kişiler tüketici davranışları açısından incelenmesi gereken önemli bir grubu oluşturmaktadır. Bu çalışma ile, hem bu niş tüketici grubuna odaklanılarak, hem de nispeten yeni bir yöntem sayılan netnografik yöntemi kullanarak literatürde önemli bir boşluğun doldurulması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla, pazarlama literatüründe üzerine yeteri kadar araştırmanın yapılmadığı vegan ve vejetaryenlerin sosyal medya üzerindeki davranışlarını tüketici davranışları perspektifinden incelemek üzere tasarlanan bu çalışma “Vegan ve Vejetaryenler Derneği Türkiye” online topluluğuna odaklanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, online topluluk üyelerinin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğu, gerek moda gerekse perakende sektöründen büyük markaların bu yaşam tarzına ilişkin yürüttükleri projelerin en fazla beğeni alan paylaşımlar olduğu, bunun yanı sıra, online topluluk üyelerinin bazı fikir önderlerinin paylaşımlarından oldukça fazla etkilendikleri söylenebilir. Ancak vegan ve vejetaryenler için önem arz eden V-label konusuna online topluluk üyelerinin ilgi ve farkındalık düzeylerinin beklenenin aksine düşük olduğu çalışmanın diğer bulguları arasında yer almaktadır.
Uçuş Korkusu Yaşayan Yolculara Yönelik Uygulanan Pazarlama Stratejileri
Fatma Selin Sak (Anadolu Üniversitesi); Ümran Ünder (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Uçuş Korkusu, Uçuş Fobisi, Havayolu Talebi
Geçmişten günümüze bir merak ve ilgi konusu olan havacılık alanında yaşanan gelişmelerle birlikte havacılık, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sivil hava taşımacılığı insanlara dünyanın diğer ucuna hızlı, ekonomik ve emniyetli bir seyahat hizmeti sağlamasına rağmen uçuş korkusu nedeniyle bu kolaylığı tercih etmeyerek uçmaktan kaçınan bireylerin olduğu da bir gerçektir. Bunun farkına varan havayolu işletmeleri ise henüz müşteri portföylerine dâhil edemedikleri bu yolcuları kazanmak amacıyla birtakım pazarlama uygulamalarını hayata geçirmektedir. Bu çalışmada havayolları tarafından uçuş korkusu yaşayan yolcuları müşteri haline getirmeye yönelik geliştirilen pazarlama stratejilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda ilgili literatür, dergiler ve gazeteler taranarak konuya örnek uygulamalar çeşitli kriterlere göre tasniflenmiştir. Henüz uygulamaya geçmemiş ancak uygulandığı takdirde uçuş korkusu yaşayan yolcuların havayolu talebini artırabileceği düşünülen önerilere yer verilmiştir.
Yeniliği Benimseyen Kategorilerinin Bütüncül ve Analitik Düşünme Açısından Farklılıkları: Akıllı Telefonlar için Bir İnceleme
Bahtışen Kavak (Hacettepe Üniversitesi); Şerife Kazancı (Hacettepe Üniversitesi); Neslişah Taner (Kastamonu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Yeniliği benimseyen kategorileri, düşünme tarzı, analitik düşünme, bütüncül düşünme, Bass modeli
Bu çalışmanın amacı akıllı telefonlar için yeniliği benimseyen kategorilerinin (yenilikçiler, erken benimseyenler, erken çoğunluk, geç çoğunluk ve takipçiler) bütüncül ve analitik yaklaşım açısından farklılıklarının belirlenmesidir. Bu amaçla, gerekli veri anket yöntemiyle 348 akıllı telefon kullanıcısından elde edilmiştir. Benimseyen kategorilerinin belirlenmesi için Bass modeli kullanılmıştır. ANOVA sonucuna göre Yenilikçiler ile Takipçiler ve Erken Benimseyenler ile Takipçiler arasında düşünme tarzı açısından anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Bulgulara göre, akıllı telefon ürünü için yeni ürünü ilk benimseyenlerin (yenilikçiler ve erken benimseyenler) bütüncül düşündüğü, daha geç benimseyenlerin (takipçiler) ise, analitik düşündüğü sonucuna varılmıştır.

Pazarlama Yönetimi ve Stratejileri (1)

Öğrencilerin Mobil Kozalanma (Mobile Cocooning) Davranışlarının Analizi: İzmir Örneği
Aykan Candemir (Ege Üniversitesi); Ali Erhan Zalluhoğlu (Ege Üniversitesi); Aslı Diyadin (Ege Üniversitesi); Cihat Karslı (Ege Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Mobilite, Mobil cihazlar, Mobil Kozalanma
İnternet kullanımının yaygınlaşması ve internetin mobil cihazlarda kullanım olanaklarının artmasıyla beraber, mobil cihazlar tüketicilerin önemli bir parçası haline gelmeye başlamış ve tüketici davranışlarında da önemli değişmelere yol açmıştır. Bu bağlamda bireylerin mobil cihazlarını yaşamlarının merkezine koymaları ve hayatlarını bu cihazlara bağlı oluşturmaları son dönemlerde en çok karşılaşılan durumlardan biri haline gelmiştir. Literatürde mobil bağımlılığa yönelik çalışmalar bulunmasına rağmen mobil kozalanma bağımlılıktan farklı olarak kullanılan araçları her eylem için kullanarak hayatı şekillendirmede önemli bir parça haline getirme anlamını taşımaktadır. Bu bağlamda; yenilikçi özelliğiyle literatüre katkıda bulunan çalışma, uygulamalı ve keşfedici bir özellik içermektedir. Mobilitenin yakın bir geçmişe dayanması nedeniyle, koza etkisinin daha kolay gözlemlenebileceği, mobil cihazları hayatın bir parçası olarak görüp tanıyan ve İzmir’de yaşayan 16-26 yaş grubu 543 öğrenci üzerinde anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırma kapsamında mobil cihaz kullanımı ve mobil koza ile ilgili faktörler incelenmiştir.

Endüstriyel Pazarlama (1)

B2B İçin Sosyal Medyada Yeni Fırsat: Instagram ve Türkiye’deki Öncüler
Tahsin Perçin BATUM (Anadolu Üniversitesi); Nezihe Figen ERSOY (Anadolu Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: B2B, Instagram, Sosyal medya pazarlama, Dijital iletişim
Sosyal medyanın pazarlama amaçlı kullanımı günümüzde kabul görmüş bir stratejik iletişim faaliyetidir. Instagram, dünya çapında oldukça popüler bir mobil uygulama ve sosyal mecradır. Platformun sahip olduğu popülarite ve yüksek kullanıcı sayısı işletmeleri harekete geçirmiş ve platformu pazarlama iletişimi kanallarından biri haline getirmiştir. Fakat platformda açılan kurumsal hesapların büyük çoğunluğu nihai tüketicilere hitap eden B2C işletmelere aittir ve B2B işletmelerin Instagram’daki mevcudiyeti oldukça kısıtlıdır. Başka bir deyişle ülkemizde B2B işletmeler, bu mecradan fayda sağlayıp sağlayamayacaklarından emin olamamakta ya da ne şekilde kullanacaklarını bilememektedirler. Bu bağlamda sosyal medya karmalarına Instagram’ı eklemiş az sayıdaki Türk menşeili B2B işletmenin performanslarının ölçümlenmesinin diğer işletmelere ışık tutabileceği öngörülmektedir. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen bu keşifsel çalışmada farklı sektörlerden 10 adet Türk B2B işletmenin Instagram ve Facebook hesapları etkileşimsel performansları açısından karşılaştırılmış ve Instagram’ın B2B işletmeler için uygun bir iletişim kanalı olduğu ortaya konmuştur.

Pazarlama Teorisi (2)

Kurumsal Sosyal Sorumluluğun Ürün Krizi Döneminde Müşterilerin Atfetme Sürecine Etkisi
Araş. Gör. Dr. Aysun KAHRAMA (Celal Bayar Üniversitesi); Prof. Dr. Cana AY (Celal Bayar Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: kurumsal sosyal sorumluluk, ürün krizi, atfetme teorisi, duygular
İnsanlar karşılaştıkları olayları ve gözlemledikleri davranışları neden-sonuç ilişkisi açısından ele alarak çıkarsamalarda bulunmaktadır. Bu süreç atfetme olarak adlandırılmaktadır. Olumlu ve olumsuz durumlar için atıflar yapılmakla beraber olumsuz durumlarla karşılaşıldığında bunun nedenleri daha ciddi bir şekilde sorgulanmaktadır. Olumsuz durumlardan bazıları, “üretilen ürünün hatalı, zararlı olarak algılandığı olaylar” olarak açıklanan ürün krizleri şeklinde gerçekleşebilmektedir. Ürün krizleriyle başa çıkma konusunda kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları önemli bir etkendir. İşletmenin sosyal sorumlu olması, tüketicilerin ürünü tehlikeli olarak algılama, işletme hakkında olumsuz düşünme ve satın almayı bırakma olasılığını azalmaktadır. Bu araştırmanın temel sorusu kurumsal sosyal sorumluluğun ürün kriz durumlarında tüketici tepkilerini nasıl etkilediğidir. Bu doğrultuda, ürün krizi sonrasında oluşan atfetme sürecinin sosyal sorumlu olan ve olmayan işletmeler arasında farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Atfetme teorisi, tüketici davranışlarını açıklamak için son derece uygun olsa da ülkemizde atfetme davranışlarının pazarlama uygulamalarına etkisini konu alan çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmanın ülkemiz literatüründe alanında ilk olma özelliğine sahip olduğu düşünülmektedir.
Postmodern Bir Mecra Olarak Ekşi Sözlükte Pazarlama Kavramının Algılanma Biçimlerine Yönelik Bir İçerik Analizi
İbrahim Arısal (Mustafa Kemal Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Pazarlama Kavramı, Ekşi Sözlük, Amerikan Pazarlama Birliği, Postmodernizm
Pazarlama ürün ve hizmetlerin akışına ilişkin faaliyetler sunar acaba pazarlama kendisini nasıl sunmaktadır? Pazarlama kavramı açısından Amerikan Pazarlama Birliği (APB)’nin yaptığı tanımlar yol gösterici olmaktadır. Ancak her ne kadar resmi tanımlamaları yapılsa da günümüz bireyi için pazarlama kavramının ne ifade ettiği neleri çağrıştırdığı ve nasıl tanımlandığını da anlamak gerekecektir. Bunu öğrenmek için günümüzün en önemli bilgi kaynağı olan ağ sistemindeki bireylerin pazarlama kavramına ilişkin algılamaları analize tabi tutulmuştur. Özellikle kavramları ve tanımlanabilecek her şeyi öznel ve biçimsel olmayan bir şekilde yorumlamaya çalışan postmodern kültürün etkisinde oluşmuş postmodern bir mecra olarak ifade edilebilen Ekşi Sözlük, bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Ekşi Sözlük’e girilen pazarlamaya ilişkin ifadeler kategorik ve kronolojik olarak incelenmiştir. Argo, mizahi, etik dışı, stratejik, eleştirel, bilimsel, eksik ve diğer olarak sekiz kod altında, tüm ifadeler sınıflandırılmış ve betimlenmiştir. Böylelikle sözlük yazarlarının pazarlama kavramı hakkında ne anladıkları değerlendirilmeye ve yorumlanmaya çalışılmıştır.

Uluslararası Pazarlama (6)

Deneyimsel bir ürünün kültürel uyarlaması: Türkiye’deki Amerikan televizyon dizileri üzerine bir vaka çalışması
Bilge AYKOL (Dokuz Eylül Üniversitesi); İlayda İPEK (Dokuz Eylül Üniversitesi); Nilay BIÇAKCIOĞLU (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Uyarlama, deneyimsel ürün, kültür
Uyarlama, yabancı pazarlardaki müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için pazarlama karmasının bir veya birden fazla bileşeninde yapılan değişikliklerdir (Albaum ve Duerr, 2008). Bu alanda çok sayıda çalışma yapılmış olmasına karşın, bu çalışmalar ürün ve hizmetlerin uyarlamasının araştırılmasına odaklanmış, deneyimsel tüketimin uyarlama literatüründe incelenmesi medya alanındaki çalışmalarla sınırlı kalmıştır (örneğin, Adriaens ve Biltereyst, 2012; Mikos ve Perrota, 2011). Oysa deneyimsel ürünler, ülkeleri hakkında çok sayıda kültürel referans içermektedir (Akdeniz ve Talay, 2013; Beeden ve De Bruin, 2011; Fu ve Lee, 2008; Moon vd., 2015). Özellikle çağdaş masallar olarak değerlendirilen ana akım kültürel ürünler, ürünü oldukları ülkenin kültürü ile ilgili zengin bilgilerle doludur (Hofstede ve Hofstede, 2005). Bu çalışmanın amacı, yabancı bir deneyimsel ürün olan televizyon dizileri üzerinde Türkiye pazarı için yapılmış olan kültürel uyarlamaları derinlemesine incelemektir.
Exploring the Cultural Animosity of German-Turks: A Comparison of Generations
Özge Özgen (Dokuz Eylül Üniversitesi); Pınar Bağdatlıoğlu
Anahtar kelimeler: Animosity, Cultural Animosity, German-Turks, Generation
This paper aims to explore the antecedents of the cultural animosity of German-Turks towards German, and its impacts on buying preferences. The in-depth interviews composed with totally 41 German-Turks from three generations who live in Berlin, Germany. The findings indicate that animosity intensity changes between generations, particularly the third-generation harbor higher cultural animosity toward Germans. German-Turks tend to have the personal and situational animosity toward Germans, which is not deeply rooted and the level of animosity toward Germans is not intense enough to influence their consumption of German products.
Sınırda Yabancılara Yapılan Satışların İhracat Performansı Açısından İncelenmesi: Sarp Bölgesinde Nicel Bir Araştırma
İsmail Tamer Toklu (Artvin Çoruh Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Sınırda Satış, İhracat Performansı, Sarp Sınırı, KOBİ
Sınır bölgelerindeki KOBİ’lerin yabancılara yaptığı satışlar önemli bir ticari faaliyettir. Çok sayıda girişimci bölgenin avantajından yararlanabilmek için sınır bölgelerinde faaliyetlerini arttırarak devam ettirmektedir. Bu çalışmanın amacı pazarlama stratejisi, girişimcilik ve pazar çekiciliğinin ihracat performansına etkilerini incelemektedir. Araştırma için oluşturulan modelinin verileri kolayda örnekleme yöntemiyle Türkiye Gürcistan sınırındaki Hopa/Artvin Sarp bölgesindeki işletmelerle yüz yüze yapılan anketlerden elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde SPSS ve SmartPLS yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; pazarlama stratejisi, girişimcilik ve pazar çekiciliğin satış performansını olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma sınır bölgesindeki satışları incelemekte ve konuyla ilgilenen taraflara değerli bilgiler sunmaktadır.
The Interaction between Country-of-Design and Country-of-Manufacturing in Case of Different Consumption Context
Ebru Genç (Abdullah Gül Üniversitesi); Shih-Ching (Trista) Wang (West Chester University)
Anahtar kelimeler: Country-of-manufacturing, Country-of-design, consumption context
In today’s global world, while companies move their production centers to developing counties in order to gain cost advantage; they receive negative attitudes from consumers because of the weak image of those countries. In this study, we looked at this tradeoff that has been faced by multinational companies. Some companies that have headquarters in developed countries come up with a strategy of manipulating the country of origin information by introducing country-of-design. We analyzed the impact of country-of-manufacturing (COM) on consumers’ product evaluation and purchase intention in the presence of different levels of country-of-design (COD) information namely developed and developing countries. We found that it is not advantageous for the firm to reveal design location that has a strong image if the firm is producing in a country that has a weak image. On the other hand, revealing COD information has a reinforcing effect on consumers’ product evaluation and purchase intention if the firm is producing in a country with a strong image. Second, we studied the impact of consumption context (public or private use) on this relationship and found that for products that are typically used in public, COM has significantly shown higher importance on product evaluation and purchase intention compared to products typically used in private. However, our results show that consumption context has no effect on the impact created by COD information.
TÜRKİYE VE TÜRK ÜRÜNLERİNE YÖNELİK ULUSAL KALIP YARGI ETKİSİ
Merve Coşkun (İstanbul Teknik Üniversitesi); Fatma Hilal Ergen Keleş (İstanbul Teknik Üniversitesi); Şebnem Burnaz (İstanbul Teknik Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Menşe ülke, ulusal kalıp yargılar, hazcı, faydacı, ürün değerlendirmesi
Giriş ve Çalışmanın Amacı Ürünün ya da markanın üretildiği ya da temsil ettiği ülke ve bu ülkenin tüketiciler için ifade ettiği anlam, sunulan ürün ve hizmetler için önemli bir değerlendirme kaynağı niteliğindedir. Bu unsur, yeni bir dış pazara giren veya yerel pazarlara yeni bir marka ya da ürünle girmeye çalışan işletmeler için stratejik öneme sahiptir. Menşe ülke ile ilgili çalışmalar, tüketicilerin ülkeler hakkında önceden sahip oldukları düşünceleri ve algıları o ülkeden gelen markalara veya o ülkede üretilen ürünlere de atfettiğini göstermiştir (Chattalas ve diğ., 2008, 2013). Örneğin; ülkeler hakkında sahip olunan kaliteli üretim, teknolojik gelişmişlik gibi algıların o ülke ile bağlantılı olan ürün ve markalara karşı olan algıları da etkilediği birçok çalışmada ortaya konmuştur (Maheswaran, 1994). Bu gibi özellikler dışında, ulusal kalıp yargılar da tüketicilerin ülkeleri ve ülkelerden gelen ürünlere karşı olan beklentilerini etkilemektedir. Bu çalışma; yabancı tüketiciler gözünden Türkiye'nin ulusal kalıp yargılarını ve bu yargılar doğrultusunda Türk ürünlerinin hazcı veya faydacı algılanma derecesini araştırmayı amaçlamaktadır. Literatür Analizi Menşe ülke etkisi uluslararası pazarlama ve tüketici davranışı literatüründe birçok çalışmaya konu olmuştur. Bir ürün değerlendirirken bir ülkenin ismi, o ülke ile ilgili bilgi veren bir ipucudur ve ürün tercihinde önemli bir etkendir. Menşe ülke etkisinin arkasında yatan sebepler, aslında tüketicilerin ülkeleri ve o ülkelerdeki insanları bazı özelliklerle ilişkilendirmesi ve sahip olunan ülke çağrışımlarını o ülkelerden gelen ürünlere de atfetmesidir (Chattalas, 2015). Sosyal psikolojide kalıp yargı teorisi, menşe ülke etkilerinin çalışılmasında sağlam bir kavramsal çerçeve sağlamaktadır (Herz ve Diamantopoulos, 2013). Kalıp yargı, sosyal bir kategorinin üyelerinin sahip olduğu özellikler hakkında paylaşılan ortak fikirlerdir; bu kalıp yargısal özellikler o sosyal birimin her bir üyesinde var olarak algılanmaktadır (Greenwald ve Banaji, 1995). Ulusal kalıp yargılar hem o ülkeden olan insanlara, hem de o ülke hakkında çağrışıma sahip her uyarıcıya karşı atfedilmektedir. Bu nedenle bir markanın menşe ülkesi olarak bildiğimiz bir ülkeye karşı sahip olunan kalıp yargısal inanışlar, o marka ve ürün için izlenimlerimizi ve ürünün sahip olduğu özellikleri değerlendirmelerimizi etkilemektedir (Halkias ve diğ., 2016). Önceki çalışmalara bakıldığında, bireysel yargılamalar için kullanılan “Kalıp Yargı İçerik Modeli” (Fiske ve diğ., 2002) aynı zamanda ulusal kalıp yargılar için de kullanılmaktadır (Chattalas ve Takada, 2013). Bu modele göre kalıp yargılar "sıcaklık" ve "yeterlik" algısı diye adlandırılan iki temel boyuta sahiptir. Ülkeler ve insanlarının da kalıp yargılar doğrultusunda değerlendirilmesinde bu algılanan sıcaklık ve algılanan yeterlik boyutları kullanılmaktadır (Chen ve diğ., 2014). Sıcaklık algısı; cana yakınlık, sıcakkanlılık, iyi huyluluk ve naziklik gibi özellikleri içerirken, yeterlik algısı; beceriklilik, verimlilik, zekilik ve yeterlik gibi özellikleri kapsamaktadır. Cuddy ve diğ. (2004) çalışmalarında İtalya'nın yüksek sıcaklık-düşük yeterlik algısına, Almanya'nın yüksek yeterlik-düşük sıcaklık algısına sahip olduğunu vurgulamıştır. Kalıp yargı modeli dışında literatürde ülkelerin algılanan faydacı veya hazcı imajları da ölçülmüştür. Örneğin Leclerc ve diğ., (1994) Fransa'nın daha duygusal bir çağrışıma sahip olup hazcı algılandığını, Almanya'nın ise daha işlevsel çağrışıma sahip olup faydacı algılandığını vurgulamıştır. Yapılan çalışmalarda, ulusal kalıp yargılara sahip olduğu düşünülen ülkelerin ürünlerine karşı da aynı doğrultuda yargılamalar yapıldığı ve ürünlerin benzer özelliklere sahip olması beklentisinin doğduğu vurgulanmıştır. Örneğin Chattalas ve Takada (2013) ürünlerin menşe ülkelerinin sahip olduğu kalıp yargılar doğrultusunda bir beklenti oluştuğunu ve hazcı veya faydacı ürün algılarının bu beklenti doğrultusunda şekillendiğini göstermiştir. Bir ülke sıcaklık boyutunda daha yüksek bir seviyede algılanıyorsa, o ülke ürünlerinin daha hazcı ve zevk veren ürünler olması beklenirken, yeterlik boyutunda daha yüksek algılanıyorsa o ülke ürünlerinin de daha faydacı ve işlevsel ürünler olması beklenmektedir. Ulusal ve uluslararası pazarlama literatürüne bakıldığında, Türkiye'nin ulusal kalıp yargılara göre nasıl değerlendirildiği ve buna göre Türk markalı ürünlerin bu doğrultuda hazcı veya faydacı algılanmasına yönelik bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, sıcaklık ve yeterlik boyutlarına göre Türkiye'nin sahip olduğu ulusal kalıp yargıları ve ona göre oluşan ürün beklentilerini araştırarak pazarlama literatürüne katkı sağlamayı hedeflemektedir. Tasarım ve Yöntem Türkiye’nin sahip olduğu ulusal kalıp yargıları ve bu doğrultuda oluşan ürün beklentilerini ölçebilmek için farklı ülkelere yönelik yapılan çalışmalardan faydalanmıştır. Anket yönteminin kullanıldığı bu uygulamalı çalışmada, Türkiye için ulusal kalıp yargıları ölçmek için sekiz sorudan oluşan ve Fiske ve diğ. (2002) tarafından ortaya konan ölçek kullanılmıştır. İlgili ölçekte yer alan sorulardan dördü sıcaklık, diğer dördü yeterlik özelliklerine yöneliktir ve katılımcıların Türk insanını belirli boyutlar kapsamında değerlendirilmesi beklenmiştir. Sıcaklık değişkeni için iyi huylu, sıcak, nazik, dostça; yeterlik değişkeni için yetkin, yeterli, etkin, zeki ifadelerinin yedili ölçekte (1= çok az, 7= çok fazla) değerlendirilmesi beklenmiştir. Türkiye’de üretilmiş bir ürüne yönelik beklentiyi tespit edebilmek için Voss ve diğ.'nin (2003) ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçekte yer alan on sorudan beşi hazcı (hedonic) diğer beşi faydacı (utilitarian) özellikleri tespit etmeye yönelik olup semantik ölçek kullanılmıştır. İlgili soru “Türkiye’de üretilen bir t-shirt için genel beklentiniz nasıldır?” şeklinde sorulmuştur. Üretim yerinin etkisini gölgelememesi için hibrit bir ürün olan t-shirt tercih edilmiştir. Hibrit ürünler hem hazcı hem faydacı olan ürünler olarak tanımlanabilir (t-shirt; giyinme ihtiyacını karşıladığı için fayda sağladığı gibi, sahip olduğu farklı tasarım ve özellikleri ile haz veren bir boyuta da sahiptir). Hazcı ifadeler; eğlenceli olmayan / eğlenceli, sıkıcı / heyecan verici, nahoş / hoş, heyecansız / heyecanlı, sıkıcı / eğlenceli; faydacı ifadeler ise; etkili olmayan / etkili, yararsız / yararlı, kullanışsız / kullanışlı, gereksiz / gerekli, pratik olmayan / pratik sıfatları kullanılarak ölçülmüştür. Türkiye’nin ulusal kalıp yargısı ve Türkiye’de üretilmiş ürünlere yönelik yabancıların algısı saptanmak istendiği için orijinal İngilizce ölçekler kullanılabilmiştir. Veriler Amazon'un M- Turk bilgi toplama platformu üzerinden toplanmıştır. Çalışma kapsamında 143 katılımcıdan kullanılabilir veri toplanmıştır. Her bir değişkenin altında yer alan ifadelerin ortalamaları alınıp oluşturdukları değişkenlerle Türkiye’nin ulusal kalıp yargısı (sıcak / yeterli) ve Türkiye’de üretilen ürüne yönelik beklentinin (hazcı / faydacı) ne yönde olduğu tespit edilmeye amaçlanmıştır. Bulgular ve Tartışma Ulusal kalıp yargı altında yer alan sıcaklık değişkeni için yer alan soruların ortalaması 5,11 iken yeterlik için ortalamanın 5,20 olduğu tespit edilmiştir (bkz. Tablo 1). Soruların yedili ölçek ile değerlendirilmesi istendiği göz önünde bulundurulursa her iki boyutun da ortalamanın üzerinde olduğu, dolayısıyla ülkenin algısının bir yönde kutuplaşmadığı söylenebilir. Değerlerin belirli bir uçta yoğunlaşmaması ve birbirine yakın olmasına karşın, yeterlik değişkeninin ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Literatürde sıcaklık / yeterlik ve hazcı / faydacı değişkenleri karşıt değişkenler olarak yer almaktadır. Ülkelerin genel olarak sıcaklık veya yeterlik kalıp yargılarından biri ile değerlendirilmesi beklenmektedir. Örneğin Alman ürünlerinin faydacı (Jaffe ve Nebenzahl, 2006) veya Fransız ürünlerinin hazcı (Leclerc ve diğ., 1994) olarak algılandığı ortaya konmuştur. Fakat bu çalışmada ürünlerde olduğu gibi ülke olarak Türkiye için sıcaklık veya yeterlik kalıp yargı boyutlarına göre daha ortada algılandığı görülmüştür. Türkiye için elde edilen sonuçların her bir değişken için ortalamanın üzerinde ve yakın noktalarda toplanmış olması Türkiye’nin hibrit bir ülke olarak algılanıyor olabileceğini göstermektedir. Literatürde yer alan çalışmalardan yola çıkıldığında (Chattalas ve diğ., 2008; Chattalas ve Takada, 2013) elde edilen sonuç doğrultusunda, Türkiye’de üretilen hibrit bir ürünün daha faydacı bir ürün olarak değerlendirilebileceği beklenmektedir. Ürüne karşı olan algıların altında yer alan hazcı değişkeninin ortalamasının 4,94 olmasına karşın faydacı değişkeninin beklenildiği gibi 5,19 olduğu ve daha yüksek bir değer aldığı tespit edilmiştir (bkz. Tablo 1). Bu noktada literatürden yararlanılarak Türkiye'nin yabancı bir örneklem nezdinde nasıl değerlendirildiğinin bir saptaması yapılmıştır. Bu verilerin toplandığı örneklem için Türkiye'nin ortalamalara bakıldığında az farkla "yeterli" ülke gibi bir kalıp yargıya sahip olduğu düşünülse de, aradaki fark çok az olduğundan hem sıcak hem yeterli bir ülke olarak algılanmış olduğu düşünülebilir. Türkiye markalı bir hibrit ürün için de bu ülke kalıp yargısına bağlı olarak aynı şekilde faydacı olarak algılandığı görülmüştür. Sonuç, Öneriler ve Kısıtlar Ülkelere ve ülkelerden gelen ürünlere yönelik sahip olunan kalıp yargı etkileri uluslararası pazarlama literatüründe önemli ölçüde çalışılmaktadır (Leclerc ve diğ., 1994; Chattalas, 2015; Halkias ve diğ., 2016). Bu çalışma ile Türkiye’nin ulusal kalıp yargısı ve Türkiye’de üretilen ürünlerin bu kalıp yargıya göre nasıl değerlendirildiğine yönelik elde edilen bilgiler ile uluslararası pazarlama alanına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Elde edilen sonuç Türkiye’nin ulusal kalıp yargısı ile Türkiye’de üretilen ürüne yönelik değerlendirmenin doğru orantılı olabileceğini göstermektedir. Hibrit bir ülke değerlendirmesinden bahsedilebileceği gibi, yeterlik değişkeninin sıcaklık değişkenine göre daha büyük bir ortalamaya sahip olduğu (5,20  5,11) benzer şekilde ve beklenildiği gibi faydacı değişkenin de hazcı değişkenden daha büyük bir ortalamaya sahip olduğu (5,19  4,94) görülmektedir. Bu çalışmanın Türkiye’nin ulusal yargı ve Türk ürün değerlendirmesi için bir ilk niteliği taşıyor olması nedeniyle belli bir öneme sahip olduğu düşünülmekle birlikte, çalışma bir ön test olarak değerlendirilmelidir. Araştırmanın bundan sonra yapılacak çalışmalara yol göstermesi beklenmektedir. Türkiye’ye yönelik daha derin bulgular elde edebilmek için başka ülkeler ile karşılaştırmalar yapılan çalışmalar tasarlanması uygun olacaktır. İleride yapılacak çalışmalarda veri sayısı artırılmalı ve farklı ülkelerden veri toplanmalıdır. Örneklem sayısının arttırılması, farklı ülkelerde çalışma için veri toplanması elde edilen sonuçların genellenebilirliğini arttıracak ve karşılaştırma imkanı sağlayacaktır. Türkiye’nin kişiler tarafından bilinirlik düzeyi de sonuçları etkileyebileceği sonraki çalışmalarda göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkelerin algılanan kalıp yargıları o ülkenin ürünlerine olan algıları etkileyebileceği gibi, bu kalıp yargılara uygun olarak marka iletişim stratejileri de geliştirilebilmektedir. Herz ve Diamantopoulos 'un (2013) çalışmasına göre faydacı/yeterli algılanan Almanya için, Alman markalı ürünlerin tanıtıldığı reklamlarda faydacı/işlevsel reklam içerikleri daha anlamlı bulunurken, hazcı/sıcak algılanan Fransa için, Fransız markalı ürünlerin tanıtıldığı reklamlarda hazcı/duygusal reklam içerikleri daha anlamlı bulunmuştur. Bu nedenle ön test niteliğinde olan bu çalışmadan yola çıkarak yapılacak ileriki çalışmalar Türkiye'nin yabancı pazarlarda kullanacağı iletişim stratejileri ve mesaj içeriklerinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.
ÜLKE DEĞERİ MARKA DEĞERİNİ NASIL ETKİLER? MENŞE ÜLKE ETKİSİNE YENİ BİR YAKLAŞIM
Ahmet Bayraktar (Bozok Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Ülke değeri, marka değeri, menşe ülke etkisi, ülkelerin markalaştırılması, uluslararası markalama
Son 30 yıldır, menşe ülke etkisi ve marka değeri üzerine çok fazla çalışma olmasına rağmen, mevcut pazarlama literatürü bir markanın tüketici temelli değerinin menşe ülkesinin değeri ile nasıl ilintili olduğunu açıklamamaktadır. Bu bakımdan, ülke değeri ile marka değeri arasındaki ilişki uluslararası pazarlama literatüründe ele alınması gereken bir konudur. Bu çalışma, bu ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, bu çalışma marka değerini markanın ilintili olduğu ülke değerinden çözmeyi ya da ayırt etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, aynı zamanda dört yeni ikinci dereceden kavram (second order construct) geliştirerek ülke değeri ve marka değerini yeniden kavramsallaştırıp (reconceptualization), ölçmüştür. Bu kavramlar: tutum temelli ülke değeri (attitude-based country equity), niyet temelli ülke değeri (intention-based country equity), tutum temelli marka değeri (attitude-based brand equity) ve niyet temelli marka değeri (intention-based brand equity). Bu bağlamda, bu çalışma menşe ülke etkisine yeni bir yaklaşım geliştirmiştir.

Turizm Pazarlaması (1)

Kültürel Miras Ziyaretinde Akış: Eğitim ve Kaçış Deneyiminin Etkileri
Doç. Dr. Bilge Aykol (Dokuz Eylül Üniversitesi); Öğr. Gör. Manolya Aksatan (Dokuz Eylül Üniversitesi); Araş. Gör. Zehra Gökçe Sel (Dokuz Eylül Üniversitesi); Araş. Gör. İlayda İpek (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Deneyim; akış; memnuniyet; sadakat; kültürel miras
İnsanların eğitim ve gelir düzeyindeki artış, teknolojik gelişmeler ve küreselleşmenin yol açtığı dünyanın farklı bölgelerini ve topluluklarını tanıma isteği, kültürel miras turizmine olan ilgiyi arttırmaktadır (Timothy ve Boyd, 2003). Akış, kültürel miras ziyaretleri de dahil olmak üzere (örn. Kuo vd., 2016), turizmin birçok alanında (örn. bilgi teknolojileri, boş zaman ve rekreasyon aktiviteleri) turistlerin yaşadığı zihinsel durum olarak karşımıza çıkmaktadır (Bilgihan vd., 2015; Chang, 2014; Sirgy, 2010). Csikszentmihalyi (1994), deneyimin kendisiyle ilgili faktörlerin akış üzerinde etkili olduğunu ileri sürmektedir, ancak literatürde deneyimin özellileriyle akış arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalar özellikle teknoloji kullanımı alanına yoğunlaşmıştır (Fan vd., 2012, Fan vd., 2013; Huang vd., 2012, Jung vd., 2009). Bu çalışmanın amacı, kültürel miras ziyareti deneyiminde, akışın deneyimsel öncülleri ile duygusal ve davranışsal sonuçlarını incelemektir. Bu anlamda üç araştırma sorusuna yanıt aranmaktadır: (1) Kültürel miras ziyaretinde eğitim ve kaçış deneyimlerinin akış üzerindeki etkisi nedir? (2) Kültürel miras ziyaretinde eğitim ve kaçış deneyimlerinin ziyaretçi memnuniyeti üzerindeki etkisi nedir? ve (3) Kültürel miras deneyiminde ziyaretçi memnuniyetinin ziyaretçi sadakati üzerindeki etkisi nedir?

Pazarlama Araştırmaları (4)

Anket verisine güvenebilir miyiz? : İdeal cevaplama süresi ve Cronbach’s alpha yanılgısı
Volkan Doğan (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: anket verisi, veri kalitesi, dikkatsiz cevaplayıcılar, ideal cevaplama süresi
Araştırmamı, genişletilmiş özet bildiri şeklinde UPK 2016 için göndermek istiyorum. Ekte genişletilmiş özet halindeki başvurumu görebilirsiniz.
CİNSİYET KİMLİĞİNE GÖRE CEVAPLAMA EĞİLİMİ VAR MIDIR?
Tuğçe Aksoy (Pamukkale Üniversitesi); Çetin Kalburan (Pamukkale Üniversitesi); Duygu Koçoğlu (Pamukkale Üniversitesi); Selçuk Burak Haşıloğlu (Pamukkale Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Biyolojik cinsiyet, cinsiyet kimlikleri, cevaplama eğilimi
Cevaplama eğilimi literatüründe her ne kadar biyolojik cinsiyete (kadın, erkek) yer verilmiş olsa da cinsiyet kimliği (feminen, maskulen, androjen) pek çalışılmamıştır. Bu çalışmada ise biyolojik cinsiyetle beraber cinsiyet kimliği de göz önüne alınarak cevaplama eğilimlerinde farklılıkların olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, cinsiyet kimliklerini belirlemek amacıyla Bem Cinsiyet Rolü Envanterinin (1974) kısa formu (Carver vd, 2013) BSRI-12’ den, Hizmet kalite algısının ölçümü için ise Servqual (Parasuraman vd., 1988) ölçeğinden seçilmiş sorulardan faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında Denizli, Muğla, Konya, Van ve Ağrı illerinden toplanan anket verileri analiz edilmiştir. Elde edilen temel bulgu hem kadınlar hem de erkeklerde androjenliğin çok yüksek oranda görülmesidir. Diğer sonuçlar ise, feminen olanların orta nokta, androjen olanların ise olumlu yönde katılımcı cevaplama eğilimi göstermeleridir.
Mobil Oyun Tercihinde Etkili Faktörlerin Düzeylerinin Önem Derecelerinin Belirlenmesi
Başar ALTUNTAŞ (Ahi Evran Üniversitesi); Mustafa Halid KARAARSLAN (Karabük Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: Mobil oyun, oyun tercihi, konjoint analizi
Mobil oyun sektörü son yıllarda hızla büyümüştür ve firmalar açısından cazip bir pazar halini almıştır. Akıllı telefon ve tablet cihazlarının sayısal olarak artmış olması yaşanılan bu gelişmede önemli bir paya sahiptir. Mobil oyun sektöründe faaliyet gösteren oyun geliştiricileri sürekli olarak farklı türlerde oyunları piyasaya sürmektedirler. Ancak bunlardan çok az bir kısmı kullanıcılar tarafından tercih edilmekte ve yine bu tercihler içerisinden çok az bir bölümü dünya genelinde popüler hale gelebilmektedir. Mobil oyun yüklemelerinin yapıldığı sanal marketlere bakıldığında binlerce oyunun yer aldığı görülmektedir. Bu sitelerden kullanıcıların oyunu tercih etmesine ve o oyunu cihazına yüklemesine etki eden faktörlerin önem düzeyinin tespit edilmesi, her bir faktöre bağlı alt düzeylerin kullanıcı tarafından ne derecede önemsendiğinin ortaya konulması araştırılmaya değer alanlardır. Bu çalışmanın temel amacı konjoint analizi kullanarak, kullanıcıların mobil oyun tercihine etkide bulunan faktörlere hangi seviyede önem verdiklerini belirlemektir. Elde edilen verilere göre oyuncuların mobil oyunu tercih etmelerine en fazla etki eden faktörün diğer kullanıcılar tarafından mobil oyuna verilen yıldız sayısı olduğu tespit edilmiştir. Çalışma, mobil oyun sektöründeki uygulamacılar ve araştırmacılara çeşitli tavsiyelerin sunulması ile sonlandırılmıştır.
Pazarlama Alanındaki Sosyal Medya Konulu Çalışmaların İçerik Analizi Yöntemiyle İncelenmesi
Esra Doğan (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Lena Çavuşoğlu (İzmir Ekonomi Üniversitesi); Tuğba Örten Tuğrul (İzmir Ekonomi Üniversitesi)
Anahtar kelimeler: sosyal medya, sosyal medya pazarlaması, tüketici davranışları, içerik analizi
Bu çalışmanın amacı, 2014 SCImago Journal & Country Rank dergi sıralamasında pazarlama alanında listelenen ilk 20 dergide yayınlanan sosyal medya ile makalelerde öne çıkan araştırma konularını belirlemek, bu makalelerin araştırma tasarımı ve yöntemi eğilimlerine yönelik bir durum saptaması yapmak ve ileride bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalara ışık tutmaktır. Tarama sonucunda elde edilen 224 akademik çalışma, içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve araştırma konusuna, çalışmanın türüne, araştırma tasarımına ve ileri ki çalışmalara yönelik önerilerine göre sınıflandırılmıştır. Sonuçlar, online tüketici yorumları ve önerileri, müşteri hassasiyeti, müşteri-müşteri etkileşimi, kurumsal sosyal medya kullanımı, müşteri ilişkileri yönetimi ve marka yönetimi ağırlıklı olarak çalışıldığını göstermiştir.